Sanayiyi Şahlandırmak
Yazarlar // 21 Mart 2019 Perşembe 22:19

Ragıp GÖKER

‘’Sanayi şahlanacak’’ demiş Mustafa Demir.

Ki; AK Parti’nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayıdır Mustafa Demir.

Üç dönem Samsun Milletvekili olarak görev yaparken bir dönem Bayındırlık Komisyonunda görev alan Mustafa Demir ayrıca, 60. TC Hükümetinin de Bayındırlık ve İskan Bakanı olmuştu.

Demir, 17 yıllık AK Parti hükümetleri döneminde gelişmeyen sanayimizi, kendisinin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi halinde şahlanacağına dair iddiasına, Samsun seçmenine nasıl inandıracak doğrusu merak ediyorum.

Samsun’da sanayinin gelişmesin dair çabalar yeni değil üstelik.

Türkiye’de sanayi, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren İstanbul’da yoğunlaşmıştı.

Halen de öyledir ya.

Sanayinin Anadolu’da yaygınlaşma çabaları ise 60’lı yılların sonuna ve 70’li yılların başına denk gelir.

Bu konuda pilot bölge seçilen üç ilden biri de Samsun’dur ama Samsun maalesef beklenen gelişmeyi gösteremedi.

‘Anadolu Kaplanları’ olarak adlandırılan Çorum gibi şehirlerdeki sanayileşme atılımı aslında Samsun’dan çok sonraları başlamıştır ama Samsun yerinde sayarken, Çorum hızlı adımlarla büyümüş.

Gaziantep ve Konya da öyle.

Hatta Kayseri’deki sanayi hamlesi de bizden çok sonraları başlamıştı.

Neden böyle oldu?

Bunun birçok sebebi var elbette ama şehrimizin kamudan beslenen bir şehir olması nedeniyle yatırımı da devletin yapmasını beklemek belki de öne çıkan ilk sebeptir.

Tembelleştik yani bir anlamda.

Kamu çalışanı, daha doğrusu bankamatik çalışanı olmayı tercih etmemiz nedeniyle, sanayiye kalifiye işçi yetiştiremedik.

Bir başka neden de bölgesel teşvik uygulamalarıdır.

Havza’da ve Kavak’da OSB kurduk ama burnumuzun dibindeki Merzifon’daki yatırımlara teşvik indirimleri uygulanırken, bedava arsa bile versek Havza’ya yatırımcı çekemiyoruz.

Havza Belediye Başkanı Murat İkiz, Samsun’daki bir toplantıda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a, bu çelikliyi anlatmış ve Havza’nın da teşvik kapsamına alınmasını istemişti ama Bakan’dan ‘’Sistemi bozamayız’’ cevabı almıştı.

10 gün sonra yapılacak yerel seçimler e gidilirken Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarışan üç aday da Samsun’da sanayiyi geliştirmeyi vaat ediyor.

Sanayinin gelişmesi için yapılması gereken çok şey vardır ama her şeyden önce yatırımcı bulmak gerekir.

Samsun 40 yıl öncesinin Türkiye’si için cazibe merkezi olarak görülmüştü ama günümüzde öyle mi?

Değil maalesef.

Yazılarımıza sosyal medya üzerinden yaptığı yorumlarını önemsediğim İnşaat yüksek Mühendisi Hasan Koç’un, son olarak yaptığı Samsun’da Sanayi sistemi başlıklı paylaşımını da çok beğendim.

Yorumun tamamını burada paylaşmak istedim ama maalesef çok uzun olduğu için ancak Hasan Koç’un görüşlerinden bir özet sunabilirim.

Bir ülke için tarımın sanayiye hiçbir zaman alternatif olamayacağını iddia ediyor Koç.

Sanayinin, ülkenin tüm kaynakları ile potansiyellerini aktif duruma getirecek ve birbirinin tamamlayıcı sistemi olarak tasarımlanması gerektiğine vurgu yapıyor Hasan Koç.

Sanayi için Ar-Ge sisteminin olmazsa olmaz bir koşul olduğu gerçeğinin bir kere daha altını çizen Koç, daha sonra özetle şunları söylüyor:

’Sanayi siteminin mevcut durumu için bu bilgi düzeyleri esas kriter durumundadır. Sanayinin temel ilkelerinden biri bilgi üretmeden teknoloji üretilemez. Teknoloji üretmeden de sanayileşemez, endüstrileşemez. Bunun içinde eğitim sistemi, ezber ve kopya bilgi ve veya içeriği bilinmeyen, tutarsızlıkları iç denetim sistemi ortadan kaldırılmamış (tutarsız bilgi; sınır değer ve koşulları içinde doğru, sınırlar aşılınca yanlış, hatta ona bağlı üretilen bütün bilgilerin, işlerin yanlış olduğu bilgiler ve işlerdir.) hazır yazılımlardır. Bir bilgisayar yazılımını kullanmayı yüksek öğretim olarak gören yaklaşım, bilgi üretemez, teknoloji üretemez. Bu günlere kadar uzun süreç içinde bütün teknolojik gelişmelerin altyapısını oluşturan elle bilgi işleme yaklaşımının ifadeleri olmuştur. Bilgi çağının daha başlangıç noktasında dünya ve elle bilgi işlemenin ifadeleri elektronik ortamda çözülmektedir. Bu durum bilgi teknolojileri bakımından bilgisayar destekli bilgi işlemedir. Bunun en büyük sakıncası tutarsız bilgi üretmesidir. Özellikle mühendislikte ve teknolojide, üretilen bilgi çok büyük sorumluluklar yükler. Demek ki bilgi üretmekte artık elle bilgi işleme yaklaşımı ile anlamını yitirmiştir’’