Sürekli Çuvallıyoruz
Yazarlar // 03 Ağustos 2017 Perşembe 07:25

Ragıp GÖKER

Olimpiyat gibi büyük bir işi başardık ama günlük yaşamımızı doğrudan etkileyen birçok işte çuvallıyoruz.
Tel tel dökülüyoruz aslında.
Bir doktor, atama yazısı gelmeden, ‘yukarılardaki bir dayının’ siyasi gücüne güvenerek, hastane gibi çok ciddi bir kurumun Başhekimlik koltuğuna oturuyor.
Samsun’da kamu hastanelerin, adına ‘Genel Sekreterlik’ denilen bir kurum yönetiyor oysa.
O skandal atamada etkili olan ‘Dayı’ her kim ise, Bakanlığın Samsun’daki sağlık kurumlarını yönetmesi için atadığı Genel Sekreterlik makamını da yok saymış olmalı.
Bir anlamda kendileri tarafından atanmış bürokratı ve onun makamını harcamışlar yani.
Bu şehirde nicedir, hukukun üstünlüğü kuralı, üstünlerin hukuku şeklinde işliyor.
Otel olarak işletilen o sivri bina mesela, yapımı durdurulduğu halde,  mahkeme kararları yok sayılarak, ek düzenlemelerle yıkılmaktan kurtarıldı.
Aşağıçinik merasında yapılanlar da hukuksuzluk.
AB’den 49 milyon Avro kredi alındığı gerekçesiyle, meraya ve köylülerin arazilerine el konuldu.
Mahkeme, tıpkı bu ‘Parkomat meselesi’ gibi Aşağıçinik köyündeki uygulamayı da yaslara aykırı buldu ama mahkeme kararlarını uygulayacak kurumlar, her iki meselede de kelimenin tam anlamıyla kulaklarının üstüne yatmış vaziyetteler.
Mahkmelerin,  ‘’yasa dışı‘’ diye hüküm verdiği Parkomat konusunu eski Vali İbrahim Şahin 6 ay önce inceleyeceğini söylemişti güya ama konu el yakıyor olmalı ki, dosya ya Vali’nin önüne gelmedi, ya da vali dosyayı açamadı.
Bir açıklama yapılmadı çünkü.
Daha geçen gün, Büyükşehir Belediye Başkanı ‘’dozeri alıp, Tekkeköy’deki çarpık yapıları yıkmak istiyorum’’ dedi.
İktidar mensuplarının ‘’yavaş’’ diye Başkan’ı uyarmasını beklemem elbette ama Yusuf Ziya Yılmaz’a Belediye Başkanı olarak seçildiğini hatırlatacak olan muhalefetin hali pür melali de perişan.
MHP’liler, kendilerini Meral Akşener’den korumasını umdukları için, muhalefet yapmak yerine iktidar ortağı gibi davranıyorlar ama ya CHP’lilere ne demeli.
‘’Kendisi himmete muhtaç dede, gayriye nasıl himmet ede’’ dendiği gibi CHP’liler bizatihi hukuku çiğnedikleri için, şehirdeki hukuksuzluklara ses çıkaramaz durumdalar.
İlkadım ilçe örgütü, işten çıkarılan Kübra Sarıgöl’ün tazminatını ödemediği için mahkemede hesap verirken, İl Başkanlığı da çaycı olarak çalıştırdıkları İbrahim Karabal’ın parasını ödememiş.
CHP’nin Samsun’daki İl Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanını ‘’hukuka uy’’ diye uyarmaya kalksa mesela.
Biri de kendisine dönüp, ‘’tencere dibin kara, senin ki benden kara’’ dese ne cevap verir merak ediyorum.
‘Şapa oturmak’ deyimi sanırım tam da, bu haller için kullanılıyor.