Üniversite-Sanayi İşbirliği Neden Olmuyor?
Yazarlar // 24 Temmuz 2017 Pazartesi 16:07

Ragıp GÖKER

Yaklaşık bir ay önce üniversite - sanayi işbirliğinin gerçekleşmeme nedenini kendimce açıklarken ‘’bilgi pahalı, İşadamı da cimri’’ diye yazmıştım.
Yazının yayınlandığı gün arayan FKK Güney Oto Lastik ve Takoz Sanayi AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı olan dostum Ufuk Altuncu ‘’neden bana haksızlık ediyorsun’’ diyerek sitem edince, ‘’oturalım ve bunu konuşalım’’ demiştim.
Ufuk Beyin işleri, bizim gündem yoğunluğu falan derken ancak Perşembe günü bir araya gelebildik.
FKK ve OMÜ tarafından birkaç yıl önce, nano teknoloji gerektiren bir ürünü geliştirmek amacıyla bir öğretim üyesinin yürüttüğü proje üzerinden ortak çalışma başlatılmış.
’Her şey iyi gidiyordu ama yürümedi’’ dedi Ufuk Altuncu,
‘’Neden yürümedi?’’ diye sordum ben de.
Birçok sebep söyledi Ufuk Bey ama işbirliğinin bozulma nedenlerinin sonuncusu, projeyi yürüten öğretim üyesinin asistanlara da para istemesi olmuş.
Bundan şunu alıyoruz.
Bir işbirliğinin sürmesi için karşılıklı fedakârlık gerekiyor.
Dahası üniversite tarafından da, işbirliği amaçlı bilimsel çalışmalar sırasında bilim insanlarına ek kaynak aktarılmalı, bunun için bütçe ortaya konmalı.
Şu an için üniversitenin, işbirliğine tek taraflı baktığı anlaşılıyor.
‘’Bilgi bizden, para işadamından’’ anlayışıyla işbirliği olmuyor yani.
Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, göreve başladıktan sonra düzenlediği basın toplantısında üniversite olarak sanayi ile işbirliğine önem vereceklerini söylemişti.
25 yıldır üniversite sanayi işbirliği konusunda onlarca vaaz dinledim.
Ancak bu işbirliği bir türlü gerçekleşmedi.
Nedeni de çok basit aslında.
Ortada bütçe yok çünkü.
Parasız hiçbir iş başarılamayacağı gibi bu konudaki çözümsüzlüğün nedeni parasızlıktır.
Şunun net olarak anlaşılması lazım:
Para yoksa işbirliği de yok.
Üniversite şehre katkı vermek istorsa ki, Rektör, bunu çok istiyor.
Bu konuda ‘’eli sıkı’’ denilerek, işadamlarını tek taraflı olarak suçlamak haksızlıktır.
Rektör, işbirliğinin bozulma nedenlerini arayıp kendisine bizzat sorar mı bilmem ama ‘’Biz fedakârlığa hazırız’’ diyen Ufuk Altuncu bir örnek olarak ortada duruyor.
Bilginin değerli ve değerli olan şeyin de bir bedeli de olacağı, İşdünyası tarafından da biliniyor artık
İşbirliği olacaksa, fedakârlık sadece işadamından beklenmemeli yani.
Adı üzerinde:
‘İşbirliği’

* * *


İhsan Kalkavan

Doğuyoruz, büyüyoruz ve bir gün oluyor o ilahi emir geldiğinde bu dünyadan göçüyoruz.
Geriye anılar kalıyor.
İhsan Abi ile hangi yıl tanıştığımı hatırlamıyorum bile, tanışıklığımızın üzerinden çok zaman geçmiş yani.
Ki; kim tanımazdı O'nu.
İyi kalpliydi.
Bu dünyanın çirkinliklerine daha fazla tahammül edemeyen iyi kalbi teklediğinde yatağa düşmüştü.
Dün haber aldığımızda o iyi kalbi " artık buraya kadar" demiş.
İhsan Kalkavan anılarımızda yaşayacak artık.
Allah Rahmet eylesin.
Yıldızlar yorganı olsun İhsan.