bonus veren siteler bonus veren siteler bonus veren siteler istanbul evden eve nakliyat cappadocia green tour istanbul sex shop
Kaybedenler Kulübünden İyi Parti
Yazarlar // 24 Nisan 2024 Çarşamba 18:16

Ragıp GÖKER

Seçim sonuçlarını değerlendirdiğimiz yazı dizimize, Samsunspor'un Türk futboluna armağanı ve bu nedenle Samsunluların 'Efsane Başkan' unvanı verdikleri İsmail Uyanık'ın TFF Başkanlığına aday adaylığını değerlendirmek için bir gün ara vermiştik.
Yazı dizimize bugün kaldığımız yerden yani kaybedenler kulübünün diğer üyesi İYİ Parti'nin Samsun sonuçlarını değerlendirerek devam edeceğiz ama sanılmasın ki; kaybedenler kulübün diğer ve büyük üyesi, CHP'yle ilgili değerlendirmemizi sonlandırdık.
CHP ile ilgili söyleyeceklerimiz daha bitmedi.
Kaybedenler kulübünün İYİ Parti’li ve AK Parti’li dostlarımızı fazla bekletmemek adına bugün İYİ Parti'nin, ardından da AK Parti'nin seçim sonuçlarına dair görüşlerimizi yazacağız.
Ancak, Türkiye'nin seçim haritası kızarmışken Samsun'un hala sarı kalmasının vebali üzerinde olan CHP'nin Samsun örgütlerinin özellikle meclis üyeliklerinin belirlenmesi sırasında yaşanan rezillikleri de dizinin sonunda tekrar ele alacağız.
İYİ Parti'li dostları daha fazla bekletmeyelim.
Yazıya şu soruyla başlayalım:
Bir siyasi parti seçimlere neden katılır?
Kazanmak için değil mi?
Ve fakat.
31 Mart seçim sonuçlarına bakıldığında İYİ Parti’nin kazanmaktan daha çok kaybettirmek için seçimlere girdiği söylenebilir.
Bu söylemin çok iddialı bir yaklaşım olduğu doğrudur.
Bunu söylemek için nedenlerim var ama mesela;
İYİ Parti Adayı İmren Nilay Tüfekci'nin yaklaşık 10 ay önceki genel seçimlerde partisi tarafından listenin 2. sırasında aday gösterilmesine rağmen, seçilecek kadar oy alamadığı da biliniyorken, 31 Mart’ta kazanacağını iddia etmesi ve bunun için de uydurma anketlerle algı yaratması gibi saçma bir durumu buna örnek gösterebiliriz.
İYİ Parti adayı tarafından seçim sürecinde yapılan akla ziyan harcama da cabası.
''Parası çok, sana ne'' diyenler olacaktır ki, süreç içersinde bu türden söylemlere sıklıkla rastladık.
Hani nasıl söylenir, ''Zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış'' denildiği gibi bir durum var ortada ama alın teriyle kazanılan bir paranın böyle hovardaca harcanmasının garibime gittiğini de söylemeliyim.
Bu konuda en keskin yaklaşımı Samsun Barosu Eski Başkanlarından Kerami Gürbüz yaptı aslında.
Gürbüz, paranın kaynağının araştırılması için ilgili kurumlara çağrıda bile bulundu.
Ki;
Bu çağrı başta MASAK olmak üzere ilgili kurumların ne kadar dikkatini çeker bilinmez ama Kerami Gürbüz'ün bu çağrısına hak verdiğimi de buraya not olarak düşürmek isterim.
İmren Nilay Tüfekci, fütursuzca para harcamasına rağmen seçim sonuçlarına oy sayıları bakımından bakıldığında başarısız olmuştur.
Ve fakat.
Muhalefete kaybettirip, Cumhur İttifakı'nın AK Parti'li adayına kazandırma konusunda ise başarılı olmuştur ve İYİ Parti'nin Genel Başkanı Meral Akşener tarafından kendisine verilen görevi bihakkın yerine getirmiştir.
Ki;
Kaybettirme tavrı, Tüfekci'nin algı operasyonlarıyla ortaya koyduğu tavırla da sınırlı değildir.
Bu tavır aslında Akşener'in, seçimlere 81 ilde kendi adaylarıyla katılacaklarını duyurmasıyla başlayan tavırdır.
Ki;
O tavır, İYİ Parti'ye, ittifakla çok kolay kazanacağı İlkadım'ı da AK Parti ve dolayısıyla Cumhur İttifakı Adayına elleriyle teslim etme tavrıdır.
İYİ Parti'liler ''Böyle olsun istemedik'' diyebilirler elbette ama sonuç ortada.
Ki;
5 yıl önce İlkadım'ı Millet İttifakı'nın adayı olarak İYİ Parti’li Necattin Demirtaş kazanmıştı.
Aynı Necattin Demirtaş, 5 yıl öncenin aksine tek başına İYİ Parti'nin adayı olarak girdiği 31 Mart'ta ise seçimi kaybetmiştir.
Cumhur ittifakı, Samsun'da muhalefetin karşısında sağlam bir kale gibi duruyordu.
İYİ Parti'nin ''Seçimlere hür ve bağımsız olarak kendi adaylarımızla katılacağız'' şeklindeki iddiasının saçma olduğu biliniyordu.
Ki, 5 yıl öncenin Millet İttifakı'nı oluşturmuş CHP ve İYİ Parti'nin ittifak sürseydi birçok ilçeyi kazanma ihtimalleri varken, bu seçimde Samsun'un 17 ilçesinde birer ilçeyle yetinmek durumunda kalmış olmaları bu durumun ispatı gibi duruyor ortada.
CHPLİLER İSTİFA ETSİN
YA İYİ PATİLİLER
Seçim sonuçlarını değerlendirdiğimiz bu yazı dizimizde CHP'nin sonuçlarını değerlendirirken,  CHP örgütlerinin istifa etmeleri gerektiğini yazmıştım hatırlarsanız.
Buna karşın gazetedeki köşe komşularımdan Şakir Demirci ''Seçimle gelen seçimle gider'' şeklinde bir yaklaşımla bu çağrıma cevap verdi.
Haklıdır.
Ve fakat.
''Görevden alınsınlar'' demedim.
CHP örgütlerinin istifa ederek çekilmeleri gerektiğini söyledim.
İkisi aynı şey değil.
Bir demokrat olarak, seçilmişlerin görevden alınmalarını asla kabul etmem elbette ama başarısız olanların da kendi iradeleriyle çekilmeleri gerektiğine inanırım.
İstifa tek taraflı bir eylemdir ve saygı duyulacak bir tavırdır.
Bu cümleden olarak, CHP'lileri İstifaya davet etmişken, İYİ Parti'nin il başkanından yöneticisine kadar il ve ilçe teşkilatlarının istifa etmeleri gerektiğini de söylemek isterim.
İYİ Parti açısından 31 Mart seçim sonuçlarının hezimetle sonuçlanmasının birinci derecede sorumlusu Meral Akşener, partisini kongreye götürürken ve aday olmayacağını açıklarken, Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy ve ekibinin o koltukta oturmaya devam etmeleri anlamsız olacaktır.
Yarın, Kaybedenler kulübün diğer üyesi AK Parti..