Muzaffer Abi'yi Anarken
Yazarlar // 3 Kasım 2021 Çarşamba 09:19

Ragıp GÖKER

Muzaffer Önderi'i 45 yıl önce iller Bankası Bölge Müdürü iken tanımıştım ilkin, daha sonra Günaydın Gazetesinde yanında çalıştığım Ferruh Çetin'in 1977 yılında Belediye Meclis Üyeliği için aday olduğu seçimler sırasında daha da yakından tanıma fırsatım olmuştu.

Çünkü 1977 yılında genel ve yere seçimler aynı gün yapılmıştı.

16 yıl önce kaybettiğimiz Muzaffer Önder de, ön seçimle adayların belirlendiği CHP Listesinden Samsun Milletvekili seçilmişti.

19 yaşında bir delikanlı olarak o ön seçim sırasında patronumuz Ferruh Çetin'in ''Muzaffer Abi'ye de yardım edin'' talimatıyla Rahmetli Muzaffer Önder için de delegelerden oy istemiştik.

O gün kendisi için yaptıklarımızı hiç unutmadı Rahmetli.

Gazeteci olarak röportaj taleplerimize hep olumlu yanıt verdi.

Hiç bir zaman kişisel bir talebimiz olmadı kendisinden ki, kişisel talepleri asla kabul etmezdi zaten.

Belediye Başkanı olarak görev yaptığı 1989-1999 yılları arasındaki 10 yıllık süreçte o hep Samsun'u ve Samsun halkını düşündü.

Batıpark'ta Koç Grubunun yapmak istediği rekreasyon projesini de bu nedenle kabul etmedi.

Çünkü Batıpark'ta düzenleme yapmayı öneren grup, burada bir otelin yanı sıra, bir de grosmarket yapmak ve işletmek istiyordu.

Ki;

O vakitler Samsun'da market zincirleri henüz oluşmamıştı.

''Bu projeye izin verirsem, benim bakkal esnafım perişan olur'' diyordu.

Otobüs işletmesinin özelleştirilmesini de buna benzer bir nedenle istememişti, o vakitlerde 65 yaş üstü insanları ücretsiz taşıma gibi uygulamalar olmadığı için, bizzat kendisi tarafından İşletme Müdür Mahmut İnal'a bilet alamayanların da taşınması için talimat verdiğini bilirim.

Birçok belediyenin otobüs işletmelerini özelleştirdiği günlerde ''Siz neden böyle bir uygulamaya gitmiyorsunuz?'' diye sorduğumda, ''Özelleştirilen işletmedeki otobüslerin bir sahibi olacağı için otobüs sahiplerinden fakir fukarayı bedava taşımasını isteyemem'' demişti.

O nedenlerdir ki, adı Muzaffer Önder’di ama Samsun halkının Muzaffer Abi'si olmuş ve ölümünden sonra bile böyle anılmaya devam etmişti.

''Samsun'un Abisi'' şeklinde anılmak gibi bir özellik, Samsun'da seçilmiş hiç bir siyasetçiye nasip olmadı.

Bundan sonra da olacağını sanmam.

Umur görmüş bir siyaset insanıydı ayrıca.

Samsun Büyükşehir Belediyesinin ülkemizdeki en borçlu belediyelerden biri olduğu biliniyor ya Muzaffer Önder 1989'da borç batağı içindeki aldığı Samsun Belediyesini, 1994 yılında Büyükşehir statüsü aldıktan sonra 1999 yılında Yusuf Ziya Yılmaz'a kasasında bir miktar parayla devretmişti.

''Kasasında parayla belediye mi devredilir'' diye çok eleştirilmişti ama günümüzde borçları nedeniyle Atakum Belediyesinin malı - mülkü icra dairelerinde haraç/mezat satılırken, onu bu konuda onu eleştirenlerin bile  ''Muzaffer Abi ne kadar da haklıymış'' dediklerini işitir gibiyim.

Bu arada Samsun şehrinin altyapı yatırımlarının tümü de o dönemde yapılmıştı.

Para biriktirmek gibi bir amacı yoktu aslıda.

Yatırımı doğru yere yapmayı amaçlıyordu yani.

Onunla çalışanlardan biri olan eski meclis üyelerinden Mustafa Tüfek'in sosyal medyada paylaştığı bir anısı, dünün ve bu günün belediyecilik anlayışını gözler önüne seriyor aslında.

Erdal İnönü'ün bir Samsun ziyareti sırasında parti otobüsü, belediyenin atölyelerinde onarılmış.

Mustafa Tüfek, onarımın bittiğini söylediğinde, Muzaffer Abi'nin, ''Otobüsü işletmeden çıkarmadan önce bakım-onarım faturasını partiye gönderdin'' dediğine dair paylaşımı okuduğumda, belediyelerin kör kuruşunun hesabının yapıldığı günlerden, parti toplantılarının belediyelerin tesislerinde ve belediyelerin olanaklarıyla yapıldığı günlere evirilmiş olmasının ıstırabını yaşadım bir an için.

Belediyeden hakedişlerinden daha fazlasını isteyecekleri endişesiyle müteahhitlerden bağış kabul etmekten çekindiği için 10 yıl boyunca Renault 12 model bir otomobili makam aracı olarak kullanmıştı.

16 yıl önce kaybettik Muzaffer Abi'yi.

Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

Onu çok özlüyoruz