Su Akar (Büyükşehir) Yolunu Bulur
Yazarlar // 11 Şubat 2022 Cuma 21:29

Ragıp GÖKER

Samsun'da içme suyu 6 lirayı aştı.

Büyükşehirler içinde en pahalı su İzmir'le birlikte Samsun'da satılıyor.

Samsun'da 6.61'lik tarife İzmir'de 6.41 olarak uygulanıyor.

Ve fakat.

Enfeksiyona endeksli biliyorsunuz bizde su tarifesi.

TEFE / TÜFE'ye göre ayarlanıyor yani.

Ki;

TEFE/TÜFE'de yerinde durmuyor.

TÜİK’e göre enflasyon yüzde 48'i aştı.

Bizim su tarifesi de 6 lira 61 kuruş oldu bu durumda.

Tarife böyle ama Büyükşehir  ''Faturaya esas uygulama'' adlı bir programla, suyu 6.01'den hesaplıyor ve faturalara da öyle yansıyor.

Bir yıl önce Samsun’daki su tarifesi 4 lira 60 kuruşmuş.

Günümüzde ise 6 lira 61 kuruşa dayanmış.

Her tarafımız su biliyorsunuz.

Allah verdikçe veriyor.

Çarşamba yakınlarındaki Çakmakkaya barajından Aşağıçinik'teki dağıtım ve dinlendirme merkezine gelen suyun Samsun'a varana kadar katettiği yol bu kadar.

Bizm suyun evlere kadar olan yolculuğu kısa yani.

Bu nedenle suyun maliyeti pahalı gibi bir mazeret ileri sürülmesin yani on demek istiyorum aslında

Su yanı başımızdan geliyor şehre ama mesela abonelerine hala 5 liradan su satan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi suyu şehre daha uzak mesafeden getiriyor ancak, nasıl oluyorsa oluyor, suyu abonelerine bizden bir lira daha ucuza su satıyor.

Samsun'daki su fiyatının bu kadar pahalı olma durumunun, maliyetlerle ilgisi olmasa gerek.

Başka bir durum var ortada yani.

Belediye borç batağında biliyorsunuz.

Diyeceksiniz ki;

''Borçlu olmayan belediye mi var?''

Beş-altı ilçe belediyesi dışında bütün belediyelerin borcu olduğunu biliyoruz.

''Borç yiğidin kamçısı'' denir.

Çevrilebilir ve ödenebilir olduğunda, özellikle belediyeler için borçlanmak hizmet edebilmenin koşullarından biri olarak görülüyor.

''Ödeme zorluğu gibi bir durum oluştuğunda ne oluyor?'' diye sorarsanız.

Hal böyle olunca durum şu oluyor:

''Vur abalının sırtına''

O borcu sen-ben ödüyoruz.

Yük vatandaşın sırtında kalıyor yani.

Dağıtım şirketi daha fazla kazansın diye elektrik faturasına iki ay arayla astronomik bir zam geliyor.

Elektrik faturaları kira bedelini aşıyor.

Belediyenin batağa sürüklenmesi durumunda ise toplu taşıma ücretlerine zam üstüne zam yapılırken, etrafı suyla çevrili şehirde en pahalı içime suyunu kullanmak mecburiyetinde kalıyorsun.

Bilmem anlatabiliyor muyum...?