İnce'nin Mitingi ve Manifestosu
Yazarlar // 20 Mayıs 2018 Pazar 11:18

Ragıp GÖKER

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce,  Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘kurtuluş ateşini’ yakmak amacıyla 99 yıl önce Samsun’a ayak bastığı günün yıl dönümü olan 19 Mayıs’ta Samsun’da düzenlediği mitingin öncesinde manifestosunu da açıkladı.

Manifestoya dair notları yazmadan önce meydana dair notlara da değinmek isterim.
Samsun Cumhuriyet Meydanı coşkuluydu ama tam dolu değildi.

Meydanları dolduranların, seçimin mutlak galibi olacağı gibi bir iddiayı doğru bulmam ama en azından bir fikir verir diye düşünüyorum.

Samsun için bir değerlendirme yapacak olursak, İnce’yi dinlemeye gelenler,  7 Haziran öncesi Kılıçdaroğlu’nu dinleyenlerin sayısına denkti belki ama Ramazan’ın etkisiyle mi bilinmez, Erdoğan’ın topladığı kalabalıkların ancak üçte ikisi kadardı.

‘Bindirilmiş kıtalar’ mevzuu, dün Samsun Cumhuriyet Meydanının da konusuydu, yazımı hazırlamak üzere gazeteye doğru hareketlenmişken, tanıdığım bir partili, ‘’buraya gelenlerin tamamı şehirden, dışarıdan hiç gelen yok’’ deme gereği bile duydu.

Meydana dair başka bir not ise, Hayati Tekin’in devasa posterinin yanında, kim yaptırdı bilinmez, Muharrem İnce ve Atatürk posterlerinin gölgede kalmış olmasıydı.

Meydandaki konuşmasına, ‘’Atatürk’ün Nutku, Samsun’la başlar’’ diyerek ‘Kurtuluşumuzun Şehri Samsun’un önemine vurgu yapan Muharrem İnce, daha sonra herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramını kutladı.

İnce, konuşmasında, meydana gelmeden önce Samsun’da bir otelde açıkladığı seçim manifestosundan bölümlere değindi.

Ki; manifestosunun ilk sırasına hukuk konusunu oturtmuş İnce.

Hukukun üstünlüğünü egemen kılmak için, yargının bağımsızlığını yeniden tesis edeceğini söyledi.

OHAL’’in kaldırılacağını da dile getiren İnce. Hakim ve savcıların ataması sırasındaki siyasetin etkisine de son vereceklerini belirti.

Manifestoda demokrasi vurgusu da yapan İnce, yeni ve çağdaş bir anayasa yapılarak, kuvvetler ayrılığına dayalı güçlü bir parlamenter rejim oluşturulacağını bildirdi.

Güçlü demokrasi için bağımsız bir medyanın gerekli olduğunu da anlatan Muharrem İnce, ‘’Katılımcılık, birlikte yönetim ve çoğulcu demokrasi ilkeleri doğrultusunda yükseltilecek olan demokratik toplum yapımızda yerel yönetimler ve sivil toplum ön plana çıkarılacaktır. Demokrasimizi, milli bütünlüğümüzü ve güvenliğimizi tehdit eden FETÖ, PKK, İŞİD ve benzeri bütün terör örgütlerine karşı tavizsiz mücadele edilecektir’’ dedi.

Manifesto’nun Kamu Yönetimi başlıklı bölümünde ise, kamu yöneticilerinin hukuka, bilime, kamu yararına uygun ve tarafsız biçimde görev yapmaları esas alarak, kamu yöneticilerinin seçiminde ve yükseltilmelerinde liyakat ve ehliyete bakacaklarını belirtti.

Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan ekonomi politikalarına son vereceklerini söyleyen İnce’nin, Ekonomi, Dış politika, Eğitim, Sağlık, Çevre, Tarım, Kültür-Sanat, Spor ve Kendimize Güveniyoruz başlıklarını da içeren manifestosundaki diğer konular ise özetle şöyle:

’’Tüketim, israf, borçlanma sarmalına dayalı ve iflaslar doğuran ekonomik model terk edilecektir. Üretime dayalı, gelirin hakça bölüşüldüğü refah ekonomisine geçilecektir. Her ailenin bir evi, her evin bir maaşı olacaktır. Enflasyon yüzde 5’ e, faiz yüzde 7’ ye düşürülecektir. Cari açık hedefimiz ise yüzde3’ tür.

