Yağmur suyu ve deniz
Yazarlar // 14 Ağustos 2013 Çarşamba 09:29

Ragıp GÖKER

Bugün yine sel yazmak zorunda kaldık.

Belki yarın yine sel yazacağız oysa bayram sonrası için ekonomi içerikli yazılar hazırlamayı planlamıştım.

İlginizi çekeceğini düşündüğüm bir gündem de vardı aslında. Özellikle, İSO'nun yayınladığı 500 büyük sanayi kuruluşu arasına giren bizim firmalarımızın durumlarıyla ilgili bir yazıyı pazartesi günü için planlamıştım.

Konunun aciliyeti yok, o yazı daha sonraki günlerde de yayınlansa önemini yitirmez nasıl olsa.

Bayram sabahı "Atakum'u sel vurdu" haberiyle uyanınca bu yıl da sel konusunda yazmak düştü bize.

Geçen yıl aralarında Bedirhan'ın da bulunduğu 14 canımızı sel suyuna kurban verdik biz.

Ben geçen yıl da sık sık sel konusunda yazıyordum. O günlerde bizim gazetede görsel servisin şefi Gökay Dede, "Yine mi sel yazdın" diye takılmıştı bana.

Sanırım buna rağmen birkaç gün daha sel konusunda yazmıştım.

"Keşke daha sık yazsaydım" diyorum şimdi.

Belki bayram sabahı o felaketin önlenmesini sağlardık.

Belki yazdıklarımızı dikkate alırdı Bay Başkan.

Bu nedenlerdir ki "Keşke" dememek için bu günlerde sıklıkla sel konusunda yazacağım.

Önceki akşam üstü Gazi Park’da bir dostuma rastladım ki; kendisi bir teknik elemandır. O dostum geçen yıl bir kaç arkadaşıyla birlikte hazırladıkları sel raporunu CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na sunmuştu. Sohbetimiz sırasında  günün gelişen olaylarını da konuşuyorduk. Ben,  "Bugün yine sel yazdım" diye söyleyince, o dostum,"Seneye de yazarsın, merak etme" diye takıldı bana.

İnşallah seneye de bu konuda yazmak zorunda kalmam.

Sahiden de şaşılacak bir durum bu.

Yağmur suyunu denize akıtamıyoruz.

Oysa yağmur suyunun denize akıtılması için en elverişli coğrafi konuma sahibiz biz.

Tıpkı sokakları gibi dereleri de denize paralel ve dikine inen bir şehir Samsun.

Ve fakat

Allah'ın bize bağışladığı bu avantajı bile kendi lehimize kullanamıyoruz.

Görüldü ki, denize ulaşması gereken yağmur suyunun önü kapatılmış durumda.

Yapılması gereken çok basit aslında. Derelerin tıkanan ağızları açılacak.

Bu kadar basit gibi görünen bu işi başaramıyor bizim Büyükşehir Belediyesine bağlı Saski.

Biz bu basit işlem yapılamadığı için her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında korkudan kurdeşen döker hale geldik.

Yazıktır, günahtır.

Yapın artık şu işi.

Bizi de her yıl sel konusunda yazmaktan kurtarın artık.