Samsun'un Öngörüsüzlük ve Stadyum Sorunu
Yazarlar // 12 Mayıs 2026 Salı 22:17

Ragıp GÖKER

Türkiye’nin planlama teşkilatı vardı bir zamanlar.

Samsunspor ürünleri

 

Ülkemin kalkınma planları rahmetli Süleyman Demirel’in kurulmasında katkıları olduğunu bildiğim, DPT olarak anılan bu kurumda hazırlanırdı.

Bir dönem ülkemin kaderine hükmetmiş rahmetli Turgut Özal bu kurumda yetişmiş,  siyasete atılmadan önce de Müsteşar olarak DPT’de görev yapmıştır.

Siyaset

 

CHP Milletvekili İlhan Kesici de bu kurumda yetişmiş ve Müsteşar olmuş değerli bürokratlarımızdan biriydi mesela.

Samsun, Ordu, Sinop, Amasya ve Tokat’ta yapılması düşünülen bütün kamu yatırımlarını yapan Yapı İşleri Bölge Müdürlüğü gibi kuruluşlar da vardı ülkemin ki; DPT’nin küçük bir kopyası gibiydi.

Mesela şu sılar Samsun’da stadyum tartışmaları yapılıyor ya, yıkılıp yerine Millet Bahçesi yaptırılan 19 Mayıs Stadyumu’nu da Yapı İşleri 8. Bölge Müdürlüğündeki mimar ve mühendisler yapmıştı.

İnşaat Yüksek Mühendisi Hasan Koç da bu uzmanlardan biriydi.

Hasan Koç, Bülent Aral’ın mimari projesini çizdiği 19 Mayıs Stadı’nın yapı ve statik mühendisliğini üstlenmişti.

Hasan Koç’u uzun yıllardan beridir tanırım. Yazılarımı takip ettiğini bildiğim Hasan Koç, kimi zaman özelden mesaj da atarak yazılarıma katkı sunar. 9 Mayıs günü yayımlanan “Samsunspor’a Yeni Stadyum” başlıklı yazım için de bir mesaj gönderince, 50 yıl öncesine dair anılarımı tazelemiş oldum.

Günaydın  Gazetesi Samsun Muhabiri rahmetli Ferruh Çetin’in yanında çalıştığım 70’li yıllarda, günümüzde döviz büroları olarak kullanılan Mecidiye Caddesi’nin girişindeki binada yer alan ofisinin duvarında Düsseldorf Rhein Stadı’na ait bir görseli gördüğümde, kendisinin 19 Mayıs Stadı’nın yapımındaki katkısını öğrenmiştim.

Gazeteler

 

OLİMPİYAT GELİRSE DİYE
Fener’deki şehir stadının ihtiyacı karşılayamayacağı anlaşıldığında, 70’li yılların başında Samsun’a yeni bir stadyum yapılması ihtiyacı doğmuş. Hasan Koç’un Yüksek İnşaat Mühendisi olarak görev yaptığı yıllarda Yapı 8’de, Halide Edip Adıvar’ın yeğeni Ömer Sayar Bölge Müdürüymüş.

Gülsan Sanayi Sitesi’nin gündemde bile olmadığı, hatta henüz eski sanayi sitesinin de ortada bulunmadığı yıllarda gündeme gelen yeni stat için o boş alanı düşünülmüş. Zamanın Yapı 8 Bölge Müdürü Ömer Sayar, “Madem böyle bir şey düşünülüyor, Türkiye’de bir gün olimpiyat yapılırsa Samsun bundan faydalanabilir, yeni stadı ona göre planlayın.” demiş.

Samsunspor ürünleri

 

Samsunspor taraftarının “Hatıran Yeter” adlı şarkıyı hep bir ağızdan söyleyerek anılarına uğurladığı 19 Mayıs, başlangıçta üç kademe şeklinde 110 bin kişilik kapasiteye ulaşacak biçimde planlanmış.

19 Mayıs, Samsunspor’a yeni bir stat olarak düşünülmüş ama bir futbol sahasından öte bir yapı olarak tasarlanmış aslında.

