Samsun Lojistik Köyü
Yazarlar // 15 Aralık 2017 Cuma 20:34

Ragıp GÖKER

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, köyümün merasına el konularak yaptırılan Lojistik Köy’ün, Samsun’a çağ atlatacağını, ve bu projenin tarihe geçeceğini  söylemiş.
Bir yurttaş olarak buna sevinmem gerektiğini biliyorum.
Yurttaşlarımın refahını arttırmak amacıyla ülkemin topraklarına çakılan her çividen mutlu olur, bunu sağlayanlara da minnet duyarım.
Lojistik köy projelerinin de iyi niyetle düzenlendiğini biliyorum.
Samsun’da da böyle bir proje olmasını isteyenlerdenim.
Dünya Gazetesinde çalışırken, Samsun’a lojistik köy kurulması amacıyla düzenlenen toplantıların organizasyonunda bulunmuştum.
Hasan Basri Güzeloğlu’nun Samsun Valisi olduğu dönemde düzenlenen toplantılara, bu konunun uzmanlarından Atilla Yıldıztekin’i konuşmacı olarak getirmiştik.
Yıldıztekin, Samsun projesinin mimarlarındandır.
O toplantıda tartışılanlar arasında yer konusu da vardı ama projenin uygulanacağı alanlar arasında Aşağıçinik’in merası, seçeneklerden biri değildi.
Mahkeme kararlarının ‘’orası uygun değil’’ hükmü ve durdurma kararına rağmen köyümün merasının yanı sıra, çevresindeki birinci sınıf tarım arazilerinin heder edilmesine rağmen, bu proje Samsun’a çağ atlatır mı?
Keşke öyle olsa.
Mera değil, Aşağıçinik’in tamamı ülkeme feda olsun.
Lojistik köyler ne yapar?
Faydaları nelerdir?
Bu konuda en doğru bilgiyi Başbakan Binali Yıldırım verir.
Başbakan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı iken, 8 Ocak 2013 tarihinde, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD)’ın yayın organına verdiği röportajda, lojistik köylerin kurulma nedenini özetle şöyle açıklıyor:
Lojistik köylerin doğma nedenlerinden belki de en önemlisi artan ticaret hacminin ve beraberinde gelen lojistik hareketliliğin şehir içinde yaptığı baskılardır.
En büyük faydası yük taşımacılığında şehir trafiğini azaltır.
Hukuk ayaklar altına alınarak köylüleri devletle karşı karşıya getiren projenin amacının sadece trafiği rahatlatmak olduğunu söylemiyorum elbette ama hep beraber şu tespiti yapalım:
Samsun’un ve çevre illerdeki ticaret hacmi arttı mı?
Daha dün, Samsun ihracat rakamlarını yazdım.
İhracatımız, son on yıldır yerinde sayıyor.
Samsun'un ihracatı 420 ila 450 milyon dolar seviyelerinde seyrederken, henüz bir milyar dolara ulaşamamış tüm bölge illerindeki ihracatın artacağına dair bir işareti de göremiyoruz.
Çünkü üretmiyoruz.
Demir ve çelik ürünleri de var ama Samsun’dan ve dahi bölgemizden yapılan ihraç mallarını, ağırlıklı olarak tarım ürünleri oluşturuyor.
Dünya Gazetesinde çalıştığım 20 yıl boyunca yakından takip ettiğim için Samsun'daki Merkez, OSB’de 52 işletme olduğunu biliyorum.
Gıda OSB’deki fabrika sayısı ile Bafra ve Kavak OSB’lerdeki işletmelerin sayısı de bir o kadar ancak.
Havza’da yeni bir OSB kurma hazırlıklarındayız, oraya Samsun’dan gidecek yatırımcı bulmak zor da, dışarıdan ne kadar gelir onu da kestiremiyorum.
Müteşebbis Heyet de Havza OSB’den umudunu kesmiş olmalı ki; yerli otomobil fabrikasının burada kurulmasını öneriyor.
Gerçi Büyükşehir Belediye Başkanı, bu yatırım için tersane alanını önerdi.
Ki; o da komik bir durum ayrıca.
Biliyorsunuz, Samsun'da  tersane kurmak, 2004 yerel seçimleri sırasında AK Parti Adayı Yusuf Ziya Yılmaz'ın en önemli seçim vaadiydi.
Samsun’da istihdam sorununu çözecek proje olarak sunulan tersanede 15 bin kişinin çalıştırılacağı söylenmişti ancak, tamamlanmış olmasına rağmen yatırımcı çekemeyen proje Samsun’daki ölü yatırımlardan biri olmuştu.
Kimsenin moralini bozmak istemem ama bu yerli arabayı yapacak fabrikanın Samsun’da kurulmasını istiyoruz ama bunu Samsun’a vereceklerini düşünmüyorum.

Lojistik Köy'ün de, ölü yatırımlardan biri olmasından korkuyorum.

Umarım yanılırım.