Sevgili Öğretmenim
Yazarlar // 24 Kasım 2016 Perşembe 06:09

Ragıp GÖKER

Allah’ın, Sevgili Peygamberimize ilk emri ‘’Oku’’ diye olmuş.
İlk vahiy geldiğinde 40 yaşında olan Peygamber, okuma yazma bilmemiş olsa da, Allah’ın kelamını, Cebrail aracılığı ile bize rehber olarak bırakmış ama ‘’İlim Çin’de de olsa, gidip alın’’ hadisiyle de, öğrenmenin önemini anlatmış.
Sade okumak da yetmez aslında.
Okuduğunu anlamak daha önemlidir ancak, bunun için alfabedeki 29 harfi öğrenmekle başlıyor her şey.
Bir süredir, evimin bulunduğu apartmanın alt katındaki öğretmen bir ailenin 6 yaşındaki oğlu Bertuğ’un, okulundan evine mutlu şekilde dönüşünü izliyorum.
Bir hafta önce merdivenlerde rastlayınca, ‘’Bugün ne öğrendiniz?’’ diye sordum.
‘’O’ya geldik, Dede’’ dedi, gururla.
‘’Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’’ demiş ya Hz. Ali.
Bertuğ’un öğretmenine 29 kere, 40 yıl köle olmak için öğrenecek daha11 harfi kalmıştı.
Oğlum Doğuşcan’ın okula başladığı günlerin üzerinden 26 yıl geçmiş olsa da ödevlerine nezaret ederken, o yaşta bir çocuğa bilmediği şeyleri öğretmenin ne kadar zor olduğunu dün gibi hatırlarım.
‘’Peygamber sabrı’’ denir ya, öyle bir sabır gerekir.
Öğretmenlerde var işe o sabır.
Bu nedenle hep gıpta ile baktım ben öğretmenlere.
İlkokul çocuklarına öğretmenlik yapmak sabır ister de, lise ve üniversitelerdeki koca koca adamlara ve genç kızlara öğretmenlik yapmak için ise sabrın yanı sıra çelik gibi sinir gerekir.
Mensubu olduğum 78 kuşağının gençlerini hatırlıyorum.
Devrim Lisesindeki Tarih Öğretmenimiz Erol Yükselen, tarihte kurulan Türk Devletlerinin yıkılma nedenlerini ‘kardeş kavgası’ olarak anlatırken, arkadaşlarımızın bir kısmı okul kantinde bir birini boğazlıyordu.
Buna rağmen öğretmenlerimiz o kavga eden arkadaşlarımıza da baba şevketiyle yaklaşırdı.
Tıpkı günümüz Güneydoğu’sunda şehit edilen eğitim neferlerimiz gibi, yine de aralarında teröre kurban gidenler oldu.
Bugün ‘Öğretmenler Günü’.
Kutlu olsun.
Ancak, Ulu Önder Atatürk’ün ‘fikri, vicdanı ve irfanı hür nesiller’ yetiştirmelerini bekleyerek, bir anlamda Cumhuriyetimizi yaşatma görevi verdiği öğretmenlerimiz arasında geçim sıkıntısı çekenler bile var.
Öğretmen olarak yetiştirdiğimiz birçoğunun da atanamamak gibi sorunlarla karşı karşıya olduklarını biliyoruz.
Bir harf için 40 yıl köle olmamız gereken sevgili öğretmenlerimize ülke olarak çok iyi baktığımız söylenemez.
Hakkınız ödenmez biliyorum ama bu kutlu günde ellerinden saygıyla öperken, aşmak zorunda bıraktığımız zorluklar nedeniyle de affet bizi ‘Sevgili Öğretmenim’.