Ülkücülerin Kafası Karışık
Yazarlar // 08 Aralık 2016 Perşembe 23:59

Ragıp GÖKER

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başkanlık sisteminin gelebilmesi adına yapılacak anayasa değişikliği için AK Partiyle anlaşması, MHP’yi böler mi bilmem ama ülkücülerde kafaların karıştığını söyleyebilirim.
Ülkücülerin, ‘Başbuğ’ bildikleri Rahmetli Alpaslan Türkeş’ten bu yana ‘Dava-Lider-Teşkilat’ gibi bir inançları vardır.
Bir ülkücü için ‘Dava’ kutsaldır.
Sorgulanmaz.
Dolayısıyla davanın temsilcisi olarak gördükleri lidere de saygı esastır.
Teşkilata bağlılıksa, aileye bağlılıkla bir tutulur.
Bazı ülkücülerin teşkilata bağlılığı, vatana bağlılık gibi gördüklerini de bilirim.
Bahçeli de buna güveniyor olmalı.
Bu nedenle Bahçeli’nin bunu ‘milletin, devletin ve vatanın bölünmez bütünlüğü’, adına yaptığına inananlar var.
Ancak,  AK Parti ile anlaşmayı Bahçeli’nin, ‘’önce ülkem, sonra partim’’ diye yaptığı açıklamalarına bağlayanlar kadar, bu durumdan hoşnut olmayanları da biliyorum.
Çevrenizde yakından tanıdığınız ülkücüler varsa ‘’Ne düşünüyorsunuz?’’ diye sorun.
‘Dava-Lider-Teşkilat’ inancına rağmen hoşnutsuzluğunu dile getirenlerin ne kadar da çok olduğunu anlayacaksınız.
Bu son duruma kadar ülkücüler, parti meselelerini kalabalıklar içinde tartışmazlardı.
Sorunlarını her zaman ‘Kol kırılır, yen içinde kalır’ anlayışıyla sadece kendi aralarında tartışırlardı.
Şimdi hoşnutsuzluğunu bırakın kalabalıklar arasında konuşmayı, sosyal medyada bile tartışmaya açanlar var.
AK Partinin Anayasa değişikliği ile ilgili yasa taslağı teklifini, önümüzdeki günlerde meclise getirmesi bekleniyor.
Teklif genel kurula ne zaman çıkacak bilmiyorum ama sosyal paylaşım sitelerinde MHP’li milletvekillerin telefon ve faks numaralarını paylaşan bazı ülkücüler, milletvekillerine ‘’Teklife ‘evet’ demeyin’’ diye çağrıda bulunuyor.
Ülkücülerden beklenen bir tavır değildir bu.
Böyle bir şey ilk defa oluyor.
Bahçeli bunu ‘‘Önce ülkem, sonra partim’’ diye yaptığını açıklar ama ülkücülerin ‘Dava-Lider-Teşkilat’ gibi sarsılmaz bir inancına rağmen konu tartışılıyorsa, tabanın bir kısmı lidere inancını yitirmiş olmalı.
Ülkücü tabanda kafalar karışık yani.

*    *   *
GURBETTEKİ SAMSUN
Dünya Gazetesinde çalıştığım yıllarda arkadaşlarımla birlikte  ‘Gurbetteki Samsun’ adı altında özel ekler hazırlamıştık.
Sezgin Gümüş’ü de o sıralarda tanımıştım.
O eklerin ‘İstanbul’daki Samsunlu İşadamlarına’ faydalı olacağına inanmıştı, ‘’Mademki bizim için buralara kadar geldiniz’’ diyerek, işini gücünü bırakmış, bizi aracına alarak, İstanbul’un dört bir tarafındaki işadamlarına götürmüştü.
Sezgin Gümüş, yüreği memleket ve millet sevgisiyle dolu bir adamdır.
O’nu, önceki akşam haber bültenlerinde etrafına topladığı Samsunlu İşadamlarıyla dolar bozdururken görünce hiç şaşırmadım.
Ama Sezgin Gümüş gibi bir adamı tanımış olmanın derin hazzını ve gururunu yaşadım.