TSO, yönetimi ve vicdan muhasebesi
Yazarlar // 3 Nisan 2013 Çarşamba 08:02

Ragıp GÖKER

Uzunca bir süredir TSO Başkanını ve yönetimini eleştiriyorum. Kendimce haklı nedenlerim olduğuna inanıyorum.

Benim bir adayım yok açık söyleyeyim.

Kimsenin destekçisi değilim şu aşamada.

Sadece “Salih Zeki Murzioğlu bu görevi yapamadı” diye düşünüyorum.

Kendisini 25 senedir tanırım.

Kibar adamdır Zeki Bey.

Kimseyi kırmak istemez, kesin olarak bilmiyorum ama çevresindeki herkese de iyiliği dokunmuş olabilir.

Ve fakat

TSO Yönetim Kurulu Başkanlığı makamı; onun işi değil.

Belki iyi niyetle söylüyor.

Misal, Samsun’un gelişmişlik düzeyinde 33 sırada oluşuna getirilen eleştirileri yanıtlarken, öyle laflar etti ki anlayan beri gelsin.

Sanki doğrudan kendi suçuymuş gibi bu durumu sahiplendi. “Bu sıralamalar neye göre yapılıyor, bunu bilmeden eleştiriliyor” gibi laflar etti.

Ortada bir gerçek var. Samsun 33 sırada. Nasıl hesaplandığının ne önemi var. Bu durumu tuzu kurulara göre değerlendiriliyorsa söyleyecek bir sözümüz olmaz elbette. Ancak, orta direği yani Samsun halkının kahir ekseriyetini yakından ilgilendiriyor bu durum.

Başkan olmak için aday olurken onlarca proje ortaya koymuştu Zeki Bey.

“Şu projede başarılı oldu, sen haklı değilsin” diyebilen var mı bana.

Tek bir eleştiri almış değilim bu hususta.

“Rusya’ya uçak seferleri başlattık” dedi.

Sefer mefer yok ortada.

“Levyeye asıldık, Samsun artık uçuyor” dedi. Samsun’da kalkınmanın başladığını ima etti bu sözüyle.

Samsun’un piste bile gelemediği anlaşıldı.

Geçen hafta yazdım yine yazacağım.

Samsun’ un geçen yıl ihracatı 400 milyon Dolar civarında gerçekleşmiş.

Kayseri’ nin ihracatı ise aynı dönemde bizim 4 katımız kadar yani 1 milyar 600 milyon Dolar olmuş.

Gaziantep ise bizi yaklaşık 15’e katlamış, 5 milyar 873 milyon Dolar tutarında ürününü ihraç etmeyi başarmış.

Onlar uçmuş sahiden.

Ben bunları söylüyorum, rakamlarla konuşmaya çalışıyorum. TSO’ nun muhterem Başkanı da öyle yapsa iyi olur diye düşünüyorum.

“Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diye boşuna söylememiş atalarımız.

Hadi hayırlı işler.