Samsun'dan, Türkiye Cumhuriyeti'ne...
Yazarlar // 28 Ekim 2017 Cumartesi 07:41

Turgay SÖZEN

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 94. yıldönümü ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınızı kutluyorum.

 

19 Mayıs 1919’da Samsun’dan çakan kıvılcım, atılan ilk adım; Havza’da ilk mitingin yapılmasına, Amasya’da "Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ifadeleriyle akıllara kazınan Amasya Tamimi ile vücut buldu. Erzurum ve Sivas’ta gerçekleşen kongrelerde alınan,“Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz” ve “Manda ve himaye kabul olunamaz” kararları sonrasında ise 23 Nisan 1920’de Ankara’da “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” temel felsefesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.

Artık bir taraftan yurdumuzu işgal eden emperyalist güçlerle savaş sürerken, diğer taraftan da sistemin çatısı oluşturulmaya başlandı. Kuvayı Milliye Kuvvetleriyle başlayan mücadele, düzenli ordumuzun Birinci İnönü, ikinci İnönü zaferleriyle güç kazandı. Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde; Sakarya ve nihayetinde 26 Ağustos sabaha karşı başlayan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanılan Büyük Zafer sonrasında, Dumlupınar’dan şimşek gibi atılan Türk Ordusu 9 Eylül’de İzmir’den düşmanı denize döktü.

Bu süreçteki büyük zaferi, Osmanlı İmparatorluğu’nun vatansever ve iyi yetişmiş askeri-idari kadroları ile Büyük Türk Milleti başarmıştır.

Bu kadronun lideri ise Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Rahmet ve saygıyla anıyorum.

Büyük Komutan, Devlet Adamı; küçük bir askeri lise öğrencisiyken de genç bir subay kurmay subayken de hep vatanını nasıl ileri götüreceğini, kötü gidişe nasıl engel olabileceğini düşünmüş, Çanakkale Destanı da dâhil olmak üzere cepheden cepheye koşmuştur.

Büyük zafer kazanılmış, Lozan’da İngiltere, Fransa, İtalya, Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan, Romanya, S.S.C.B gibi devletlerin bütün diplomatik kurnazlıklarına ve ayak oyunlarına rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki senedi alınmıştır.

Bundan sonra Atatürk’ün önündeki en büyük hedef, “En Büyük Eserim” dediği Türkiye Cumhuriyeti’dir. 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet idaresi TBMM’de oybirliği ile kabul edildi. Genç Türk Devleti bütün dünyaya ilan edildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Genç Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" ve "Yurtta Barış Cihanda Barış" temel ilkeleri üzerinde dünyaya ders verircesine yükselmeye başladı. Zaman geçirilmeksizin; Büyük Atatürk’ün, “Benim Nâciz Vücudum Elbet Bir Gün Toprak Olacaktır; Fakat Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır" veciz sözleriyle ifadesini bulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası ve muasır milletler seviyesine çıkarılması için çalışmalara başlandı.


Atatürk, Türkiye'yi, "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimler beş başlık altında toplanabilir” : *

 

1. Siyasal Devrimler:

o Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)

o Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923)

o Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)

2. Toplumsal Devrimler:

o Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926–1934)

o Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)

o Tekke, zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)

o Soyadı Kanunu ( 21 Haziran 1934)

o Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)

o Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerinin kabulü (1925–1931)

3. Hukuk Devrimi:

o Mecellenin kaldırılması (1924–1937)

o Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak lâik hukuk düzenine geçilmesi (1924–1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:

o Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)

o Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)

o Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931–1932)

o Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)

o Güzel sanatlarda yenilikler

5. Ekonomi Alanında Devrimler:

o Aşarın kaldırılması

o Çiftçinin özendirilmesi

o Örnek çiftliklerin kurulması

o Sanayi’yi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması

o I. ve II. Kalkınma Plânları'nın (1933–1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

 

Geçmişten gelip, geleceğe giden Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyeti ile ebediyen baki kalacaktır...

 

* Kaynak: TBMM Kültür Sanat ve Yayın Dairesi Başkanlığı’dır