CHERY yatırımı Samsun’un gündemine girdiğinden bu yana üzerinden bir buçuk yıl geçti.
Ne bir takvim açıklandı, ne bir temel atıldı, ne de sürecin hangi aşamada olduğuna dair tatmin edici bir bilgi verildi.
Bu belirsizlik artık yatırımın kendisinden çok, neden hâlâ belirsiz olduğu sorusunu öne çıkarıyor.
Gazetenin dünkü manşetinde, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’ın CHERY yatırımıyla ilgili “Gelirse gelir, yoksa kendi bilir” sözleri yer aldı.
Bu söz, ilk bakışta yerel yönetimin yatırım konusundaki tavrına yönelik bir serzeniş gibi okunabilir.
Ancak mesele tam olarak bu değildir.
Çünkü CHERY gibi uluslararası, teşviklere ve hükümetler arası ilişkilere bağlı bir yatırımda yerel yönetimin belirleyici bir yetkisi yoktur.
Bu gerçeği Samsun kamuoyu da bilmektedir.
O halde asıl soru şudur:
Yetki alanı dışında olan bir konuda, neden bu ölçüde net ve keskin bir açıklama yapılmıştır?
Yanıt, büyük ihtimalle CHERY’de değil, yerel siyasetin iç gündemindedir.
Başkan Halit Doğan, görev süresinin ikinci yılını geride bırakmaya hazırlanırken, şehirde kendisine yönelik “vaatler gerçekleşmedi”, “beklenen çıkış yakalanamadı”, “Samsun’da gözle görülür bir değişim yok” şeklindeki eleştirilerin giderek arttığı bir dönemdedir.
CHERY çıkışı, tam da bu eleştirilerin yoğunlaştığı bir süreçte gelmiştir.
Bu nedenle söz konusu açıklamayı, yatırımın geleceğine dair bir değerlendirmeden çok, dikkatleri başka bir başlığa yöneltme çabası olarak okumak da mümkün aslında.
Ancak, CHERY konusu, belediye başkanının başarısını ya da başarısızlığını ölçebileceğimiz bir alan değildir.
Ne gelmesi belediyenin hanesine yazılır, ne de gecikmesi yerel yönetimin kusuru olarak gösterilebilir.
Böyle bir yatırım üzerinden yapılan sert bir çıkış, kamuoyunun gündemini bir süreliğine de olsa yerel yönetimin performans tartışmalarından uzaklaştırma işlevi görebilir pekala ama CHERY, yatırımı siyasi manevralara malzeme edilecek bir başlık değil, Samsun’un sanayi geleceğini ilgilendiren ciddi ve stratejik bir konudur.
Bu nedenle, yetki alanı dışında kalan bir mesele üzerinden polemik üretmek yerine, yerel yönetimin kendi sorumluluk alanındaki icraatlarının konuşulması,
Samsun adına çok daha sağlıklı olacaktır.
