limanbet limanbet bonus veren siteler bonus veren siteler bonus veren siteler istanbul evden eve nakliyat cappadocia green tour istanbul sex shop jojobet giriş jojobet casino siteleri holiganbet holiganbet istanbul evden eve nakliyat istanbul eşya depolama
Siyaseten Diğer Hayal Kırıklığım Kılıçdaroğlu
Yazarlar // 31 Mayıs 2024 Cuma 00:36

Ragıp GÖKER

Bu köşede yazılanları takip eden okurlarımız, 30 Nisan günü ''Siyaseten hayal kırıklığım Akşener'' başlıklı yazımı hatırlayacaklardır. Ki; MHP'de siyaset yapma ihtimali kalmadığına inandığı için bir grup arkadaşıyla partisinden ayrılarak İYİ Parti'yi kuran Meral Akşener'in, ülkemdeki merkez sağ siyasetini toplayacak bir lider olduğuna inanmış ve 'Meral Abla formülünün' tutacağını yazmıştım. Ve fakat. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi aday belirleme çalışmaları sırasında haksızlığa uğradığına inanan Akşener'in ülkeye, ''Ne Kumar masasında, ne de noter masasında olurum'' çıkışıyla '3 Mart Sendromu' gibi bir durumu yaşatmış, 21 yıllık AK Parti iktidarını yıkacağına inanılan Millet İttifakı'nı dağıtmıştı. Akşener bununla da yetinmemiş, 31 Mart yerel seçimleri sürecinde daha önce Cumhurbaşkanlığına yakıştırdığı İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları için 'hırsız' yakıştırması yapmıştı. Bütün bunlar, merkez sağ siyasetin lideri olacağına inandığım Akşener'e olan inancımı yıkarken, benim de büyük bir hayal kırıklığı yaşamama sebep olmuştu. Meral Akşener'e dair hayal kırıklığının etkisini yaşarken, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, CHP'nin ilk kurultayında Genel Başkanlığa aday olabileceğini söylemesi de bir başka düş kırıklığım oldu. CUMHURBAŞKAN OLMASINI İSTEMİŞTİM Bu köşede yazılanları takıp edenler, 14 Mayıs 2023 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Adayı olmasını, dahası seçilmesini istediğimi de hatırlayacaklardır. Bunu da, ''Kılıçdaroğlu, Erdoğan'dan daha iyi bir cumhurbaşkanı olur'' iddiasıyla da talep etmemiştim aslında. Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçilmesiyle, bu kadim Anadolu topraklarında 500 yılı aşkın süredir hakim durumdaki çarpık bir anlayışın son bulacağına inanmıştım. Ki; 14 Mayıs seçimleri öncesi, yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle konjonktür, muhalefetin seçim kazanması için en uygun ortamı hazırlamıştı. Olmadı. Kılıçdaroğlu başaramadı. Kemal Kılıçdaroğlu daha önce de çok seçim kaybetti. Ve fakat. Kazanmaya en yakın olduğu seçim o seçimdi. O seçimi kazanamayan bir lider, başka hiç bir seçimi kazanamaz. Siyasetin doğasındaki şaşmaz kuraldır: Kazanan ödüllendirilir. Kaybeden ise en ağır şekilde eleştirilir, hatta uzun süredir oturmakta olduğu koltuğunu yitirir. Kılıçdaroğlu da o kaderi yaşadı ve İmamoğlu'nun ''Değişim'' çıkışıyla gidilen kongrede CHP'nin delegeleri ''Buraya kadar'' dediler ve Kılıçdaroğlu'nu koltuğundan ettiler. Olması gereken yapıldı yani. Ve fakat. Kılıçdaroğlu'nun, katıldığı bir televizyon programında yeniden Genel Başkanlık hayali kurduğunu öğrenmiş olduk. Yeniden CHP Genel Başkanı olma hayali kurmasına bir şey demem elbette anacak, kaybedilme ihtimali, kazanılma ihtimalinden daha zor olan bir seçimde ağır bir yenilgi almış olan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'ye bundan sonraki hangi seçimi kazandıracak acaba merak ediyorum. Değişim sonrası CHP, ilk seçimde Türkiye'nin birinci partisi çıkmışken, köşesinde oturup torunlarını sevgiyle büyütmek varken, Kılıçdaroğlu'nun CHP'li seçmenin kafalarını karıştırmaya dönük girişimini anlamakta zorlanıyorum. Demem o ki; Akşener gibi Kılıçdaroğlu da siyaseten hayal kırıklığımdan biri olmuştur.