Yeşil Yol Neden Yapılıyor
Yazarlar // 06 Mart 2018 Salı 23:25

Ragıp GÖKER

"Yaylada 50 yıldır, 100 yıldır evi olan insanların evine barkına dokunmayın. Daha çok ticari bir mekan olarak yaylada arazi parselleyen, satmaya çalışanları engelleyin"

Bu sözler, kaymakamların yanı sıra, il idaresinde görevli şube başkanlarıyla toplantı yapan Ordu Valisi Seddar Yavuz'a ait.

Vali'nin sözlerini pek tuttum aslında.

Ve fakat.

Samimiyetinden zerre şüphe duymamakla birlikte, Vali'nin sözleri ne kadar gerçekçi.

Çünkü bir DOKAP Projesi olan Yeşil Yol gibi bir gerçek var ortada.

Samsun'dan başlayıp, Hopa'daki Sarp Sınır kapısına kadar uzanan bölümde Karadeniz yaylalarını boydan boya geçecek bir yol yaptırılıyor.

Böyle bir proje yürütülürken,  Vali'nin, ticari mekan olarak, arazi parselleyip, satmaya çalışanların engellenmesini istemesi, pek gerçekçi bir yaklaşım olarak gelmedi bana.

DOKAP Başkanı Ekrem Yüce, Yeşil Yol'un, 8 ilin önemli yaylalarını ve turizm merkezlerini birbirine bağlayan ve aynı zamanda bölgesel ölçekte planlanmış doğa ile bütünleşik bir turizm projesi olduğunu söylese de, projenin aslında yaylalardan para kazanmak amacıyla yürütüldüğü biliniyor.

Projeye karşı olanlar da, destekleyenler de asıl amacın para kazanmak olduğuna inanıyor yani.

Tümünü gezmesem de Karadeniz yaylalarını bilirim.

Ayder, en çok bilinenidir ama bir süre önce, Ordu'daki Çambaşı Yaylasında konaklamışlığım da var.

Çambaşı cennetten bir köşe adeta.

Temmuz sıcağında bile kazak giymek zorunda kalmıştık.

Ayder'de öyle ama bu cennet köşesini insan eliyle yok eden belki de tek ülkeyiz.

Üç yıl kadar önce İzmir doğumlu gelin kızımıza bölgemizi tanıtmak için bir Doğu Karadeniz gezisine çıktığımızda Ayder'e de uğramıştık.

Hafta sonu değildi ama aracımı park edecek yer bulamadım.

O derece kalabalıktı ancak buna rağmen esnaflardan bir kısmıyla sohbet etme fırsatını da yakalayınca, Yeşil Yol hakkında ne düşündüklerini sormuştum.

Bir esnaf ''benim de bir mekanım olacak para kazanacağım' diye konuşunca, ''insanlar şehrin kalabalıklarından ve gürültüsünden kaçarak geldikleri yaylalarda şehrin kalabalıklarını bulmaya başlarlarsa neden gelsinler'' dediğimde ise bir cevap vermedi çünkü, sonrasını değil, bugünü düşünüyor insanlar.

Yöre halkının para kazanma arzularını yadırgamıyorum.

Böyle anlaşılmakta istemem.

Ekonomiyi halk değil, siyaset ve bürokrasi planlıyor ki, olması gereken de budur.

Yeşil yol tamamlandığında yaylaların akıbeti yöre halkının bir bölümünü endişelendirirken, bir bölümünün  de umurunda değil.

Bazıları için ceplerine girecek para, yaylaların geleceğinden daha önemli olabilir, bunun için insanları suçlamanın bir anlamı yok.

Demem o ki;

Ordu Valisi Seddar Yavuz da, Yeşil Yol'dan sonra yaylaların talan edileceğini anlamış olmalı.

Haklı da.

Çok geç ama.