Şehrimde İyi ve Güzel İşler de Oluyor
Yazarlar // 4 Ekim 2021 Pazartesi 16:05

Ragıp GÖKER

Allah'tan iyilik ve sağlık dilediğim babamın yaşamakta olduğu sağlık sorunlarının tedavisi nedeniyle yaklaşık 10 gün bu sütunu boş bırakmak durumunda kalmıştım.

Babacığım iyi şimdi çok şükür.

Bir süre Samsun Gazi Devlet Hastanesinin Nöroloji Servisine misafir olduk.

Hastanenin yönetim biriminden doktoruna ve yardımcı sağlık personeline kadar her birinden yardım gördüm.

Bunun için babamın yeniden sağlığına kavuşması sağlayan her bir çalışanına gönülden teşekkür ederim.

Ve fakat.

Hastanedeki güleryüz ve özverili çalışma durumu sadece bize özel olsa, konuyu buraya taşımazdım inanın.

Kişisel düşüncelerimizi gazetede yayınlayacağımız bir teşekkür mesajıyla dile getirir ve konuyu kapatmış olurduk.

Ama hastane hepimizin ve oradaki durum her Samsunluyu da ilgilendiriyor.

‘İyilik’ orada bulaşıcı bir durum gibi olmuş adeta.

Aksilikler yaşanmıyor mu, yaşanır elbette ama genel durum herkese iyi niyetle ve özveriyle yaklaşılmasıdır.

Bunu da gözlemlemiş olmanın iç huzurunu yaşıyorum açıkçası.

Günümüzde Gazi Devlet Hastanesi olarak bilinen yapı , eski SSK Samsun Hastanesiydi biliyorsunuz.

Ana bina çok eski yani.

Ben 63 yaşımdayım.

Çocuktum.

Hastane vardı.

Samsun'da her yerden o binayı görmek mümkündü.

Çocukken henüz, yolumuzu bulmak için o binayı pusula niyetine kullanırdık.

Yenileme çalışmaları için yoğun çaba harcandığını biliyorum ama bina yenileme çalışmalarına da fazla izin vermiyor.

Eski yapının hemen önüne ve ona entegre olarak 11katlı yeni bina yaptırılmıştı biliyorsunuz.

O yeni bina da hummalı bir çalışma var.

Akıllı binaya dönüştürülüyor 11katlı o yapı.

Isıtma ve soğutma sistemi A Plas otellerdeki gibi oluyor.

5. kattan itibaren çalışmalar başlatılmış.

Hafta sonu malzeme taşıyan iki arkadaştan öğrendiğime göre yeni yoğun bakım ünitesi de kuruluyor hastaneye.

Bir bina ne kadar lüks olursa olsun, bu durumda o yapıya ''İyi bir hastane'' denmeyeceğini bilecek tecrübeye de sahibim..

Bir hastaneyi, iyi bir hastane yapan, önce personeli, sonrada donanımlarıdır elbette.

Binin üzerinde çalışanın her birinin mükemmel olmasını bekleyemeyiz elbette ama bir haftayı aşan konukluğumuz sırasında çoğunun gönülden hizmet verdiğiniz gözleme şansım oldu.

Yetenekli hekimleri de var.

Eksikleri yok mu?

Elbette var.

Ama eksikleri gidermek için gayrette var.

Şu korona belası nedeniyle sağlık personeli zor günlerden geçiyor.

Verilen sözler yerine getirilmediğine dair hekimlerin şikayetleri bir tarafa Demoklasin Kılıcı gibi duran yönetmelikler ve randevu sisteminde yapılan değişiklikler sağlık personelinin en çok şikayet ettiği konular oluyor ki haber bültenlerinde buna dair şikayetleri sıkça işitmeye başladık.

Korona denen bu belayı yeneceğiz bunu da biliyorum.

Bu sınavdan başarılı çıkmamız için doktorlarımıza, hemşirelerimize ve yardımcı sağlık personelinin gayretlerine ihtiyacımız var.

Sağlıkçıların da devletin desteğine ihtiyaç durduğu da muhakkak.

''Hipokrat yemini ettiler'' diye fedakarlığı sadece doktorların gayretinden beklemek ne kadar doğru ona da siz karar verin.

Bu arada ben buralarda yokken Türkiye'nin Gurur Projelerinden biri olan TEKNOFEST'in, seneye Samsun'da düzenlenecek olmasının gururunu yaşayan bir hemşeriniz olarak bu konudaki düşüncelerimi de kısmet olursa yarın yazacağım.