Sonrasını Hasan Koç’tan dinleyelim dilerseniz: 
“1970 yılında Yapı İşleri 8. Bölge Müdürlüğünde proje grubunda işe başladım. Yatırım ve projeler, bu ekip tarafından toplumun gerçek gereksinmeleri belirlenerek, öncelik durumuna ve finansman imkânlarına göre önerilir; çevresel etkiler ve gelecek de düşünülerek projelendirilir ve uygulanırdı. Ödenek planı hazırlanır ve ödeneği gelmeden ihale bile edilemezdi.

Yıkılan stadın mimari projesini Mimar Bülent Aral, statik ve yapı mühendisliği projesini ise ben hazırladım. Gelişime açık şekilde yapılan ve sonradan yıkılan stat, bu projenin ilk aşamasıydı ve 33 bin kapasiteliydi. İleride ülkemize olimpiyatlar gelirse, ikinci aşamasıyla 70 binlik, üçüncü aşamasıyla da 110 bin kişi kapasiteli olarak planlanmıştı. Olimpik bir yapı olacak stadın 110 bin kişi kapasitesine ulaşması durumunda üstü de kapatılacaktı. Bunun için Canik Telekom Müdürlüğü binasının olduğu yerden, Mert Irmağı kenarından denize doğru sahile kadar uzanacak şekilde planlama yapılmıştı.

1971’de vatani görevim sırasında izne geldiğimde stat çevresine temeller kazılmıştı. Sanayi çarşısını görünce, manzara karşısında başımdan aşağı kaynar sular döküldüğünü hissettim. Şaşırmış ve çok üzülmüştüm.

Madem ki sanayi çarşısı yıkılacaktı, Canik ve İlkadım’a yürüme mesafesindeki stat hangi anlayışla yıkılmıştır? Azot’un kirli sahasına yapılan stat için harcanan para ile yıkılan stadın ikinci ve üçüncü aşamaları da pekâlâ yapılabilirdi. Yıkılan stat, devletin ödeme planı ile beş yılda tamamlanıp 1975’te hizmete açılmıştı.”

STAT SORUNU DA “YAPARIM OLUR” ANLAYIŞININ BİR SONUCUDUR
Kulakları çınlasın, Hasan Koç her mesajında ülkemizde yaşanan bütün sorunların bir “sistem sorunu” olduğunu söyler.

Şehir ve Yerel Bölge Rehberleri

 

Buradan bir kez daha kulaklarını çınlatmak istediğim Dünya Gazetesi yazarlarından Rüştü Bozkurt da metot eksikliğinden söz eder ve “Metot o kadar önemsizdir ki sadece esası ilgilendirir.” derdi.

Sistemsizlik ve metotlara uymama durumu, politikacılar için biçilmiş bir kaftan gibi olmuş ama bu durum ülkem için içinden çıkılması zor problemlere zemin hazırlamış aslında.

Şairin “İpin ucu bir kere kaçmaya görsün, işte o gün bu gündür dertte başım.” dediği gibi, sistemli çalışmayı terk ettiğimiz günden beri başımıza gelmeyen bela kalmadı. 1970’li yıllara kadar politikacılar kamu kurumlarının planlamayla ilgili bölümlerine giremezlerken, günümüzde o kurumlar adeta politikacıların at koşturduğu yerlere dönüşmüş durumda maalesef.

Samsunspor maç bileti

 

Plan program tanımayan politikacı, “Ben yaparım olur.” demiş ve bunun sonucunda da 50 yıl kadar önce 110 bin kişi kapasiteli olabilecek şekilde planlanıp yaptırılmış stadı yıkmış; baca gazları ve kömür depolarının kirlettiği bir bölgede milyon dolarlar harcanarak yeni bir stadyum yapılmış.
Gazeteler

 

Çok haklısın Hasan Ağabey… Ülkemin yaşadığı en büyük sorun gerçekten sistem sorunudur. Bu zemini hazırlayan politikacılar ve aldıkları eğitime rağmen politikacıların her talebini “Emriniz başüstüne efendim.” anlayışıyla kabul eden sözüm ona uzman kadrolar var olduğu sürece de bu sorun ülkemin başına bela olmaya devam edecektir.

Atalarımızın “Allah encamımızı (sonumuzu / akıbetimizi) hayreylesin.” dedikleri gibi, bu devran döndükçe akıbetimizden endişelenmeye devam edeceğiz.

Biz yine de bu duaya hep birlikte “Âmin.” diyelim.