Ülkücüleri Bahçeli de Bölemez
Yazarlar // 13 Mart 2017 Pazartesi 06:12

Ragıp GÖKER

Devlet Bahçeli’nin Başkanlık Sistemine onay vermesiyle başlayan durumla birlikte, MHP’nin referandum sürecinin en çok tartışılan partisi olacağı anlaşılıyor.
Genel Başkan seçildikten sonra, ‘çek-senet tahsilatı’ gibi olaylara bulaşarak, mafyacılık oynamaya başlayan ülkücüleri sokaktan çeken Devlet Bahçeli, bu hamlesiyle,1999 seçimlerinde yüzde 18 dolayında oy oranıyla ikinci parti konumuna getirdiği MHP'yi hükümet ortağı yapmıştı.
Ama Sinan Oğan’a yapılan saldırı sonrasında ‘’ülkücüler işini yarım bırakmaz’’ demesi nedeniyle bizi şaşırtan Bahçeli, Silifke’de konuşan Ümit Özdağ'a yapılan saldırıyı kınamak yerine "uyarıyorum, sabırları zorlamanın sonu iyi değildir" gibi tehdit içeren twitter mesajlarıyla da şaşkınlığımıza tavan yaptırdı.
Bu tavır ülkücüleri geriyor.
Haber bültenlerinde, ellerine bozkurt işareti vermiş bir gurubun, ‘’hareketin lideri Devlet Bahçeli’’ sloganıyla Ümit Özdağ ve Yusuf Halaçoğlu’nun konuşma yapacağı Mersin'in Silifke ilçesindeki salonu bastığına dair haberi izlerken, geçen hafta OMÜ’de ‘Hayır’ standı açan guruba saldıran öğrencilerin haberini hatırladım.
OMÜ’de ‘Hayır’ standını açanlara saldıranların haberi de, elleriyle bozkurt işareti yapmış gençlerin fotoğrafıyla yayınlanmıştı.
O haberin gazetemizde de manşet olduğu gün, MHP’nin eski İl Başkanlarından biriyle beraberdim.
Referandum için ne düşündüğünü sorduğum o eski İl Başkanı, ‘Hayır’ oyu vereceğini söylüyordu.
Ondan sonra göreve gelen İl Başkanı ise, Meral Akşener’in ekibinde olduğu için oyunun rengini çoktan açıklamış sayılırdı ama Çiftlik Caddesinde yürürken karşılaştığım, gençliğinde Ülkü Ocakları Başkanlığı da yapmış bir başka eksi İl Başkanı da, yüksek sesle ‘’Hayırlı akşamlar’’ diyerek yanımdan geçerken, referandum için mesajını da vermiş oluyordu aslında.
Sinan Oğan’ın konuştuğu kürsüyü yıkanların yanı sıra, Özdağ’ın Silifke’deki salonunu basanlar ve hatta ÖMÜ’de ‘Hayırcı’ guruba saldıranların hepsi yeni nesil ülkücülerden oluşuyor.
Hiçbiri bedel ödememiş.
MHP’li muhaliflere ‘’Bedelini ödeyeceksiniz’’ diye çemkiren Ülkü Ocakları Genel Başkanının da yeni nesil ülkücülerden olduğu kesin.
Oysa oyunun rengini ‘Hayır’ olarak açıklayan ülkücülerin tamamına baktığımızda, her biri, öyle veya bedel ödemiştir.
Bu eski nesil ülkücülerin bir çoğu, 12 Eylül döneminde ‘Medreseyi Yusufiye’ adını verdikleri cezaevlerinde yıllarca çile çekmiş, bazıları yanı başındaki arkadaşının öldürülmesine tanık olmanın yarattığı ağır travmayı yaşamış.
Bu yeni nesil ülkücülerin, konuşmalarını engellemek amacıyla salonlarına bakın yaptıkları Abi'lerinin, geçmişte yaşandıklarına dair fikirleri yoktur.
Bahçeli, MHP’nin Genel Başkanı kalabilmek için bu yeni yetmelere güvenerek ülkücü liderleri partiden atsa bile, bu durum ülkücüleri bölmeyecektir.
Geçmişin çilesini çekmedikleri için dirençli olmayacaklarını düşündüğüm bu yeni neslin, Bahçeli’ye de uzun süre destek olacaklarını sanmıyorum.
Devlet Bahçeli, Genel Başkan olarak partinin başında bir süre daha kalabilir belki ama ülkücülerin lideri olmak gibi bir özelliği çoktan yitirmiş.
O koltukta uzun süre kalamaz.