Vali’nin Cumhuriyet Düşmanına Hürmeti
Yazarlar // 9 Şubat 2021 Salı 15:15

Ragıp GÖKER

Tarih 27 Nisan 2012..

Günlerden Cuma.

Şimdiki adı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olan ve daha önce Başbakanlığa bağlı Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün Çorum'da düzenlediği bir seminere katılmıştım.

Bölgede görev yapan birçok gazetecinin de davetli olduğu seminerin ev sahibi Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğüydü ama seminerin konuşmacıları arasında zamanın Basın Yayın ve TRT'den Sorumlu Devlet Bakanı Bülent Arınç ile daha sonra Samsun Valisi de yapılmış olan TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin de vardı.

Seminer iki gün sürmüştü sanırım.

Son gün, yani 27 Nisan'da Anitta Otel'in önüne gelen yolcu otobüsleriyle Alacahöyük'e yani Hitit Başkenti Hattuşa'ya götürüleceğimizi düşünmüştük ama kortej ters yöne hareket edince şehrin girişinde ''Mübarek topraklara hoş geldiniz'' yazılı bir pankartla karşılaştığımız İskilip'e götürüldüğümüzü anladık.

İskilip'e tepeden bakan bir açık hava lokantasında İskilip Dolması yemek keyifliydi ama orada bir süre bekletilince bunun nedeninin Bülent Arınç'ın türbe ziyaretine gitmesinden kaynaklandığını öğrenmiştik.

O türbe mezar İskilipli Atıf Hoca'ya aitti.

Bu arada İskilip'e girerken dokuz pare de top atışı yapılmıştı ve ''neyin zaferini kutluyoruz'' diye düşünmüştüm ama bunun neden yapıldığını Bülent Arınç'ın İskilipli Atıf'ın türbesine yapmış olduğu ziyaret sonrasında anlamıştım.

Bir gün sonra da, bu sütunlarda ''İskilip toprakları mübarek mi?'' başlıklı bir yazıda bu durumu eleştirmiştim.

O yazı, İskilipliler tarafından çok eleştirilmiş, bir tek çarmıha gerilmediğim kalmıştı.

Amacım ''bıldır ki hurmalar, bilmem neremi tırmalar'' türünden bir yaklaşımla geçmişi kaşımak değil elbette ama Çorum Valisi Mustafa Çiftçi'nin, Atıf Derneği tarafından düzenlenen İskilipli Atıf’ı anma programına katılması nedeniyle eleştiriler artınca ''Vali'nin amacı ne olabilir?'' sorusunu sordurmaktı.

Sahiden Çorum Valisi Mustafa Çiftçi'nin mezar ziyaretinin amacı ne olabilir.

Vali türbe ziyareti yapamaz mı?

Yapar elbette.

Ve fakat.

Cumhuriyetin valisi, cumhuriyet düşmanlığı ile bilinen ve bu nedenle idam edilmiş birinin mezarına yaptığı ziyareti, ''şahadetinin yıl dönümünde andık'' şekkinde bir notla valilik hesabından paylaşamaz.

Paylaşmamalı.

Peki, kimdir bu İskilipli Atıf.

İskilipli Atıf, Kuvayi Milliye’ye, Milli Mücadele’ye karşı çıkan ve işgal güçleri ile bağlantılı Teali İslam Cemiyeti'nin (İslamı Yüceltme) yöneticilerindendir.

Atıf Hoca'nın şapka devrimine karşı çıktığı için asıldığı bilinir ama aslında yargılandığı İstiklal Mahkemeleri’nde, yazdığı bir kitapta, ‘halkı isyana teşvik’ ettiği ve Milli Mücadele sırasında da ihanet bildirileri’ yayımladığı için cezalandırıldığını biliyoruz.

İskilipli Atıf’ın başkanı olduğu Teali İslam Cemiyeti’nin 26 Eylül 1919’da yayımladığı bildiride Kuvayi Milliye’ciler, “adi eşkıya, cani, kudurmuş haydutlar” olarak nitelendirilmişti.

Teali İslam Cemiyeti, İngiliz Muhipleri (İngiliz Sevenler) Cemiyeti ile birlikte, Anadolu'nun işgaline direnen Kuvayi Milliye kuvvetlerine karşı düşmanca tavırlarıyla bilinir.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının İngiliz'leri kızdırarak, Yunanlıların Anadolu'yu işgaline sebep olmakla suçlayan İskilipli Atıf yönetimindeki Teali İslam Cemiyeti, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, yani Kuvvacı’ların öldürülmesi gerektiğini savunan bildiriler yayınlamış ve dağıtmıştı.

Teali İslam Cemiyeti de, İngiliz Muhipleri Cemiyeti de düşmanlarımızın işbirlikçiydiler yani.

Bu nedenle, Cumhuriyetin bir valisinin, cumhuriyet düşmanlığı işle bilinen birinin mezarını ziyareti sırasında çekilmiş fotoğrafları ''şahadetinin yıldönümünde andık'' şekkinde bir not eşliğinde duyurmasına ne denir.

Kutlayacak mıyız şimdi.

Ya da yumuşak bir geçişle..

''Şık olmamış'' mı diyeceğiz.

Vali Bey kusura bakmasın.

Bu durumda o kadar kibar olamayacağım ama gönlümden geçenleri de, devletimde üst düzey görevde bulunan bir yöneticiye söylemeyi ve burada yazmayı da kendime yakıştıramıyorum.