Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, emekli ikramiyelerinin yanı sıra emekli maaşlarının da 14 Mart Cumartesi gününden itibaren hesaplara yatırılacağını müjdeledi.
Cumhurbaşkanı’nın bunu müjde olarak tanımlamasına rağmen, yapılacak ödeme bayram ikramiyesi olduğu için bayramdan önce ödenmesi zaten beklenen bir uygulamadır.
Cumhurbaşkanı tarafından maaşların da ikramiyelerle birlikte bayramdan önce ödenecek olması bir müjde olarak görülüyorsa onu bilmem; ancak emeklilerin bu haberi bir müjde olarak kabul edeceklerini sanmıyorum.
Emekliler, ikramiyeleri için bekledikleri artışı görememenin hayal kırıklığını yaşıyorlar zira. Çünkü yaklaşık 15 milyon emekliye bu yıl ödenecek ikramiye, bir önceki yılın emekli ikramiyesiyle aynı, yani 4 bin lira olacak.
Oysa devlet, enflasyona karşı maliyeyi korumak adına yeniden değerleme oranını yüzde 25,49 olarak açıklamıştı.
Konuyu doğru anlamak için önce yeniden değerleme oranının ne olduğu ve ne için uygulandığını anlamak gerekir sanırım.
Şöyle ki:
Yeniden değerleme oranı, Türkiye’de vergi, harç, ceza ve diğer mali yükümlülüklerin güncellenmesinde esas alınan yıllık artış oranıdır. Vergi Usul Kanunu çerçevesinde belirlenen bu oran, özellikle enflasyonun etkisiyle ekonomik değerlerin reel düzeye çekilmesini sağlar. Her yıl Resmî Gazete’de ilan edilen bu oran, birçok finansal işlemde referans olarak kullanılır. Bu bağlamda yeniden değerleme oranı, ekonomik istikrarın ve mali düzenin korunmasında önemli bir rol oynar.
2026 yılı yeniden değerleme oranı da bu kapsamda dikkate alınan güncel göstergelerden biridir.
Yeniden değerleme oranıyla devlet, vergi ve harçlara yaklaşık yüzde 25,5 oranında zam yaparak hazineyi enflasyona karşı korurken; Yap-İşlet-Devret modeli olarak bilinen kamu-özel sektör iş birliğiyle yapılan köprü, otoyol gibi projeler için müteahhitlere yapılacak ödemeleri de aynı oran üzerinden, yani yaklaşık yüzde 25,5 zamlı ödeyecek.
Emekli ikramiyelerine zam yapılmayacağını açıklayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ise emeklilere ikramiyelerinin yine 4 bin lira olarak ödenebilmesi için bütçeden 150 milyar lira kaynak ayrıldığını söyledi.
Abdullah Güler, ikramiyelere zam yapılmama nedenini de Körfez’deki savaşa bağladı.
Yani emeklilerden fedakârlık istedi.
Oysa emekli ikramiyelerinin genel bütçedeki payı sadece binde 8 olarak hesaplanıyor.
Emekliler hep bütçeye yük olarak gösteriliyor ya…
Oysa emekli ikramiyelerinin bütçedeki payı yalnızca binde 8.
Yani tartışılan yük, aslında bütçenin neredeyse görünmeyen bir kalemi
Bu arada, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan kriz ortamı nedeniyle emeklilerden fedakârlık bekleyen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in, aynı fedakârlığı yeniden değerleme oranına göre geçen yıla göre 94 milyar liradan yaklaşık 114 milyar liraya çıkarak 7,7 milyar lira daha zamlı ödeme alacak olan müteahhitlerden de bekleyip beklemeyeceğini doğrusu merak ediyorum.
Bu konuda son sözümü söylemeden önce şunu belirtmek isterim:
Gerek “yaşlılık aylığı” adıyla yapılan maaş ödemeleri, gerekse emekli ikramiyeleri bir lütuf değildir. Her bir kuruş, emeklilerin analarının ak sütü kadar helal ve hak edilmiş bir karşılıktır.
Bu konudaki son sözüm de şu olsun:
Bir emekli olarak, bayram ikramiyeme yapılması beklenen bin liralık zam gerçekten ülkemin bekası adına yapılmıyorsa, gönülden “feda olsun” derim elbette.
Ve fakat…
Ülkem adına fedakârlığın tepeden tırnağa herkesten beklenmesi gerektiğini de belirtirim.
Bilmem anlatabildim mi?
