Samsunspor'un Başkanları
Yazarlar // 02 Ocak 2017 Pazartesi 13:26

Ragıp GÖKER

‘Zengin Başkan’ döneminin sona erdiğini biliyorum ama futbol kulübü yönetecek birinin de kenarda, köşede harcayabileceği birikmişi olmalıdır.
İsmail Uyanık mesela işadamıydı ama varlıklı biri sayılmazdı.
Ancak Allah vergisi pratik zekaya sahipti.
Çok çabuk karar verebiliyordu.
Samsunpor, O’nun yönetiminde, Rahmetli Hasbi Menteşoğlu döneminden sonra en parlak günlerini yaşamıştı.
Aklına düşeni hemen uygulama özelliği nedeniyle başkanlıktan ayrılmak için siyaseti kullanması, beklide Samsunspor’daki tek ve büyük hatasına neden olmuştu.
Sonradan geri almak zorunda kalsa da, görevi aceleyle Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’a devretmişti.
Hakkı Tomaç da parasız biriydi.
O’da zekasını ve futbol bilgisini kullanmıştı.
Adnan Ölmez ve Mazhar Başoğlu varlıklı sayılabilecek başkanlardı.
Adnan Ölmez, kulübe cebinden para verdiği halde takımı düşmekten kurtaramamıştı.
Sezgin Gümüş, işadamı kimliği ile başkan olanlar arasında zengin sayılmayacak başka bir başkandı.
Hasbi Menteşoğlu’ndan sonra en zengin Başkan Kazım Yılmaz’dı biliyorsunuz.
Yine Hasbi Menteşoğlu’ndan sonra Samsunspor’a cebinden en çok para veren de Kazım Yılmaz olmuştu.
Ama O’nun sağladığı bu para desteği, aynı zamanda Samsunspor’un da felaketi olmuştu.
Bütün başkanlar kulübe borç vermiştir.
Futbolculara verilen çeklerin altına onlar imza atıyor çünkü.
Sezgin Gümüş’ün imzaladığı bu çekler nedeniyle görevi bıraktıktan sonra bile başının belaya girdiğini bilirim.
İmzaladığı kişisel çekler nedeniyle aciz işlemi başlatılan aracı, eşiyle birlikte balayı tatiline giderken elinden alınmıştı.
Sezgin Gümüş iki günlük eşiyle yolun ortasında öylece kala kalmıştı.
Bunların olduğu sırada karşılıksız çeklere hapis cezası veriliyordu, Sezgin Gümüş hapse girmediğine göre, o kişisel çeklerin tamamını ödemiş olmalı.
Birçok yöneticinin yüz binlerce liralık alacaklarını bağışladıklarını da biliyoruz.
Adnan Ölmez’in mesele 1 milyon 200 bin liralık alacağını ‘’reklam vermiş olayım’’ diyerek bağışladığını Hedef HALK’taki Davut Aktaş’ın haberinden öğrendik.
Buna karşın Kazım Yılmaz’ın, kulübü batağa sürüklemiş olmasına rağmen alacaklarına dövize endeksli olarak temlik koydurduğunu da biliyoruz
Beş yıldır kendisine borç ödüyoruz ama tefeciye ödenen borç misali, o borcumuz hiç bitmiyor aksine her geçen gün artıyor.
Kapalı transfer tahtası nedeniyle futbolcu alamadığımız bir dönemde bile yani 2016 yılı içersinde Kazım Yılmazın temliklerine 3 milyon lira ödenmiş.
Ki;
O dönem transfer yasağının kalkması için 3 milyon lira yetiyordu.
Tahtanın açılması için yatırabileceğimiz parayı Kazım Yılmaz almış yani.
Para çok şeyi hallediyor ama bir kulübü yönetmek için para tek başına yeter bir neden değildir.
Kazım Yılmaz dönemi bize şunu öğretti:
Bir başkanda parasının dışında olması gereken iki özellik daha varmış.
Biri PRATİK ZEKA…
Bir diğeri ve belki de en önemlisi biraz İNSAF..