Sanayimizin Duayenleri (1): Ahmet Altuncu
Yazarlar // 20 Eylül 2021 Pazartesi 13:27

Ragıp GÖKER

 

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in 'Mikrop ' benzetmesi yaptığı gibi, şehrimizde yaşanan olumsuzlukları sayfalarımıza ya da köşelerimize taşıyarak kimi zaman 'Mikropluk' yaptığımız doğrudur.

Ve fakat.

Sık rastlamasa bile iyi şeyler yazdığımız da oluyor.

Mustafa Demir yönetimindeki Samsun Büyükşehir Belediyesinin Samsun plajlarında bütün sahil şehirlerine örnek gösterilecek hizmeti gibi mesela.

Mimarlar Odası Samsun Şubesi Eski Başkanı İshak Memişoğlu ve Samsun halkının 'Direnen Kadın' olarak tanıdığı ve bugün bizimde övgüyle söz ettiğimiz Samsun halkının plajlarını borçlu olduğu Melike Özman'ın  mücadelesini yazdığımız gibi şehrimizin 'İyi İnsanları' tarafından ortaya konulan övülesi tavırları ve dahi onların hizmetlerini de yazıyoruz.

Güneş balçıkla sıvanmıyor çünkü.

İyi işi de kötü yapılan işi de saklamak mümkün değil.

Önceki gün ölümünden 10 ay sonra, ömrünü vakfettiği sektörünce  'Liderlik ödülü' ile onurlandırılan Rahmetli Cemal Yeşilyurt'u anlatmaya çalışmıştım biliyorsunuz.

Bugün de dilim vardığınca Samsun sanayisinin bir başka duayeni Rahmetli Ahmet Altuncu'yu anlatacağım.

Yarın da kısmet olursa yaşayanlardan Fahrettin Ulusoy'u, daha sonraki gün Ahmet Bahadır'ı ve Samsun'un kalkınması adına katkı sağlayan iş insanlarının yaşamından kesitler sunmaya çalışacağım.

Bana ve meslektaşlarıma 'Mikropluk' ettirecek fena işler yapılmazsa elbette.

Sadece iş insanlarının yaşamından kesitler sunmayı düşünmüyorum.

Bu şehre katkı sağlayan her kesimden insanları anlatmaya çalışacağım zaman zaman.

''Neden?'' diye sorabilirsiniz.

Eskilerin ''Marifet iltifata tabidir'' dediği gibi, başarılı insanları ve de özellikle bunu sürdürülebilir hale getirenlerin yaptıklarını anlatmak ve dahi övmek gerektiğini düşünüyorum.

İş insanlarının çoğu iyi paralar kazanıyor biliyorum.

Bu nedenle toplumun bir kesimince onların 'bir eli yağda, bir eli balda' insanlar olduğu düşünülür.

Doğrudur birçoğu iyi paralar kazanıyor ama her birinin yanında yüzlerce insan çalışıyor evlerine ekmek götürüyorlar.

Bu girizgahtan sonra yazımızın asıl konusuna dönelim.

Rahmetli Ahmet Altuncu'y anlatmaya yani.

Ahmet Abi, 1979 yılında Ankara'nın Çubuk ilçesi yakınlarında düşen uçakta birçok Samsunlu ile birlikte yaşamını yitiren Ağbeyi Tayyip Altuncu ile birlikte 1957 yılında kurmuş FKK'yı.

Adını 'Fazilet-Kalite-Kontrol' sözcüklerinin baş harflerinden alan FKK Güney Oto Lastik ve Takoz Sanayi AŞ, 64 yıldır Samsun'un ekonomik kalkınmasına katkıda bulunuyor.

Günaydın'da Rahmetli Ferruh Çetin'e çıraklık ettiğim yıllarda onun hazırladığı bir haber için fotoğrafını çekerken Tayyip Beyi de tanıma fırsatım olmuştu ama Ahmet Altuncu ile tanışıklığım da 40 yıl öncesine dayanır.

FKK'yı günümüzde ailenin üçüncü kuşağından Ufuk Altuncu yönetiyor ama firmayı sektörünün öncü kuruluşu yapanlar Rahmetli Hüseyin Altuncu  ve Ahmet Altuncu olmuştu.

Günümüzde Ufuk Altuncu yönetiminde maden sektörünün değirmen astarlarını yapan dünyadaki birkaç firmadan biri haline geldi  ama, 64 yıl önce kara lastik ayakkabılar üretirken kurulan FKK, Alman sanayi devi Bayer ile gerçekleştirdiği işbirliği sonucunda vulkollandan mamül süspansiyon araçlarını üreterek otomotiv sektörünün önemli tedarikçilerinden birine dönüşmüştü.

Rahmetli Ahmet Abi, çok mütevazı bir kişiliğe sahipti bu nedenle onu cemiyet içinde pek göremezdiniz.

İşine yoğunlaştırdı yani.

FKK'nın başarısıyla hep gurur duyduğunu bilirim.

Dünya gazetesinde çalıştığım yıllarda ayda bir kez olmak üzere ziyaretine giderdim mutlaka.

Bir keresinde FKK reklamlarının gazetenin birinci sayfasında olmasını istemişti.

Gazetenin, birinci sayfasına koyacağı ilanları seçtiğini ve bunun içinde kapakta yer alacak ilan ve reklamların fiyatını çok yüksek belirlediğini bildiğim için ''Çok pahalı Abi'' deme cüretinde bulunmuştum.

''Beni patronunla konuştur'' demişti.

Rahmetli Nezih Demirkent'i aramış ve Samsun'dan bir sanayicinin kendisiyle konuşmak istediğini söylemiştim.

Nezih Bey ''Ver konuşalım'' dediğinde Ahmet Abi ''Ben Anadolu'da bin bir zorlukla iş yapan bir sanayici olarak senin gazetenin birinci sayfasına çıkamayacak mıyım?'' diye sormuştu.

Rahmetli Nezih Bey, Anadolu sevdalısı bir gazeteciydi ki, Anadolu'da gitmediği ve konferanslar vermediği şehir kalmamıştı zaten.

Ahmet Abi'nin bu çıkışından etkilenmiş olmalı ki, tarifede büyük bir indirim yaparak FKK reklamlarını birinci sayfanın sağ alt köşesinde yayınlatmaya başlamıştı.

FKK reklamı Dünya gazetesinin birinci sayfasında yılarca yayınlandı.

Firmasının reklamını gazetenin birinci sayfasında yayınlatma isteği asla gösteriş merakından değildi.

Sanayimizde ''İstanbul Dukalığı'' diye kullanılan bir tanım var.

Bankaların genel müdürlükleri bunun için hep İstanbul'dadır.

Türkiye’nin kaymağını İstanbul'daki sanayici yer yani.

Ahmet Abi ''Anadolu'da da sanayi var ve biz de üretiyoruz'' demek istemişti.

Birçok sanayici gibi hayır işleri de yapardı ama bunu kimseye duyurmazdı rahmetli.

10 yıl önce kaybettik Ahmet Abi'yi.

Cesur adamdı.

FKK, günümüzde dünya maden sektörünün aranılan firmalarından biri olmuşsa Rahmetli Ahmet Altuncu'nun zamanında attığı cesur adımlar sayesindedir diye düşünüyorum.

Onu tanıyan ve özleyen herkes gibi bende özlüyorum.

Allah'ın rahmeti tekrar üzerine olsun.

Huzur içinde uyu sevgili Ağbey.