Terbiyesiz
Yazarlar // 30 Ekim 2016 Pazar 01:18

Ragıp GÖKER

Samsunspor’un Teknik Direktörü Osman Özköylü, kupadan elenmemiz gerektiği ile ilgili o skandal sözlerini eleştirenler için ‘’Terbiyesiz’’ demiş.
Terbiye:
Eskiler, genel anlamıyla ‘adabı muaşeret’ deseler de, kısaca ‘eğitim’ anlamına gelir.

Bir de ‘Görgü’ anlamı var terbiyenin ama ‘‘Eğitim cehaleti alır, eşeklik baki kalır’’ dendiği gibi, terbiyedeki eğitimden kastedilen, sadece mektep medrese görmekle ilgili değildir.
Terbiyeli olmak, toplumun genel geçer kurallarına uymayı gerektirir.
Kısaca ‘Adam’ olmaktır.
Terbiyeli biri, formamızı emanet ettiğimiz çocuklarımızın başında gidilen ilk deplasman maçında maraza çıkarmaz mesela.
Ki;o formada ‘’Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim’’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün arması bulunur.
Başka hiçbir formada ‘Atatürk Arması’ yoktur.
Bu onur sadece Samsunspor’a aittir.
Atatürk’ün şehridir Samsun.
Bununla övünürüz ve bu onura leke sürülmesine izin vermeyiz.
Zeki birimidir Osman Özköylü.
Mesleki skalasındaki sportif başarıları nedeniyle ‘’Zeki değildir’’ diyemem.
Fiziki görünümü, çevik olduğu konusunda da fikir veriyor.
Peki, ‘‘Ahlaklı biri midir?’’ diye sorarsanız.
Ailesinin yüzünü kızartacak kötü alışkanlıkları olduğuna inanmam.
Samsunspor’un da gençlerini ‘ahlaksız’ birine emanet edeceğini düşünmem.
Ve fakat
Bir spor adamının müsabaka öncesi ‘’kazanmamız intihar’’ olur gibisinden sözlerini ‘spor ahlakına’ yakıştırmam.
Hele hele bu hatasını ‘’Terbiyesizlik etmesinler, millet bahis oynayacak diye onlara mı bakacağım’’ gibisinden şark kurnazlığı ile gizleme gayreti hiç yakışık almaz.
Milli piyangonun sayısal lotosu bahis oyunundan sayılır mı bilmem 60’ıma merdiven dayadığım şu yaşıma kadar spor müsabakaları üzerinden hiç bahis oynamadım.
Hakkı Yeşilyurt ve Davut Aktaş’ın da bahis oynamadığını bilirim ama Yener Cabbar, beni sayısal kupon doldurduğum için bile eleştirir.
Futbol maçlarının, sonucu önceden bilinmez.
Milyonlarca insan bu nedenle futbolu sever.
Yenmek de var, yenilmekte.
Takımımız, Özköylü yönetiminde çıktığı ilk maçta yenildi, evindeki ikinci maçında da berabere kaldı.
Taraftarlar üzülmüştür ama kimseden, terbiyesizce bir söz işitilmedi.
Ancak ‘‘Galatasaray, Fenerbahçe gibi takımlarla baş edemeyiz, guruplara kalırsak, intihar olur’’ diyerek, yenilgiyi baştan kabul eden bir anlayışla, bir ikinci lig takımından 4 gol yedikten sonra elenmek zorumuza gider.
Bunu eleştiririz.
Bizi üzen durum Menemen’e elenmek de değildir asla.
Geçen yıl da kupada başarısız sonuçlar aldık.
Fenerbahçe’ de geçmişte Pendikspor’a yenilerek kupadan elenmişti.
Kıyamet mi koptu.
Özköylü’ye yapılan eleştiri, elenmek nedeniyle değildir.
Tepkimiz, maça çıkmadan yenilgiyi baştan kabul ederek, göğsünde ‘Atatürk Arması’ bulunan formanın marka değerine yapılan sabotajdır.
‘Üç Maymun’ misali, ‘görmem, duymam, söylemem’ anlayışında olmadık hiçbir vakit.
O nedenle bu ’terbiyesizliği’ de görmezden gelemezdik.