Samsun'un Cerrahi Aletlerle Sınavı
Yazarlar // 28 Aralık 2016 Çarşamba 06:29

Ragıp GÖKER

Dünya’da dört ülkede cerrahi alet üretiliyor.
Amerika (ABD) ve Almanya iki büyük üreticidir.
Pakistan da cerrahi alet üretir ama Amerika ve Almanya’dan sonra Türkiye üçüncü büyük üretici olarak biliniyor.
Türkiye’deki üretim merkezi de Samsun’dur.
Öncüsü de ‘Bahadır’ ailesidir.
Samsun’un cerrahi alet üretiminin, dostum Ahmet Bahadır’dan dinlediğim çok ilginç de bir hikayesi de vardır aslında.
Hikayenin başladığı tarihlerde aile, eski sanayide makine imalatı yapar ama bir çok Karadenizli gibi, ailenin genlerinde silah ustalığı varıdır.
Ahmet Bahadır, Samsun’da cerrahi alet üretiminin kısa hikayesini şöyle anlatmıştı:
‘’O sıralarda hastalanan amcalarımızdan ameliyatını yapacak doktor tanıdığımız biriydi, ailemizin geçmişinde silah ustaları olduğunu bildiği için de, ameliyatta kullanacağı ve yurt dışından getirilen aletlerden birini göstererek, bunu pekala siz de yapabilirsiniz demişti’’
Çeliğe şekil vermede Allah vergisi bir beceriye sahip ailenin fertleri o aleti yaparlar gerçekten.

Yürekleri aynı zamanda vatan ve millet sevgisiyle de dolu aile daha sonra, ülkemizin her yıl milyarlar ödediği cerrahi aletlerin seri üretimine başlar.
Bugün Samsun’da faaliyet gösteren cerrahi alet üreticilerinin çoğu onların tezgahlarındaki usta - çırak ilişkisiyle yetişmiştir.
Önceki gün Samsun Valiliğinde Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin kurulmasıyla ilgili protokolün imza töreninde konuşan MEDİKÜM (Medikal Kümelenme Derneği) Başkanı Ahmet Aydemir, ülkemizin cerrahi alet üretiminin ithalatı için her yıl 2,5 milyar dolar döviz ödemek zorunda kaldığını söylemiş.
Doğrudur.
Dünyanın üçüncü büyük üretici ülkesi olmamıza rağmen neden hala bunları dışarıdan alıyoruz?
Cevabı çok basit aslında.
Her şeyi sulandırmakta mahir olduğumuz gibi, bunu da istismar edenlerimiz oldu maalesef.
Hastanelere ameliyatlar sırasında ağzı burnu bükülen alet satan firmalar türedi.
Bunun üzerine cerrahlar, Almanya malı olan Aesculap markadan alınması için hastane yönetimlerine baskı yapmaya başladılar.
Sonuç ne oldu biliyor musunuz?
Aesculap, talebi karşılamak için Samsun’da bazı firmalara fason üretim yaptırmaya başladı.
Samsun’da üretilen ama üstüne Aesculap markası basılan cerrahi aletlerin bazıları önce Almanya’ya gidiyor, oradan tekrar bizim hastanelerdeki ameliyathanelere giriyor.
Cerrahlar, boykot ettikleri Samsun üretimi cerrahi aletleri, Alman malı sanarak kullanıyorlar şimdi.
Ülkeme yazık oluyor ama bu durum bizim bazı su kurnazlarının kendi ayaklarına sıktığı kurşunun sonucudur.
Samsun Valisi İbrahim Şahin’in geldiği günden bu yana cerrahi alet üretimine ilgisini izliyorum.
Sektörün canlanması ve eski gücüne kavuşmasını sağlamak adına ‘Cerrahi Aletler Müzesi’ kurulması bence bunun ilk adımıydı.
Bu konuda bir ‘teknik lisenin’ kurulacak olmasını da çok önemsiyorum.
Yıllar önce katıldığım bir panelde cerrahi alet üretiminde ülkemizin kullanabileceği ticaret hacminin 20 milyar dolar olduğu söylenmişti.
Bu hacme ulaşılırsa ki dileğimiz budur.
Bu da ‘Samsun’un Kurtuluşu’ demek olacaktır.