Sevgisiz Toplum Olduk
Yazarlar // 05 Mart 2017 Pazar 07:22

Ragıp GÖKER

’Rüzgar eken, fırtına biçer’’ sözü ne kadar anlamlı.
Kız çocuklarına ‘Sevgi’ adını veriyoruz ama her geçen gün bir birimizi sevmekten uzaklaşıyoruz.
Rüzgar ekiyoruz ha bire, bu durumda fırtına biçmek de kaçınılmaz oluyor haliyle.
Geriliyoruz.
Sizin gibi düşünmeyene tahammülünüz ne kadar?
Hadi itiraf edin.
Yok değil mi?
Biz böyle olunca, bunun siyasete yansıması da normal.
Referandum öncesi ‘Evet’ ve ‘Hayır’ cephelerinin biri birini ‘hain’ olmakla suçlamalarını da şaşırma o vakit.
Oysa Sait Faik’in de dediği gibi bir insanı sevmekle başlıyor her şey ve bir insanı sevmekle bitiyor aslında.
İçgüdülerimizle değil, duygularımızla hareket eden tek canlı türü olarak, ürememizin temelinde de sevgi yatıyor.
Gidenlerin arkasından gözyaşı dökme nedenimiz de sevgidir unutma.
‘’Sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir’’ sözleri üzerine kurulu ‘’sevdim seni bir kere’’ adlı Özdemir Erdoğan şarkısını yıllardır söyleriz ama bu sözün derin anlamını düşünmeyiz nedense.
Ferhat, Şirin’e duyduğu aşkı ispat edebilmek için dağları delmiş ama her gördüğüne meftun ol da demiyorum.
‘’Tahir olmak ta ayıp değil

Zühre olmakta

Hatta sevda yüzünden ölmekte ayıp değil

Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte yani yürekte’’
Bunları söyleyen Nazım Hikmet, Zühre olarak gördüğü kadınlarını Tahir gibi sevmiş ama birini sevmek için ille de Tahir olmak gerekmiyor.
Kalbinin sesini dinle.
Sadece sev.
Sevmek için bir neden gerekmiyor çünkü.
Sevgiye dair çok söz söylenmiş.
Bunlardan biri ‘’sevgi, doğanın ikinci güneşidir’’ diyen Amerikalı Yazar Gary Chapman’a ait.
Ve fakat
Ben en çok Şemsi Belli yazmış diye bildiğim ‘’Sevgi, sevenlerin kalplerinde ve dudaklarında sadece sevgidir’’ sözünü severim.
Sevgiyle kalın.