Samsun'un Romanları
Yazarlar // 2 Eylül 2022 Cuma 07:48

Ragıp GÖKER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin bu haftaki gurup toplantısını Bafra’da gerçekleştirdi biliyorsunuz.
Bu nedenle birçok milletvekili de Samsun’daydı.
Kılıçdaroğlu Havza Vezirköprü, Bafra ve Atakum’da esnaf ziyaretleri yaparken Milletvekilleri de Samsun’un ilçelerine dağılarak halkın sorunlarını dinlerdiler.
Samsun’da CHP’lilerin yakından tanıdı Savaş Ovalı da, CHP’nin ‘Roman Milletvekili’ olarak bilinen Özcan Purçu ile Kırşehir Milletvekili Dr. Metin ilhan’ı alarak Samsun’da roman vatandaşların yaşadığı Canik’teki 200 Evler ile Yavuz Selim mahallelerine getirmiş.
Savaş Ovalı da izlenimlerini sosyal medya hesabı üzerinden paylaşmış.
Savaş, 12 Eylül döneminin bedel ödeyen solcu gençlerinden biridir.
İlkadım’daki Hürriyet Mahallesinde yaşar ve kendisini 30 yıldan bu yana CHP’nin mahallede örgütlenmesine adamıştır.
Şu sıralar biraz elini eteğini siyasetten çekmiş gibi görünse de parti içinde de bir hayli etkin olduğu bilinir.
Roman vatandaşlarımız ‘’Çingeneyiz’’ demezler ve genellikle kimliklerini ‘’Biz Roman’ız’’ diyerek ön plana çıkarmaya açılışırlar.
Ve fakat
Savaş Ovalı yıllar önce arkadaşı Engin Özüer’le birlikte Samsun’da Çingene Derneği kurmak için yola çıkmıştı.
Engin, felç geçirip, konuşma yeteneğini de büyük ölçüde yitirince Savaş Ovalı o derneği kuramadı ama ‘’Biz çingeneyiz’’ demekten çekinmedi hiçbir vakit.
Kimliğini saklama gereği duymadı yani.
Özü neyse, sözü de oydu aslında.
Mevlana’nın ‘’Olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol’’ sözüne tam oyan biridir yani sizin anlayacağınız.
Savaş’ı anlatmak değil elbette bu yazının amacı.
Sosyal medyadaki paylaşımını gördüğümde arayınca ‘’Ben Hürriyet mahallesinde yaşıyorum ve rahatım yerinde, herkesin de öyle olduğunu düşünüyordum ama biz insanları ihmal etmişiz be Abi’’ derken sesi titriyordu.
Roman vatandaşlar, gülmeyi eğlenmeyi iyi bililer.
Bu nedenle halleri ve keyifleri yerinde zanneder herkes.
Ve fakat.
Madalyonun görünmeyen öteki yüzü vardır biliyorsunuz.
O öteki yüzü gülen, eğlenen ve dahi güldüren ve eğlendiren bu insanlar rezil bir yoksulluğun pençesindedirler oysa.
Kimse görmez ve görmek istemez bu dünyayı.
Onlar da göstermediler aslında bu güne kadar yaşadıkları onca sıkıntıyı.
Onların fıtratlarında ilenmek ve dilenmek yoktur ya ondan belki de yaşadıkları rezil yoksulluğun farkına varamadık bu güne değin.
Ekonomideki sorun sanırım onlara da ‘’Pes artık’’ dedirtmiş olmalı.
Savaşın paylaştığı videoda bir kadın. karşısında kendilerinden birini görünce açmış ağzını yommuş gözünü bu defa.
Kimselere dertlerini anlatamamaktan yakınan kadın, ‘’Oy zamanı olunca geliyorlar. ‘Selaniklilerim, romanlarım’ diyorlar, oyumuzu istiyorlar. Bizi çok basit görüyorlar. 200 evlerde devlette çalışan kim var, hangimizin kocası veya kardeşi devlette çalışmış. Herkes boş burada’’ diye konuşarak, toplumsal ayıbımızı yüzümüze bir tokat gibi çarpıyordu aslında.
Sahiden de Yavuz Selim’de, ya da 200 evlerden birinin kamuda görev adlığını işiteniniz oldu mu hiç.
Ben işitmedim.
Sigara fabrikasında YSE veya DSİ’de çalışan roman vatandaşlar oldu elbette ama onlar bile aslında Yavuz Selim ve 200 evlerde yaşayanlardan çok farklı gördüler kendilerini.
Siyaset de ihmal etti hep romanları.
Siyasetin gözünde romanların ederi, bir torba kömür, bir litre ayçiçeği yağı üç paket makarnaydı epi topu yani.
Birliyorum hiçbir siyasi parti temsilcisi Samsun’da bu ayıbın muhatabı saymayacak kendisini ama bu bir gerçek.
20 yıldır ülkeyi yöneten AK Parti’nin Roman vatandaşa bakışı da böyle.
Bir zamanlar dağa taşa ‘’Ne ezilen, ne ezen, insanca hakça bir düzen’’ diye sloganları yazarak varoşların oyunu devşiren ve bugün o siyaset anlayışını unutan CHP kadroları için de böyle.
En azından Samsun örgütü için böyle.
Gerçek acıdır biliyorsunuz.
Biber gibi yani.
Yakar insanın boğazını.