Tramvaydaki Mavi Koltuklar
Yazarlar // 2 Eylül 2020 Çarşamba 09:17

Ragıp GÖKER

Adına ‘’Korona’’ denilen Covid 19 virüsünün bulaş riskinin en yüksek olduğu yerlerin toplu taşıma araçları olduğunu biliyoruz.

Sosyal mesafe kuralına uyulmasını sağlamak adına yan yana oturulmaması için tülü uyarılar yapılırken, belediyeler de türlü önlemler alıyor.

Misal halk otobüslerinin yanı sıra, belediyelerin toplu taşıma araçları olan tramvay ve belediye otobüslerinde bazı koltuklar ya iptal ediliyor, ya da koltuklara ‘’Buraya oturmayın’2 anlamına gelen uyarı yazıları konuyor.

Ayrıca maskesiz hiç kimse otobüslere ve tramvaylara alınmıyor.

Bunun yanı sıra, dolmuşlarda da sosyal mesafe kuralına uyulmasını sağlamak adına trafik polisleri sık sık denetimler yapıyor.

Kurallara uymayanlar kimi zaman uyarılırken, haber bültenlerinde kurallara uymayanlara ağır para cezası kesildiğine dair haberleri de izliyoruz.

Yurttaş olarak kurallara uymak görevimiz.

Bunun yanı sıra, kurallara uymayanları uyarmak da görevimiz.

Ben bunu sıklıkla yapıyorum mesela.

Ve fakat.

‘’Sana ne gibisinden’’ defalarca terslendiğimde oluyor ama bunun bir yurttaşlık görevi olduğunu bildiğim için uyarmaya da devam ediyorum.

Bunun için başım belaya girse ve biri tarafından darp edilsem bile görevimi yapmaya devam edeceğim.

Ayrıca, şu mavi koltuk konusu da var.

Toplu taşıma araçlarında mavi koltuklar var biliyorsunuz.

Hamile kadınlar.

Ve dahi ayakta duramayacak ve böyle yolculuk edemeyecek kadar yaşlı vatandaşlar ile engellilerin oturması için ayrılan mavi koltuklar var ya onlardan söz ediyorum.

Mavi koltukların, hamileler, yaşlı ve engelli vatandaşlar için ayrıldığını bilmeyen yoktur sanırım.

Ki;

Toplu taşıma araçlarında buna dair uyarılar da var zaten.

Buna rağmen bir engeli olmadığı halde o kotlulara oturanları görüyoruz.

Ve ben buna illet oluyorum.

Önceki hafta Atakum’dan İlkadım istikametine gelirken mavi koltuklara 25-30 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir genç adam oturmuştu.

‘’Delikanlı, bir engelin var mı?’’ diye sordum.

‘’Yok’’ demedi ama ’Yok‘ der gibi başını salladı.

‘’İyi eğitim almış birine benziyorsun, o koltukların, hamile kadınlar ile engelliler ve yaşlı insanlar için ayrıldığını biliyor olmalısın’’ dedim.

Hiçbir şey söylemeden, yüzüme baktıktan sonra telefonunu karıştırmaya başladı.

Ki;

Toplu taşıma araçlarında yaşlılara ve engellilere yer vermek istemeyen gençlerin büyük bir bölümü böyle yapıyor zaten.

Ben o delikanlıya böyle söyleyince, bir kadın bana yerini vermek istedi.

Oysa ‘’O kalksın, ben oturayım’’ diye söylememiştim bütün bunları.

Kadın iki durak sonra inecekmiş, bana onun için yer vermiş ama yerini bana verirken de ‘’Önyargılı davranmayın, farkında olmamıştır’’ belki diyerek genci savunurken, beni suçlamayı da ihmal etmedi.

Ben o uyarıyı yaptıktan sonra yaklaşık 20 durak geçmiş olmasına rağmen o genç adam kılını bile kıpırdatmadı ve tramvaydan inip, hızla duraktan uzaklaştı.

Genç adamın bir engeli olmadığı anlaşılıyordu ve ayrıca, iyi giyimliydi.

Takım elbise giymiş, kravat bile takmıştı.

Zarfa değil, mazrufa bakılması gerektiğini söyler ya eskiler.

Görünüşe aldanmamak gerekir yani.

Dün de İlkadım’dan Atakum’a giderken iyi giyimli bir genç kadın da mavi koltuklara oturmuştu.

Pandemiden korunmak için de, yanına kimsenin oturmasını istememiş olmalı ki elindeki poşetleri de yanındaki boş koltuğa koymuştu.

O genç hanımın da bir engeli olmadığı belliydi ama yüzsüzlüğünü katmerlemişti yani.

‘’Eğitim şart’’ deniyordu ya o reklamda.

Eğitimi diploma sahibi olmak olarak algılıyoruz ve bunda yanılıyoruz aslında.

Başka anlamları da var eğitim almanın.

Gittikçe ayarımız bozuluyor.

Umarım bir gün düzeliriz