Samsun Neden Bu Halde?
Yazarlar // 15 Kasım 2017 Çarşamba 23:11

Ragıp GÖKER

Sokakta gördükleri domuz yavrusunu linç eden gençlerimiz nedeniyle sosyal medyada alay konusu olmuş bir şehir Samsun.
Gençlerimiz neden domuz yavrusunu linç etmiş olabilir
Bu sorunun tek bir cevabı var.
Cehalet.
Dinimizin, domuzu öldürmeyi değil, etini yememeyi emrettiğini bilmiyor gençlerimiz.
Okumuyoruz.
Gazete dergi okumadığımız gibi, TV’lerdeki haber programlarını bile izlemiyoruz.
Okuma alışkanlığımızın olmaması, eğitim sistemimizi de olumsuz etkiliyor.
Geçen sene, Samsunlu öğrencilerin TEOG’da rekor kırdıklarını görünce sevinçten havalar uçtuk ama yurdun dört bir yanından başarı haberleri gelince, başarının sadece bize özgü olmadığını çabuk anladık.
Cumhurbaşkanı isteyince TEOG’da kalktı nitekim.
Samsun’u yönetenler şimdi neyle övünecekler bilemedim.
Türk eğitim sistemi ülke genelinde iyi değil biliyorum ama Samsun’un eğitim sistemi tam anlamıyla SOS veriyor.
Gazete bile okunmuyor bu şehirde.
Oysa Anadolu’da nitelikli gazete çıkarılan üç-dört şehirden biridir Samsun.
Haberleri okusak, Parkomat soygununa çanak tutulur mu bu şehirde.
‘’Parkomat yasal değil’’ diyoruz nicedir.
Yasal olmayan uygulamayı yapanların ceza kesme yetkisi olmayacağını da anlatıyoruz.
Gazetede bir arkadaşım, parkomat borcu nedeniyle bir adliye çalışanına ait aracın bağlandığını söylediğinde, kısa bir araştırma yapınca, adliye personelinin bile yasaların kendine tanıdığı hakları bilmediğini anladım.
Parkomat uygulamasını iptalini sağlayan Avukat Aslan Bolat’ın, ‘’ yedi gün içersinde borca itiraz edin’’ şeklindeki haber olan açıklamalarını bile okumamış halkımız.
Parkomatçıların, sarı makbuzlarla birlikte araç camlarına iliştirdikleri mahkeme kararlarına ait fotokopilerin de, ödenen park paralarının iadesine ilişkin açılan bir davanın, parkomatçılar lehine sonuçlanmasıyla ilgilidir.
Para ödendikten sonra itiraz hakkı kalmıyor zira.
Olayın özeti şudur:
İcra dairelerinden park cezasıyla ilgili haciz evrakı alan bir vatandaş, haciz evrakının geldiği ilgili icra dairesine yedi günlük süreyi geçirmeden ‘’böyle bir borcum yoktur’’ şeklinde itiraz ederse, haciz isteyen kişi ve kurum, bu borcu ispatla yükümlü olacaktır.
Parkomat uygulamasının iptal edilmesi nedeniyle, ilgili kuruluş karşı dava açılamayacağı için haciz işlemi duracaktır.
Hukukçular ‘’ödemeyin’’ diyor.
Gayrı siz bilirsiniz.
Mahkeme kararlarına uyarak, parkomatın kaldırılması durumunda cadde ve sokaklarda kargaşa olacağını savunanlar da var.
Haksız sayılmazlar.
Ancak mahkeme kararlarının herkesi bağlayacağını yazıp çizerken, o kararların, bu satırların yazarını bağladığına inandığımız için de, şehrimizde yasal olmayan uygulamayı görmezden gelemeyiz.
Yapılması gereken şudur:
Uygulama yasal zemine otursun.

Yasal bir dayanak yoksa da, uygulamaya son verilsin.
Mahkeme kararlarını, bu şehirde kim ve hangi kurum denetleyip uygulatacaksa da, bir an önce görevini yapsın.
‘’Balık baştan kokar’’ sözünde olduğu gibi, yöneticilerin mahkeme kararlarına uymadığı ülkede, herkes kendi hukukunu yaratma hakkı olduğuna inanır ki, bunun olmasını hiç istemeyiz.