Terörün Haklı Gerekçesi Olamaz
Yazarlar // 23 Temmuz 2015 Perşembe 00:00

Ragıp GÖKER

Ülkemin Ortadoğu’daki gibi bir bataklığa sürüklenmek istendiğini biliyorum.
İçimizde bu duruma düşmekten mutlu olacak insanlarında olduğunun farkındayım ama o tuzağa düşmeyeceğimize de bütün kalbimle inanıyorum.
Tarih boyunca kalkışım provalarıyla karşı karşıya kalmış bir milletiz.
Atalarımızın kurduğu 16 devletin, daha çok iç karışıklıklar sonucu yıkıldığını biliyorum.
Ama buna rağmen her zamankinden daha uyanık olmamız gerektiği gerçeğinin de altını çizmek isterim.
Yıllardır ‘’Neler oluyor?’’ türden soruları sorduracak bir dizi olayı yaşamaya başladık.
İçeride yeterince düşman varken, son yıllarda bir de dışarıdan sızan düşmanlarla uğraşmak zorunda kalıyoruz.
Reyhanlı’da havaya uçurulan 52 insanımızın neden olduğu acı henüz tazeliğini korurken Suruç’ta dışarıdan sızdığı anlaşılan düşmanlar tarafından 31 gencimiz havaya uçuruldu.
Bu ülkenin büyük bir bölümü suçsuz yere yaşamlarını yitiren gençler için gözyaşı döktü.
Suruç’ta gençler canlı bombanın patlaması sonucu havaya uçurulurken, aynı saatlerde Adıyaman’da bir başçavuş bölücü terörün kurbanı oluyor, şahadet şerbetini içiyordu.
Ve fakat
Her zaman olduğu gibi sapla samanı karıştırmakta mahir olanlarımız da hemen ortaya çıktı.

Suruç katliamı sonrası ‘’Huzurumuzu bozma çabaları’’ başlıklı yazımın bir bölümünde ‘’ Kobani’de çocuk parkı yapmak amacıyla bir etkinlik düzenleme amacındaki bir gurup genç, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki Halk Evi bahçesinde toplandıkları sırada bir canlı bomba tarafından havaya uçurulmuş’’ diye yazmışım.
Yazılarımız gazetenin internet sitesinde de yayınlanıyor biliyorsunuz, bizde bu yazıları daha sonra sosyal paylaşım sitelerinde yayınlıyoruz.
Bir gazetede köşesi olan ve yazdıklarını önemsediğim bir arkadaşımızın, anlaşılan yazımın o bölümündeki yorumuma itirazı var.
Yazımın o bölümünü almış ve devamına ‘’Bu alçak kurgu kargalar bile güldüler’’ diye kendi yorumunu eklemiş.
O kardeşimiz, anlaşılan gençlerin Kobani’ye park- bahçe ve kütüphane kurmak gibi bir niyetle gitmediklerine inanmış.
Bir kişinin yorumunu yazı konusu yaptığım için bana kızanlar olacaktır ama öyle anlaşılıyor ki, çok kişi aslında o yorumu yazan arkadaş gibi düşünüyor.
Şimdi sormak isterim.
Savaşa gitmedikleri belli oluyordu ama velev ki başka bir amaçla gitmemiş olsunlar.
‘’Oh olsun mu’’ diyeceğiz şimdi.
İnsanların, hayatlarının baharındayken henüz, yaşamlarını yitirmesi önemli değil mi?
Gençlerin parçalanarak öldürülmüş olmalarının hiçbir anlamı yok mu bazılarında.
Durum bu kadar basit açıklanabilir mi?
Terörün ne amaçla yapıldığı hiç önemli değildir.
Nereden gelirse gelsin terör lanet olası bir girişimdir.
Bir cana kast etmenin haklı gerekçesi olamaz yani onu demek istiyorum.
Bilmem anlatabildim mi?