Parkomat Kafa Karıştırdı
Yazarlar // 19 Nisan 2018 Perşembe 07:06

Ragıp GÖKER

Dün bir otelde basın toplantısı düzenleyen parkomatçı firma, bir ilaç firmasının birden fazla aracına yazılan park parasını ödedikten sonra, bunu geri alabilmek için açtığı davayı kaybedince, mahkemelerin kendilerini tanıdığını, bu nedenle artık yasal olduklarını iddia ediyor.

Şeriatın kestiği parmak acımaz.

Böyle iman etmişiz.

Mahkeme ‘’Parkomat yasal’’ derse, bu karar karşısında boynumuz kıldan incedir.

Ve fakat.

Firmanın iddia ettiği gibi gerçekten adına ‘’Parkomat’’ denilen uygulama yasal mı?

Zira bu konuda farklı mahkeme kararları var.

Hatta konu üzerinde aynı mahkemelerin farklı karar verdiklerine bile tanık oluyoruz.

Mesela, parkomatçıların ‘’yasalız’’ iddialarına dayanak oluşturdukları 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin, Samsun Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi tarafından da onanan kararına karşın, aynı mahkemenin bir başka kararında da ise ‘’bu uygulamanın sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır. Bu tür uygulamalar, devletin, idarenin güvenirliliğini sarsmaktadır’’ deniliyor.

Çelişiyor gibi görünüyor değil mi?

Farklı iki kararı veren mahkeme de, yargıç da aynı.

Gerçekten de, parkomatçıların ‘’yasallığımız onaylandı’’ iddialarını dayandırdıkları 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı, ilk okunduğunda böyle anlaşılıyor.

Ancak kararın 2. sayfasının 2. Paragrafında ‘’tarafların basiretli tüccar oldukları, davacının kullanımındaki araçların park ettikleri yerden dolayı park ücretinin tahakkuk ettirildiğinde uyuşmazlık bulunmadığı..’’ şeklindeki ifade durumu açıklıyor aslında.

Parkomatçıları dava eden ilaç firması, birden fazla aracı için ödediği park ücretini geri almak için alacak davası açmış.

Burada taraflar için kullanılan ‘’basiretli tacir’’ ifadesi, dikkati şekiyor.

Parkomatçılara açtığı alacak davasını kaybeden firmanın strateji hatası yaptığı anlaşılıyor, şöyle ki:

Dava para ödendikten sonra açılmış.

Hukukun temel kuralıdır.

İddia eden, iddiasını ispatla yükümlüdür.

Bu bağlamda, hizmetten yararlandığını peşin olarak kabullenen biri iddiasını peşinen çürütmüş.

Bu nedenle ödenen paranın geriye alınması beklenemezdi.

Aynı mahkemeden daha önce, uygulamanın sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayacağı şeklinde karar çıkartılmasını sağlayan Avukat Fatih Karaahmetoğlu, adli mahkemelerde, idari dava savunması yapmanın imkansız olduğunu söylerken, mahkemenin de, o konudaki savunmaları dikkate almadığının anlaşıldığını belirtiyor.

Firma tarafından icraya verilen vatandaşların, borç- alacak ilişkisini peşin olarak ret etmeleri gerektiğini de söyleyen  Avukat Fatih Karaahmetoğlu, aynı konuda farklı karar veren mahkemenin, bir anlamda kendi kararıyla çelişmediğini de iddia ediyor aslında.

Şu an, Danıştay Dava Genel Kurulunda görüşülmeyi bekleyen Samsun 2. İdare Mahkemesinde, uygulamanın iptali ile ilgili kararın alınmasını sağlayan Avukat Aslan Bolat da, istinaf Mahkemesinin taraflar için kullandığı ‘basiretli tüccarlar’ ifadesine dikkati çekerek, ‘’ticaret yapanların, yükümlülükleri farklıdır’’ diyor.

Son mahkeme kararı bize şunu bir kez daha net anlatıyor:

Bir dava açacaksanız, doğru delillerle, doğru mahkemelere gitmelisiniz.

İdari davaları yargı mahkemelerinde açmamanız gerektiği gibi, Parkomat uygulamasında olduğu gibi, park parası ödendikten sonra, hukuk mahkemelerinde alacak davası açmanın da mantığı yok.

CEMAL SAFİ

Samsun’un yetiştirdiği önemli bir şairdi.

Kendisiyle hiç tanışma fırsatım olmadı ama Güneş Gazetesi kapandığında, Rahmetli İsmet Hatipoğlu ve Necmi Hatipoğlu ile çıkardığımız ‘Bedel’ de köşe komşuluğu yapmıştık.

Şiilerinin büyük bölümünü bilirim ama Türk Halkı, Rahmetli Cemal Safi’yi dillerimize pelesenk ettiğimiz şarkılardaki güfteleriyle tanıdı.

Işıklar da uyusun..