Samsunlu Olmayana Samsun'u Sevdirmek Zor
Yazarlar // 15 Kasım 2016 Salı 06:33

Ragıp GÖKER

Eski Valilerimizden Muammer Güler ‘’Samsunlu olmak yetmez, Samsuncu olmak lazım’’ dediğinde, bu sözü çok tutmuştuk.
Gocunanlar olsa da, bu söz, nüfus yapası bakımından şehir bilincinin oluşturulamadığı Samsun için kelimenin tam anlamıyla ‘cuk’ diye oturmuştu.
Mardin Orijinli bir bürokrat olan Vali Bey, o sözü, Kayseri ve Gaziantep gibi hızla gelişen şehirlerde görev yaptıktan sonra, sosyal ve kültürel yapısının yanı sıra ekonomisi de mehter takımı misali iki ileri, bir geri adımla yavaş ilerleyen Samsun’a geldiğinde, hayal kırıklığını gizleyemediği için söylemiş olmalıydı.
Muammer Bey’den sonra Samsun’a atanan Valilerimizden Hasan Basri Güzeloğlu da, karşılama törenlerinin hemen ertesinde, şehre karayolu ile geldiği için olsa gerek, şu anki durumunu henüz almamış olan Samsun-Ankara arasındaki karayolunu beğenmediğini söylerken ‘’Ne biçim bir şehre geldim’’ der gibi bir tavırla yaşadığı hayal kırıklığını dışa vurmuştu.
Valinin göreve başlamasından bir yıl önce hava alanımız uçuşlara açılmış olsa da şimdiki gibi sık bir trafik yaşanmıyor, uçaklar haftanın belli günlerinde gelip gidiyordu.
Şimdi karayolu ulaşımımız çok güzel olduğu gibi, hava yolu ulaşımımızda da aksaklık yaşanmıyor.
Geçen sene hava yoluyla Samsun’a bir milyon 800 bin dolayında yolcu gelmiş.
Bundan elbette ki mutluluk duyarız.
Limanlarımızda yapılan elleçleme miktarının artıyor olması ekonomimizin geleceği için umut veriyor.
Bir milyar olarak revize edilse de kendisine 5 milyar dolarlık ihracat hedefi koyan bir şehirdir Samsun.
Yüksek Hızlı Tren hattını gündemimize aldık.
Ulaştırma Bakanı, Samsun’u, Mersin üzerinden Yüksek Hızlı Tren hattıyla Akdeniz’e bağlayacak bir projeden söz edince ‘’Bu defa olacak galiba’’ diye düşünerek Samsun’un kabuğunu kırabileceğine inanmıştık.
Ancak, pisti onarıma alınacağı için havaalanımızın üç ay süreyle kapanacak olması morallerimizi yeniden bozdu.
Üstelik bir milletvekilimiz bunu aklımızla dalga geçercesine ‘’Büyük Hizmet’’ olarak sunuyor.
Başta Hedef HALK olmak üzere Samsun Basını ise ‘Başka bir yolu olmalı’ anlayışını öne çıkararak, havaalanımızın kapatılmasına karşı haberler çıkıyor.
Önceleri bir reaksiyon gözlenmese de, Samsun Basının oluşturduğu kamuoyunun etkisiyle konu TBMM’ye bile taşındı.
Muhalefet Milletvekilleri havaalanının kapatılmaması için Ulaştırma Bakanına baskı yapmaya başladı.
Bir taraftan, iktidara yaranma çabasıyla mı bilinmez Basında ‘’Kapatılsa kıyamet mi kopar’’ gibisinden farklı sesler de yükselirken, diğer taraftan ikinci bir pist yapılarak uçuşlara kapatılmadan da havaalanındaki onarımın mümkün olduğu ileri sürülüyor.
Biz de bu fikri destekliyoruz.

Ki; ileri de zaten ikinci bir piste ihtiyaç duyulacak.
Nasıl şehrin tepesine yapılan havaalanının ihtiyaca cevap vermeyeceği zamanla anlaşılmışsa, mevcut alandaki o tek pistte ihtiyaca cevap vermeyecek duruma gelecektir.
Bir Muhterem arkadaş, alanımızın kapatılmasında bir sakınca görmediğini söylerken, üç şehrin yolcu akışını sağlaması şüpheli olan 200 Km uzaktaki Ordu-Giresun Havaalanını öneriyor bize.
Buna pek şaşırdığımı söyleyemem.
Bu öneriyi yapan arkadaş ile alanın kapatılmasına neden olacak onarımı ‘Büyük Hizmet’ olarak sunan milletvekilinin ortak özelliği ikisinin de Samsunlu olmamasıdır.
Samsunlu olmayan birine Samsun’un menfaatlerinin ne olacağını anlatmak zor olacağı gibi, şehri sevdirmek de mümkün değildir.
Bu mevzuda kimin haklı olduğu zamanla anlaşılacaktır ama havaalanı uçuşlara kapatılırsa kaybeden Samsun olacaktır.