Samsun Gerçeği
Yazarlar // 27 Temmuz 2018 Cuma 01:08

Ragıp GÖKER

Bu sütunlarda daha üç gün önce,Samsun'un sanayi kenti olmadığını anlatmaya çalıştım.
Devletimiz de bu gerçeği kabul etmiş.
Hafta sonunda devlete memur alımı için yapılan KPSS'nin sorularından biri şöyleydi:
Aşağıdaki illerin hangisinde sanayi daha az gelişmiştir?
İstanbul
Bursa
İzmir
Kocaeli
Samsun
Sorunun doğru cevabı ne biliyor musunuz?
(e) seçeneği, yani Samsun
Neymiş:
Öyle ‘’uçuyoruz, uçtuk’’ demekle uçulmuyormuş.
Ülkemizde sanayileşme hamlesi 60’lı yıllarda başladı.
Bunun için seçilen pilot iller arasında Eskişehir, Gaziantep ve Samsun vardı.
Gaziantep uçtu sahiden.
Eskişehir de öyle.
‘’Samsun ne oldu?’’ diye sorarsanız.
Çorum’la ölçüyoruz kendimizi.
Ekonomik değerlerimiz Çorum’u biraz geçince de, buna seviniyoruz.
Kendimizi İstanbul’la ölçmeyelim elbette.
İzmir, Bursa ve Kocaeli ile de yarışmayalım.
Ama Eskişehir, Konya, Gaziantep, Kayseri’nin arkasında nal toplama hallerimize ne demeli.
Samsun, hangi kalkınma modelini deneyecek.
Bu mevzuda kafalar karışık.
Sanayi kenti olamayacağımızı, bu KPSS sorusuna konu edilmiş olma nedeniyle biliyoruz.
O konuda sözün bittiği yerdeyiz.
‘’Sağlık Kenti’’ denildi bir ara.
Olimpiyat yapmış olmamızın coşkusuyla ‘Spor Kent Samsun’ yakıştırması da yapıldı.
‘’Tarım Kenti’’ diyenler de vardı ama meralarından birine beton yığınları diken şehirde, buna kimseyi inandırmazdınız.
O da olmadı.
Turizm Kenti olduğumuzu iddia eden Valiler bile görev yaptı bu şehirde.
Dünya gazetesinin yazarlarından Rüştü Bozkurt’un köyünde yedi çeşit yüzme bilmesine rağmen, hangisini deneyeceğine karar veremediği için derede boğulan değirmenci Kula Dayı’nın eşeği örneğindeki gibi, Samsun da, ne şehri olduğuna karar veremedi bir türlü.
Nasıl kalkınacağımıza karar verse birileri de, bunu bilsek.
Tren kaçmış olabilir ama başlamak lazım bir yerden.