Yüksel Yıldırım'a Kulak Ver TFF
Yazarlar // 14 Mayıs 2020 Perşembe 00:51

Ragıp GÖKER

Şu korona belası her şeyi berbat etti.

Bundan böyle en azından bir süre için olsa da hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak.

Süregelen alışkanlıklarımızdan vazgeçeceğiz.

Korona günlük yaşamımızda tepeden tırnağa her şeyimizi etkiledi.

Spor da bunlardan biri.

Maçlar oynanmıyor nicedir.

Salon sporlarından voleybol, basketbol ve hentbol ligleri sessiz sedasız iptal edildi biliyorsunuz.

Şimdi herkes futbol liglerinin akıbetini merak ediyor.

Fransa’da futbol federasyonu Lig 1’de açık ara önde olan PSG’nin şampiyonluğu’nu tescil ederek Lig’i iptal etti.

Almanya, İngiltere ve İtalya gibi ülkeler futbol maçların kaldığı yerden oynanacağını duyurdu.

Türkiye Futbol Federasyonu da 12 Haziran’dan itibaren maçlarındaki oynanmasını kararlaştırdı.

Olması gerektiği gibi yani.

Ve fakat.

Birileri bu duruma çomak sokmaya çalışıyor.

Maçların oynanmasını istemeyenler ve bu sezonda tüm liglerin geçersiz sayılmasını istiyor birileri.

Pratikte bunu söylemek kolay.

“Teşbihte hata olmaz” denildiği gibi bu gibi durumlar için söylenecek bir halk deyimi var ya hani “Bekara karı boşamak kolay” diye.

Aynen öyle olmuş.

Masa başında alınacak bir kararla, bu yıl maçları oynanmamış gibi kabul etmek kolay gelebilir birilerine.

Ve bu kararın alınması için zemin hazırlayanları da görüyoruz.

Süper Lig için bunu yapamayacaklarını biliyorum elbette.

Çadır mumlu çünkü.

O çadırı delmeyeceklerini biliyorlar

Ama alt ligleri oynanmamış gibi kabul etmenin yolları aranıyor.

Bunu duyuyor ve işitiyoruz.

Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış ya.

Yüksel Yıldırım, buna ilk karşı çıkanlardan olmuş.

Haklı olarak elbette.

Alın teri ve harcanan para da önemli elbette.

Ki;

Emekli maaşıyla yaşamını sürdüren biri olarak, öyle az buz paradan da söz etmiyorum.

Süper Lig’dekiler dahil, ülkemizde bir çok kulübün iflasın eşiğinde olduğu günümüzde, Yüksel Yıldırım cebinden 100 milyon liranın üzerinde bir harcamayla borçsuz bir kulüp yaratmıştır.

Bundan daha önemlisi de şudur:

Yüksel Yıldırım, Türk futbol dünyasına bir model sunuyor.

Kulüp Başkanları paralı insanlardan seçilir biliyorsunuz.

Birçok başkan, kulübüne borç para verir ama bunun karşılığında temlik koyarak, görevi bıraktıktan sonra verdiği parayı faiziyle geri alır.

Samsunspor’da da olmadı mı yani.

Kulübe Türk Lirası verip, dolar olarak geri alırken, kulübü iflasa sürükleyen başkanları unutmadık henüz.

Yüksel Yıldırım, Samsunspor’un sahibi olmaya karar verirken, kulübün kasasına koyacağı parayı geri alamayacağını biliyordu.

Samsunspor artık, eski Samsunspor değil yani.

Demem o ki;

Federasyon, alt ligleri hiç oynanmamış gibi kabul ederek, ümümüzdeki sene kaldığımız yerden  oynanacağına dair bir karar alırsa, oyuncuların sahada döktükleri alın terine ve harcanan onca emeğe yazık etmenin yanı sıra, Türk Futbolunun kurtuluş reçetesi sayılacak Samsunspor’daki yapılanmaya da yazık edecektir.

Yüksel Yıldırım ciddiyetindeki bir iş insanı, “Ligler iptal edilirse, futboldan çekilirim” şeklindeki o sözü laf olsun diye etmez.

O’nu yakından tanıyan biri olarak ne kadar ciddi olduğunu biliyorum.

Süper Lig için uygulanamayacağınızı biliyorum ama Türkiye’deki alt liglerde maçların oynanmamasına dair bir karar mı alacaksınız.

Alın.

İtirazımız olmaz elbette.

Ama tek bir şartla.

Fransa’daki PSG örneği gibi Samsunspor’u şampiyon ilan edin.

En yakın rakibine 10 puanlık fark atmış ne de olsa.