Savaş Kararını Millet Vermeli
Yazarlar // 28 Temmuz 2015 Salı 00:00

Ragıp GÖKER

Türkiye hızla savaşa sürükleniyor.
Ki;
Yıllardır terör belasıyla uğraşıyoruz.
Örtülü bir savaş hali yaşıyoruz yani.
Bu ülkeyi bölme amacındaki, kökü dışarıdan beslendiği bilinen bir bela var başımızda.
Ülkemizin terörle mücadelesi, bölücü örgütün 1984 yılında Eruh’ta gerçekleştirdiği o eylemle başladığı düşünülse de, terör örgütünün kuruluşu çok daha eskiye dayanır.
Her neyse terör örgütünün kronolojisini çıkaracak değiliz.
Muradım, ülkemin terörden çektiklerini anlatmaktır.
Çok can kaybımız oldu.
Kınalı kuzularımız hayatlarının baharında  kirli bir savaşın kurbanı oldular.
Genç yaşta 30 bin dolayında gencimizi toprağa verdik biz.
Ekonomimize vurduğu darbe cabası.
Şu terör belası olmasaydı, bu çalışkan millet en az iki kat daha zengin olurdu.
Gıptayla bakılan bir ülke olurduk.
Ama bırakmadılar.
Milyar dolarlarımız o kirli savaş sırasında heba oldu.
Çözüm süreci başladığında önce rahat bir nefes aldık.
Ülkemin normalleşebileceğini düşünmüştüm.
Bölücü örgütün silah bırakacağına ve bu savaşın biteceğine iyiden iyiye inanmıştım.
Ama rahat bırakmıyorlar ülkemi.
IŞİD denen bela türedi şimdide.
Allah adına öldürüyorlar.
Allah’ın ‘’Bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmüş sayılır’’ emrine rağmen sorgusuz sualsiz, kendisi gibi inanmayanların kafasını kesiyorlar.
Bu acımasız örgüt, bir anda güney komşumuz oldu.
Buna göz yumulamazdı.
Ve fakat
‘’Neden şimdi’’ diye sormanın hakkımız olduğunu düşünüyorum.
Niğde’de tuzak kurup askerlerimizi şehit ettiler önce.
Rehyanlı’da 52 vatandaşımızı havaya uçurdular sonra.
Süleyman Şah Türbesini bile bir gece vakti bu örgütün elinden kaçırdık.
‘’Neler oluyor?’’ diye sorduk kendi kendimize.
Ama hükümet kanadından bir reaksiyon görmedik maalesef.
Ne zaman ki 7 Haziran seçimi oldu, meclis aritmetiği değişti.
IŞİD’in ülkemiz için bir tehdit unsuru olduğunu hatırladık.
Bu nedenle olsa gerek, kamuoyunda ‘’IŞİD bahane, savaş şahane’’ diye söylenenlerin sayısı artmaya başladı.
IŞİD ve PKK’nın bombalanmasını Ak Partinin oy devşirmeye dönük bir eylemi olarak yorumlayanların sayısı gittikçe artıyor.
Bu durum savaş kadar tehlikelidir.
Türkiye bir an önce normalleşmelidir.
Öncelikle yeni bir hükümetin kurulması sağlanmalıdır.
Sınırımızda yeniden bir savaşa girilecekse bu kararı meclisin onayı ile yeni hükümet almalıdır.
Sınır ötesi operasyon gibi önemli bir kararı istifa etmiş bir hükümetin kararı olmasın.
Aksi halde bu ülkenin kararı olmaktan çıkar, bir partinin kararı gibi algılanır.
Bunu da demokrasimiz kaldıramaz.