Şehir Hastanesi Yapacağız Ama
Yazarlar // 25 Ekim 2017 Çarşamba 09:29

Ragıp GÖKER

Cerrahi alet üretiminin ülkemizdeki tek merkezi olmamıza rağmen, Sağlık Endüstri Bölgesi kapsamına bizim yerimize Zonguldak ve Trabzon alınmış olsa da, ‘Sağlık Kenti’ olma iddiasındayız hala.
Gelişmiş hastanelerimiz, iyi yetişmiş doktorlarımız var onu biliyorum.
Bu özelliğimiz Samsun’u ‘Sağlık Kenti’ yapmaya yeter mi bilmiyorum ama şu anki durumun, her geçen gün geriye gittiğini biliyorum.
Şehir Hastanesi kurmanın hazırlıklarını yapıyoruz.
Bunun için Canik ilçe sınırları içinde arsa bile bulundu.
Şehir hastanelerini, yatırım aşamasında yaratacağı istihdam olgusu için önemsiyorum ama buna rağmen gerekli bir yatırım olarak görmüyorum.
Hatta şehir hastanelerinin, AK Parti’nin en önemli icraatlarından biri olan sağlık reformuna zarar vereceğini düşünüyorum.
Bu konuda daha önce de yazdığım çekincelerimi, o yazıları okumayanlar olabileceğini düşünerek, bir kere daha tekrarlamak isterim.
AK Parti’nin ‘Sağlık Reformu’ olarak adlandırdığı programın temel unsuru, kamu hastanelerindeki döner sermayeden, hekimlere ve diğer sağlık personeline pay verilmesi esasına dayanıyordu.
Performansa göre hekimlere döner sermayeden pay verilecek olması nedeniyle doktorların tamamına yakını, muayenehanelerini kapatıp, kamu hastanelerinde görev almışlardı.
Devlet, bir nevi kazan- kazan sistemi kurmuştu yani.
Bir doktor, ne kadar çok hastaya bakar ve tedavi ederse, o kadar çok para kazanıyordu.
Devlet de kazanıyordu haliyle.
‘Yap - İşlet – Devret’ modeli gibi olmasa da buna yakın bir sistemle kurulan şehir hastanelerinde ise bu uygulama yok.
Devlet, yüzmilyonlarca liraya yaptırdığı şehir hastanelerinin işletmesini de, hastaneyi kuran firmaya bırakıyor çünkü.
Üstelik devlet yüklenici firmaya kira da ödüyor.
‘’Ne var bunda?’’ demeyin.
Bu kira bedeli senin, benim, hepimizin cebinden çıkacak ama döner sermaye uygulamasının olmaması bile tek başına yeter bir sebep aslında.
Doktorların mesleğe ‘Hipokrat Yemini’ ederek başladıklarını bilirim ama bir tür müşteri memnuniyetiyle polikliniğine hasta çekebilmek için canla, başla çalışan kamu hastanelerindeki doktorların, şehir hastanelerinde aynı hassasiyeti göstermesini beklemesin kimse.
Yazı konumuzun ana unsuru da bu değil aslında.
Şehir hastaneleri kurma planları yapıyoruz ya. Dr. Ahmet Demircan’ın Sağlık Bakanı olmasının üzerinden yaklaşık 100 gün, yani 3,5 aya yakın bir süre geçti ama hala hiçbir ile Sağlık Müdürü bile atanamadı.
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği de kapatıldı biliyorsunuz.
Sağlık Müdürü de olmayınca, sağlık sistemini kim yürütecek.
Bunu da geçtim.
Hastanelere Başhekim bile atanamadı.
Hastanelerde şu an mevcuttaki malzemeler kullanılıyor ama onlar bitince ne olacağını düşünmek bile istemiyorum.
‘’Teşbihte hata olmaz’’ denir ya, sağlık sistemimiz şu sıralar, yetkisiz yetkililer tarafından yönetiliyor.
Makamında vekaleten oturan hangi yetkili bu devirde sorumluluk alıp, milyonlarca liralık faturalara onay verir.
Şehir hastanesi mi kuracaksınız.
Geçiniz.

Şu yönetici sorununu çözün önce bir zahmet.…