Uyuşturucuyla Mücadele
Yazarlar // 09 Aralık 2016 Cuma 11:16

Ragıp GÖKER

Ülkemiz tarihi ‘İpek Yolu’ üzerinde kurulmuş.
Tarih boyunca ticaret bu yol üzerinden yapılış.
Doğunun mal ve ürün zenginliği, bir zamanlar yoksul Avrupa’ya bu yol üzerinden aktarılmış.
Sanayi devrimiyle birlikte işler daha sonra tersine dönmüş.
Batı zenginleşirken, doğu yoksullaşmış.
Üretimden uzaklaştıkça da, doğu da başka arayışlar devreye girmiş.
Kolay yoldan zengin olmak isteyenler de bunu fırsat bilmiş.
Kolay yoldan para kazanmanın iki yönteminden birinin fuhuş sektörü olduğu zaten bilinir.
Bir diğer kolay para kazanma yöntemi de uyuşturucu ticaretidir.
Uyuşturucuyu temin etmenin en eski yöntemi ise haşhaştır.
Asya kıtası da haşhaşın bol ve kolay yetiştiği topraklarla doludur ama ekimini denetlemek de mümkündür.
Uluslararası uyuşturucu ticaretini yönetenler, bu yasa dışı ticaret için her dönemde ülkemizi Asya ve Avrupa arasında köprü olarak kullandılar.
Bu konuda sürekli suçlanan ülkemiz denetimlerini arttırınca, uyuşturucu tacirleri dağıtım için bölücü terör örgütünü kullanmaya başladılar.
Terör örgütünün gelirini uyuşturucudan elde ettiğini sağır sultan bile duymuştur.
Bu arada gelişen teknolojiyle birlikte uyuşturucu üretimindeki kaynaklar da değişmeye başladı.
Haşhaş çok sık kullanılmıyor artık.
Bunun yerini sentetik uyuşturucular adlı ki, uzmanlar bunun daha da tehlikeli olduğunu iddia ediyorlar.
Bu arada 15 Temmuz gibi bir tehlikeyi atlatan ülkemizin FETÖ tarafından işgal edilmiş olduğunu da fark ettik.
Yaklaşık beş aydır bununla mücadele ediyoruz.
Temizlik sürerken polis teşkilatımızdan da çok sayıda FETÖ’cü atıldı.
Dolayısıyla bir boşluğun oluşması da kaçınılmazdı.
Zehir tacirlerinin de bu durumu fırsata çevirdikleri anlaşılıyor.
Uyuşturucu satanlar, sokak aralarına kadar indiler.
Okul önlerine kadar inmelerinden korkuyorum.
Gençlerimizi korumak hükümetlerin anayasal görevidir ama tehlike gittikçe büyüyor.
FETÖ’den temizlenme sürecindeki ülkemizin polis teşkilatı yeniden yapılandırılıyor. Bu süreçte gençleri tehlikeden korumak için öncelikle ailelere büyük görev düşüyor.
Sonra da öğretmenlere.
En büyük görevde geçlerin elbette.
Gençlerimiz de bilinçlenerek kendilerine zarar verecek uyuşturucu gibi illetten uzak durmalıdır.