Yaklaşık 20 yıl önceydi. Yakın çevresindeki iller teşvik kapsamına alınırken, Samsun teşvik uygulamalarında kapsam dışı bırakılmıştı.
Bu kararın gerekçesi de bankalardaki mevduat miktarının fazlalığına bağlanmıştı. Bankalarda birikmiş para, Samsun’u zenginleşmiş bir şehir gibi gösteriyordu; sanki banka kasalarında biriken mevduatın Samsun’a doğrudan bir faydası varmış gibi…
Oysa mevduatın fazlalığına rağmen kullandırılan kredi miktarı, teşvik uygulanan illerde kullandırılan kredi miktarlarına göre oransal olarak daha düşüktü.
Bu da aslında Samsun’un da teşvik uygulaması kapsamına alınmasını gerektiriyordu.
Samsunluların “Utanç Haritası” dedikleri bir harita da yayımlanmıştı, hatırlarsınız.
Bu satırlarda yazılanları takip edenler, bölgesel teşvikten ziyade Samsun’da sektörel teşvik uygulanmasının daha doğru bir yöntem olacağına dair görüşlerimizi dile getirdiğimizi hatırlayacaklardır.
Ki sektörel teşvikler, Samsun sanayisini yaygınlaşmış fakat sınırlı katma değer üreten imalat anlayışından kurtarabilecek yegâne uygulama niteliğindeydi.
Bölgesel teşvik talebinde yıllarca ısrar edilerek boşa zaman harcandı.
Oysa Samsun, sektör bazlı yatırımlar için teşvik alınabilecek üretim modellerine sahip bir şehirdi.
Örnek 1: Cerrahi alet üretimi.
Bu üretim modelini yapan ve geliştiren ülkemizdeki tek şehir Samsun’dur. Samsun’un cerrahi alet üretiminde Bahadır markasıyla başlayan yolculuğu, günümüzde 40 dolayındaki üretici firmayla sektörün dünyaca ünlü devlerinden Aesculap gibi markalarla rekabet edebilecek bir noktaya gelmiştir.
Cerrahi alet üretimi ülkemiz için stratejik öneme de sahiptir. Bahadır Tıbbi Aletler firmasının üretime başlamasından önce ülkemiz, bu cihazları satın almak için milyarlarca dolar harcıyordu. Yaklaşık 5 milyar dolarlık bir piyasadan söz ediyoruz.
Örnek 2: Silah sanayi.
Çeliğe şekil vermede mahir ustalar, cerrahi alet üretiminde Samsun’u ülkedeki tek şehir haline getirirken, bu el becerilerini aslında merdiven altı silah üretimi yaparak kazanmışlardı.
Günümüzde Yurt Savunma Sanayi adını alan Samsun Silah Sanayi, Samsun’un yanı sıra ABD’de bile ürettiği silahları Amerikan güvenlik görevlilerine satabiliyor.
Örnek 3: Su ürünleri sanayi.
Osman ve Orhan Atalay kardeşlerin kurduğu SÜRSAN, ürettiği su ürünlerini yalnızca Türkiye’de değil dünya pazarlarında da satma başarısını gösterdi. Şirket uzun yıllar boyunca İSO’nun açıkladığı Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer aldı.
Ancak SÜRSAN’ın bu başarısı bile su ürünleri sanayisinde beklenen yatırım hamlesini başlatamadı. Samsun’da bu sektöre yatırım yapanların sayısı bir elin parmaklarını geçmedi.
Bunun nedeni de teşvik uygulamasından yoksun kalınmasıydı.
Örnek 4: Motorlu taşıt aksam parçaları üretimi.
FKK Güney Oto Lastik Takoz Sanayi AŞ ve onun bünyesinden doğan SAMPA gibi firmalarla başlayan süspansiyon üretimi, büyük bir başarı yakaladı.
Ancak bu başarı bile sektörde yatırım çeşitliliğini artırmadı. Bunun nedeni de tahmin edersiniz ki Samsun’un teşvik kapsamı dışında bırakılmasıydı.
Türkiye’nin üretim gücünü iller bazında artırmak amacıyla hazırlanan 2026 Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında birçok ilde sektör bazlı teşviklerin uygulanması kararlaştırıldı.
Bu bağlamda Samsun’da 4 sektöre teşvik uygulanması kararı alındı.
Bu sektörler:
Bu sektörler sektör bazlı teşvik kapsamına alınmış durumda.
Teşvik uygulamalarıyla bu dört sektörde yatırım yapacak firmalara;
sağlanacak.
Bunun yanında ayrıca;
gibi önemli avantajlar da sunulacak.
Bu köşeyi takip edenler, sık sık tekrarladığım bir cümleyi de hatırlayacaktır:
“Samsun’a bir çivi çakana minnettarız; ama o çivinin doğru yere çakılması koşuluyla elbette…”
İşte sektör bazlı teşvik uygulaması, memleketime çok sayıda çivi çakılmasını; dahası o çivilerin doğru yere çakılmasını sağlayacaktır