Barış ve güvenlik ilkelerinden ayrılmayacak politikalar geliştirilecektir. Uluslararası politikada vazgeçilmez ilkemiz, yeniden ve “Her Zaman Yurtta Barış, Her Zaman Dünyada Barış” olacaktır.

Eğitim; akıl, bilim ve çağdaş standartlara dayalı ve öğrenci odaklı olarak yapılandırılacak ve siyasetin toplum mühendisliği aracı olarak kullanılmayacaktır.

Sağlık yatırımlarının yanı sıra, kaliteli ve herkesin erişebileceği sağlık sistemini oluşturmak temel önceliğimizdir. Sağlık hakkı bütünüyle piyasa koşullarına bırakılamayacak temel bir haktır.

Temiz ve doğal ortamda yaşamak herkesin hakkıdır. Bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek nesillerin haklarını da gözeten, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir politikalar geliştirilecektir.

Çiftçinin piyasa koşullarının altında ezilmesine izin verilmeyecektir. Türkiye’yi tarım ve hayvancılıkta ithalatçı olmaktan çıkarıp, kendi kendine yeter ve ihracat yapar hale getireceğiz. Türkiye’yi Avrupa’nın organik tarım ve hayvancılık merkezi yapacağız. Tarıma dayalı sanayi önceliğimizdir. Başta mazot ve gübre olmak üzere tarımda girdi fiyatları makul düzeyde tutulacaktır, çiftçiye mazot 3 TL’ den verilecektir. Tohum Enstitüsü kurulacak ve çiftçimize toprağa en uygun tohumlar tedarik edilecektir. Şeker fabrikalarının özelleştirme kararlarını iptal edeceğiz. Meraların köyün ortak malı olarak kalmasını sağlayacağız. Devletin modern tarım ve hayvancılığa yol göstermesi, bilgi ve teknoloji üretmesi amacıyla bölgesel merkezler kurulacaktır. Yıllardır bir türlü bitirilemeyen GAP Projesi tamamlanacaktır.

Kültür politikalarımızın hedefi, toplumun ve bireyin, düşünsel, estetik ve manevi yaşamını zenginleştirmek ve yüceltmektir. Turizm çeşitlendirilerek 12 aya yayılacak, yabancı turist sayısı 60 milyona, turizm gelirlerimiz 60 milyar dolara çıkarılacaktır. Kültür, doğa, sağlık alanlarındaki turizm yatırımları teşvikler yoluyla desteklenecek, turizm bölgelerinin alt yapı yatırımları gerçekleştirilecektir.

Yeni dönemde yerine getirmek zorunda olduğumuz bir başka hayati görevimiz, birbirlerine düşmanlaştırılan insanlarımızı barıştırmaktır. Ayrışmanın, bölünmenin ve kamplaşmanın bu ülkede yaşayan hiç kimseye fayda sağlamayacağı gerçeğini anlatacağız. Milletimizin karşısına, çocuklarımızın aydınlık geleceğini geri almayı hedeflemiş bir bilinç ve kararlılıkla çıkıyoruz. Cumhurbaşkanlığını kazanacağız, meclis çoğunluğunu alacağız. Hemen ardından, “onarım politikalarımızı” uygulamaya başlayacağız. Anayasal rejimi canlandıracağız, hukukun üstünlüğü ilkesini hâkim kılacağız, ekonomiyi güçlendireceğiz, parlamenter demokrasiyi tekrar bütün kurumlarıyla hayata geçireceğiz ve toplumda yaratılan düşmanlıkları ortadan kaldıracağız. Cumhuriyetimizi, çıkardıkları rotasına yeniden oturtacağız.

Birbirimizle barışacağız birlikte büyüyeceğiz ve hakça bölüşeceğiz. Milletimize inanıyoruz, kendimize güveniyoruz, biz kazanacağız, Cumhuriyet kazanacak’’