Pahalı Yaşıyor, Ucuz Ölüyoruz
Yazarlar // 14 Mayıs 2016 Cumartesi 00:00

Ragıp GÖKER

Hakkari’de hain terör saldırısında 8 fidanımızın şehit olduğu gün, Soma Faciasının ikinci yıl dönümüydü.
Dün, yitip giden canlar için yüreğimiz bir kez daha kavruldu.
Önceki gün de Kavak’da henüz 23 yaşında toprağa düşen şehidimizi on binler, gözyaşlarıyla ve dualarla uğurladı.
Hep bir ağızdan, hain teröre ve terör örgütlerine lanetimiz söyledik.
Ama her şeyi unuttuğumuz gibi, o fidanları da unutacağız.
‘’Ağlarsa, anam ağlar’’ diye boşuna söylenmemiş.
Bu nedenle anaların yüreği yanacak bir ömür sadece.
Samsun bu güne kadar kaç şehit verdi.
Bilen var mı aranızda.
Yaklaşık 26 yıl önce şehit düşen İlhan Hamlı’yı, yüreği her daim kavrulan anacığı Bedriye Hamlı ve bir iki yakınından başka hatırlayan birleri daha mı?
Sanmam.
Dün toprağa düşen fidanları da bir süre sonra unutacağız.
Terörle yaşamaya alıştırılıyoruz.
Soma faciasını da unutacağız.
Sedyeyi kirletmek istemediği için, görevlilere ‘’Çizmelerimi çıkarayım mı?’’ diye seslenen Anadolu saflığını unuttuğumuz gibi madenci yakınını tekmeleyen, Başbakanlık çalışanı da hafızamızdan silinecek.
Nisyan ile malul olduğumuz için mi bilinmez, unutmamız isteniyor.
Zamanın Enerji Bakanının ‘’Bu zamana kadar 282 ceset çıkarıldı, ailelerden 19 kayıp başvurusu var, bu işi 301 kayıpla kaybederiz’’ diyerek, sürüden kaçan keçileri sayar gibi ceset saymasını unuttuğumuz gibi bir süre sonra hafızamızda ‘Soma’ diye bir şey kalmayacak.
‘’Oğlum yüzme bilmezdi’’ diyen Karamanlı Anne’nin yüzündeki acıyı iki günde unutmadık mı?
Soma faciasının olduğu günlerde, sosyal paylaşım sitelerinin birinde ’’Dünyanın en pahalı benzinini tüketiyoruz, en pahalı etini yiyoruz ama insanları koruyacak teknolojiyi kullanmıyoruz’’ diye bir paylaşım görmüştüm.
Sahiden de bu özel tüketim vergisi (ÖTV) nedeniyle iğneden ipliğe her şeye iki kat fazla para ödüyoruz.
Misal aldığımız bir arabaya veya buzdolabına ödediğimiz paranın yarısı satıcıya giderken yarısı da devlete gidiyor.
Ve fakat
Madenlerde halen insanlar ölüyor.
Pahalı yaşıyoruz ama ucuz ölüyoruz yani.
Hayır ve şerrin, yalnız Allah’tan geldiğine iman etmişiz elbette ama Allah, verdiği bu canı da, koruyalım diye bize emanet etmiş.
Allah’ın emanetini korumak da ibadetlerin en büyüdür.
Ölüm Allah’ın emri elbette.
Birileri üzerine düşeni yapmadığı için gelen ölümü ise hangi vicdan kabullenebilir.