Tarım Topraklarına Beton Yığını
Yazarlar // 09 Mart 2019 Cumartesi 08:15

Ragıp GÖKER

“Bu topraklar öyle rastgele kullanılsın diye değil, tarımsa tarım için kullanılması lazım. Yoksa her tarım alanına kalkıp biz beton yığınlarını dikersek bu vatana, millete ihanet ederiz”

Bu sözler, önceki gün Beştepe’de çiftçilerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ait.

‘’Doğru söze ne denir’’ diye söylendiği gibi, haddim değil ama Cumhurbaşkanı’nın bu sözünün altına imzamı atarım.

Dünya Gazetesi Yazarı Rüştü Bozkurt’tan dinlediğim şu sözü hiç unutmam:

Sadece tarım yaparak hiçbir ülke zenginleşemez ancak, yeryüzünde tarım yapmadan zenginleşebilen ülke de yoktur.

Yakın geçmişe kadar ürettikleriyle kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydi Türkiye.

Bize ne oldu da İran’dan soğan-patates satın alır hale geldik.

Günümüzde, Çin’den sarımsak, Bulgaristan’dan da saman almak zorunda kalıyoruz.

Niksar’ın güzelim topraklarında cevizin en güzeli yetişiyor ama ülkemin çarşısı ve pazarlarında İran cevizi satılıyor.

Bir yerde yanlış yaptık.

Ve fakat.

Tarım politikalarımıza yön verenler, yanlış yapıldığını kabul etmiyorlar maalesef.

Cumhurbaşkanı, tarım arazilerine beton dikmeyi vatana ihanet olarak görüyor ama Samsun’da Aşağıçinik topraklarına bir süre önce beton yığınları dikildi bile.

Ki; ülkemin en verimli topraklarından sayılır Aşağıçinik Ovası.

Ülkem, tütün tarımından vazgeçti ancak, 15 yıl öncesine kadar, yeryüzündeki en dayanıklı tütün Aşağıçinik’in verimli topraklarında yetişirdi.

Lojistik Köy Projesi gündeme geldiğinde, aralarında Aşağıçinik merasının olmadığı beş farklı yer önerildi ancak, egemenler, ‘’Aşağıçinik merasında kurulacak’’ diye ayak dirediler.

H.HALK manşetinden verdiği haberlerle, bu fakir de, bu sütunlardan defalarca o kararın yanlışlığına dikkati çekmeye çalıştık ama dinletemedik.

Kaldı ki, Lojistik Köy’ü yapmak için meranın yetmeyeceği de biliniyordu.

AB’den alınan 43 Milyon Avro dolayında hibe krediyle yapılan projeyi tamamlayabilmek için vatandaşların mera kenarındaki tapulu arazilerine bir şekilde el konulması gerekiyordu.

Bunun için, Cumhurbaşkanı’nın bile öğrendiğinde  ‘’Bu kadar da olmaz’’ diyeceğine inandığım türden müthiş bir plan geliştirildi.

Aşağıçinik ovasının birinci sınıf tarım arazileri imara açıldı.

Böylece, okul, yol, meydan gibi gereksinimler için, imar geçen arazilerin yüzde 40’ının kamu malı sayılmasında olduğu gibi, köy halkının tapulu tarlalarının bir bölümüne el konuldu.

‘’Pes artık’’ dediğinizi duyar gibiyim.

Ama aynen böyle oldu.