Samsun'da Patron kim?
Yazarlar // 16 Kasım 2017 Perşembe 11:39

Ragıp GÖKER

Kimi zaman genel siyasete dair de yazıyorum ama bu sütunlarda genellikle Samsun halkını ilgilendiren konuların işlendiğini biliyorsunuz.
Ki, genel siyasete dair yazılacak da pek bir şey kalmadı.
AK Parti'yi mi yazayım.
Cumhurbaşkanı ''ol'' diyor.
Anında oluveriyor.
Oysa bir ideolojinin ve kurullarca oluşturulan ortak fikrin ürünüdür siyasi partiler.
Halkın yarısı bu durumdan memnunsa ki, öyle görünüyor.
Bana da söz düşmez bu durumda.
Diğer yarının temsilcilerinden CHP'nin liderine ise halk güvenmiyor.
Partililerin göbeği çatlasa alacağı oy oranı yüzde 25'i geçmiyor.
O cenahta durum stabil olduğu için bir anlamda bize de yazacak pek bir şey kalmıyor.
Terör örgütünün kontrolünden çıkmayı başaramadığı için HDP' de Türkiye partisi olamıyor.
MHP'nin durumu ise içler acısı.
Bahçeli, önceki günkü gurup toplantısında, 2019 seçimlerine kadar AK Parti ile birlikte hareket edeceklerini söylerken bir anlamda,  AK Parti'nin kazanması için çalışacakları ima etti.
İyi bir ülkücü olan bir arkadaşımın dediği gibi orjinali varken, replikasını neden dinleyelim.
Vatandaşlar AK Parti varken MHP'ye neden oy versin.
''MHP öldü, yaşasın İYİ Parti'' demek için de çok erken olduğunu düşünüyorum.
Bunun içindir mecbur kalmadıkça genel siyasete dair yazmamaya çalışıyorum.
Samsun'da olup biteni anlatırken daha faydalı olacağımı düşünüyorum.
Mesela Büyükşehir Belediye Başkanımızın ''patronumuz halk'' sözü üzerinden konuya giriş yapayım.
Fiyakalı bir söz.
Kulağa da hoş geliyor.
Ama halktan bir parça olan ben, kendimi şehrin patronu gibi hissedemiyorum.
Sözde meclisimiz bile var ama kararları başkan ve çevresindeki üç kişi alıyor.
Bırakınız halka sormayı, büyükşehir belediyesini yönetenler, şehrin STK'larını bile yok hükmünde sayıyor.
''Samsun'da patron halk'' diyor ya Başkan, geçen kış günlerce kar altında kalan şehrin sokaklarında halkımız kolunu bacağını kırarken, ''kamunun parasını har vurup harman savurmam'' da demişti.
Başkan, o sözü ederken, koltuğunda, halka hizmet etmek için oturduğunu unutmuştu sanırım.
Başkan'ın, kamu kaynaklarını koruma konusundaki açıklaması elbette hoşuma gitti ancak, belediye kaynaklarından beslenen yayın organlarının varlığı bilinirken, kaç adet basıldığı ve ne kadarı dağıtıldığı konusunda da net bir açıklamanın yapılmadığı Tramvay Gazetesi için yapılan harcamayı şehrin patronu olan halk bilmiyor maalesef.
Bu şehrin patronu madem halktır.
Halkın bu konularda da bilgi sahibi olma hakkı vardır.