Samsun'da İntiharlar...
Yazarlar // 13 Aralık 2018 Perşembe 20:57

Ragıp GÖKER

Samsun’daki intihar olaylarının sonuncusu dün yaşandı.

Önceki gün, canına kıyan kişinin iş insanı olması, son aylarda ekonomide yaşanan dalgalanmayı akıllara getirdi.

Bir insan neden canına kıyar.

Evliyse, çoluk –çocuğunu, bekarsa anasını-babasını. Yani geride bırakacaklarının yaşayacağı travmayı düşünmezler mi hiç.

Düşünür muhakkak.

İntihar.

Kolay verilen bir karar olmasa gerek.

Ama yapıyorlar maalesef.

Muhabirlik yıllarımızda intihara teşebbüs edenler ‘’Neden?’’ şeklindeki sorularımıza,’’O an en iyi çözüm diye düşünmüştüm’’ şeklinde cevap verirlerdi.

Bir insan, nasıl bir çıkmazın içine düşer de, o an için en iyi çözüm şekli diye düşünerek canına kıyar.

Bir türlü aklım almıyor.

Yaşadıkları çok önemli olmalı.

Çözülmeyecek hiçbir problem yok oysa.

Kendimi çaresiz hissettiğim anlar olmuyor değil.

Rahmetli Tayfun Talipoğlu’nun, yol hikayelerini anlattığı ‘’Bam Teli’’ adlı programda, Şanlıurfalı genç bir kadının yaşama tutunma hikayesi konu ediliyordu.

Bir yaşlı ana ve engelli bir kardeşle yaşarken, çocuk denecek yaşta evlendirilen genç kadın, evliliğinin ilk ayları sürerken, eşini kaybeder.

Rahmetli eşinin anne ve babası, gelinlerini evin küçük oğlu ile evlendirmek isterler ancak, Kardeşi gibi gördüğü kayınbiraderiyle evlenmek istemeyen genç kadın, buna karşı çıkar.

Baba evine de dönemez.

Yaşlı bir anne ve engelli bir kardeş var orada ve onlar kendilerini geçindirmekte zorlanırlar zaten.

Bebeği de olur bu arada, bir göz oda tutar kendine ve orada çorap örer, çemberlere oya işler ve onları satarak geçimini sağlamaya çalışır.

Genç kadını naçar hallerini gören komşu evdeki bir kadın, ev kadınlarının bu gibi işlerini desteklemek amacıyla verilen kredilerden söz eder.

O krediyi alır ve sahiden işini büyüterek, Şanlıurfa çarşısında kendine daha geniş bir işyeri açar.

Bam Teli’nde anlatılan o hikayeyi izleyince işime daha bir şevkle asılmaya başlamıştım.

H.HALK’ın dün birinci sayfasından ‘’Kepenk kapatan, kapatana’’ başlığıyla verilen haberde, Fatih Sultan Mehmet Caddesinde son günlerde kapanan işyerlerine dikkat çekiliyordu.

Ki, kapanan işyerleri, Fatih Sultan Mehmet Caddesiyle de sınırlı değil ne yazık ki.

En kalabalık caddelerimizden Çiftlik’teki bir çok dükkan da boş.

Açık olanlar da, ya dönerci, ya telefoncu.

Sanırsın ekonomi, döner ve telefon satışıyla ayakta kalıyor.

İşlerini kaybediyor insanlar.

Daha geçenlerde zor günler yaşayan bir iş insanımızın oğlu kurşunların hedefi olmuştu.

Fena halde gerildik bu aralar.

Evde çoluk çocukla, işyerinde arkadaşlarımıza, ya da komşularımızla geçinemiyoruz.

Polis memuru, müdürünü öldürüyor.

Bunalıma düşen polis müdürü makamında canına kıyıyor.

Zor günler yaşıyoruz, bu kesin.

Bu da geçecek elbette.

İnanıyorum.