Valinin Gazetecilere Bakışı Bir Öyle, Bir Böyle
Yazarlar // 12 Ocak 2017 Perşembe 07:51

Ragıp GÖKER

Bizim Valimiz İbrahim Şahin enteresan biri.
Bir dönem TRT Genel Müdürü olarak görev yaptığı için olsa gerek kendisini bizim meslekten biri olarak görür.
Tesadüf müdür bilinmez İlkadım Kaymakamı Turan Atlamaz da Gazi Üniversitesinde gazetecilik eğitimi almış.
Mesleğimizi hiç yapmamış olsalar da, gazeteciliği anlayabilecek iki yöneticinin, şehrimizde görev yapıyor olması bizim için hem şans, hem büyük onur olmalı.
İlkadım Kaymakamını, önceki gün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü nedeniyle düzenlenen bir etkinlik kapsamında Piri Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin öğrencilerine konuşurken dinledim.
Gazeteciliğin öneminden bahseden Kaymakam, liseden mezun olduktan sonra üniversitede gazetecilik eğitimi alıp almamak arasında bocalayan gençleri, gelecekte gazetecilik yapmaları için yüreklendirmesine çok sevindim.
Zira mesleğimi emanet edeceğim gençlerin eğitimli olmasını çok isterim.
Vali Bey’in de, 10 Ocak’ta ‘’gazeteciler zor şartlar altında toplumun bilgilendirilmesi gibi kutsal bir görevi yerine getiriyorlar’’ diye mesaj yayınlamasıyla da gururlandım.
Ama bir o kadar da şaşırdım.
Zira Vali Bey bir önceki yılın10 Ocak törenlerinde, gazeteciliğin temel eğitimini alan Piri Reis’in öğrencilerine hitaben konuşurken, ‘’gazetecilerin yazdıkları önemli değil’’ demişti.
Devletin Valisi bir anlamda, devletin gazeteciliği öğretmek için açtığı okulda verilen eğitimin önemsiz olduğu anlamı çıkarılacak şekilde konuşmuştu.
Çok şaşırmıştım.
Vali Beyden bunları işiten gençlerin, zaten bulanık olan zihinleri iyice karışmış olmalıydı.
Neden böyle düşünüyorum.
Gazeteye yaz aylarında staj için gelen öğrencilere her seferinde ‘’gazeteci olacak mısınız?’’ diye sorarım.
Gençler, gazeteciliğin temel eğitimini alıyor olsalar da, ileride bu işe devam etmek istemediklerini söylüyorlar.
Bunun da nedeni, gazetecilerin 1961 yılında kazandıkları hakları yitirmeleridir.
Bu nedenle gazetecilik artık popüler mesleklerden sayımlamıyor çünkü.
Oysa o haklar, gazetecilerin maaşlarını artırmak için verilmemişti.
212 sayılı o yasa, gazetecileri patron baskısından kurtarmıştır.
Çünkü 212 sayılı yasadan önce, iktidarlar her daim gazete sahiplerini baskı altına almak istemiş, iktidarlarla sıkıntı yaşamak istemeyen patronlar da, gazete çalışanlarını baskı altına tutmak istemiştir.
56 yıl önce elde edilen bu hakların tümünü günümüzde yitirilince mesleğin de günümüzde bir cazibesi kalmadı.
Neyse konumuz bu değil.
Bir gün önce yayınladığı mesajda, Samsun Basınına övgüler yağdıran Vali Şahin, Gazeteciler Cemiyetinin düzenlediği törende de, Samsun gazetelerini önce övmüş, sonra da ‘’Samsun’da yayınlanan gazetelerin tümü, bir internet sitesi kadar bile okunmuyor’’ diyerek aşağılamış.
Samsun basının mükemmel olduğunu söyleyemem elbette ama Türkiye’de nitelikli yayın yapan yerel gazetelere sahip 3 ilden biridir Samsun.
Valimiz bunun ayırtına varamamış olmalı.
Bu nedenle şehirde mahkemelerin ‘yasa dışı’ olarak tanımladığı ‘Parkomat’ uygulaması gibi bir garabetin sürmesine de şaşırmamak lazım.