Şehitlerimiz İçin
Yazarlar // 04 Eylül 2016 Pazar 00:00

Ragıp GÖKER

Önceki gün gazetedeki arkadaşlarımla konuşurken ‘’Artık terör yazmayacağım’’ demiştim.
Çünkü ‘’Her terör olayından sonra yazınca, teröristlerin istediğini yapıyor olabilir miyim acaba’’ gibi bir duyguya kapıldım bir an.
Ama iki gündür yaşananlar ‘’Gel de yazma’’ dedirtiyor.
Teröristler tam anlamıyla ‘gemi azıya almış’ durumdalar.
Güvenlik güçlerimiz teröristlerin hakkından geliyor elbette çok şükür ama çocuklarımız da ölüyor bir taraftan.
Terör bitsin istiyoruz.
Barış içinde yaşamayı diliyoruz.
Benimki bir temenni elbette ama benim ‘’Bitsin’’ dememle olmuyor.
Biz başlatmadık çünkü.
O nedenle de, bitirecek olan da biz değiliz.
Önceki gün Başbakan da ‘’Çözüm, mözüm yok’’ diyerek,  bizim tarafımızdan bir adımın daha atılmayacağını kesin bir dille söyledi.
Türkiye ‘Açılım süreci’ gibi bir saçmalığı daha yaşamayacak anlaşılan.
Barış isteniyorsa bunun birinci koşulu, terör örgütünün silahlarını bırakarak, kayıtsız şartız teslim olmasıyla mümkün olacağı anlaşılıyor.
Ki;
Olması gereken de budur.
Devletin teröristlerle pazarlığa oturması zaten beklenmemeli.
Terör yazmayacaktım
Ama iki gündür tırmanan olaylar nedeniyle ne yazık ki, yazmak zorunda kaldım.
Şehitlerimizin aziz hatıralarına borçlu olduğumuz için yazıyorum.
Birkaç gün önce teröristlere seslenerek ‘’Kendi kanınızda boğulun’’ diye yazmıştım.
Bölücüsüne de lanet olsun.
Dincisine de.
Hatta dindar görünüp devleti ele geçirmek için darbeye kalkışanına da.
Terörün her türlüsüne lanet olsun.
Kendi kanınızda boğulun.
Düşün artık yakamızdan.