Teknik Üniversite Neden Olmasın
Yazarlar // 22 Ağustos 2017 Salı 00:04

Ragıp GÖKER

OMÜ’nün Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, FETÖ’cü yapının el konulan üniversitesi BAŞARI’nın kampüsünü, Meslek Yüksek Okuluna çevirmek istiyor.
Bu durum Samsun’da tartışmalara neden oldu.
Oysa Rektör, seçim vaatleri arasında proje olarak sunduğu ikinci devlet üniversitesi fikrini, ziyaretine gittiği zamanın gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’a da anlatmıştı.
Ancak, rektörün bunları söyledikten 9 ay sonra, ikinci üniversiteye kesinlikle karşı olduğunu açıklaması, herkes gibi biz de şaşırtmıştı.
Hedef HALK bu konuyu günlerdir gündeminde tutuyor.
Cumartesi günü bu köşede yayınlanan yazıma görüşlerine önem verdiğim iki teknik adamdan, iki farklı yorum geldi.
İnşaat Mühendisi Hasan Koç, Samsun’a ikinci bir devlet üniversitesi kurulması fikrini desteklerken, kurulacak üniversitenin, sanayinin gelişmesi ve hatta üretimin artması için informatik bilgiler dahil, temel bilimleri de içinde bulunduran bir teknik üniversite olması gerektiğini söylüyor.
Nitelikli öğretim üyelerini yetiştirmeden, her ile üniversite açılması fikrine karşı olduğunu söyleyen Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı İshak Memişoğlu ise, ’’bu konuya sadece ekonomik açıdan bakacak olursak, ülkenin çocuklarına yazık ederiz’’ diyor.
Buna karşın, BAŞARI’nın kurulu kampüsünü Meslek Yüksek Okulu olarak değerlendirmenin de doğru olmadığını ileri süren Memişoğlu, ‘’daha fazla yapı eklemeden, butik üniversite mantığıyla o kampüsü teknik üniversite olarak değerlendirmek mümkün. Bu fikre ben de sıcak bakarım’’ demeyi de ihmal etmiyor.
Meslek Yüksek Okulu yapılırsa, o kampüse kesinlikle yazık edilecek.
Rektör söylüyor ama BAŞARI’ya ait o kampüsün Meslek Yüksek Okulu olarak değerlendirme fikrinin sadece rektörün düşüncesi olmadığına inanıyorum.
Bir kişinin, özellikle bir bilim insanının fikri bu kadar kısa sürede değişmez.
Bu nedenle, ‘’Rektörü birileri etkilemiş olmalı’’ diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

 UYAN BE ŞEVKİ
UYAN BE ŞEVKİ
İki gün önce Sinop'taki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu kaldırıldığı Medikal Park Samsun Hastanesi’nin yoğun bakımında yatan Gazeteci Şevki Yıldırım 40 yıllık arkadaşımdır. Birlikte de çalıştık bir süre ama farklı gazetelerde de çalışsak, kendisinin her daim desteğini gördüm. Ülkem ve ülkemdeki insanların yaşadığı sorunlara kep duyarlı kalan kardeşimin yorgun kalbi, gerilime daha fazla dayanamamış ve iki gün önce alarm vermiş. Şimdi derin bir uykuda arkadaşım. Dün akşam ziyaretine gittiğimizde Eşi Şükran, bir yakınıyla telefonda konuştuğu sırada arayan kişi çocuklarını sormuş olacak ki, "yapacak daha çok işimiz vardı" derken iki damla gözyaşının yanaklarından aşağıya süzüldüğünü gördüm. Derin uykusunda bunu hissetmiştir kardeşim. Bu nedenle uyanacak eminim. Uyanacak ve Sinop Pusulası’ndaki ‘Şevki Abi’ adlı köşesinden yaşama dair hikayelerini anlatmaya devam edecek. Dualarımız senin için kardeşim.