Samsun Ekonomisine Bakış
Yazarlar // 19 Ağustos 2020 Çarşamba 18:24

Ragıp GÖKER

Üzerinden 20 yıla yakın bir süre geçmiş olsa da, Ulusoy Un’un, İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan ikinci 500 büyük firma arasına girdiğine dair listenin yayınlandığı  gazete haberini  okurken Fahrettin Ulusoy’un “Bir gün mutlaka ilk 500 arasında olacağız” dediğini dün gibi hatırlarım.

Ki;

Ulusoy Un, o yıl ikinci 500 arasına ilk defa giriyordu.

Fahrettin Abi, hırslı bir adamdır.

Ve fakat.

Hırsı hiçbir vakit aklının önüne geçmemiştir.

Planlı bir büyüme stratejisi izledi.

Ve çok geçmeden, söz verdiği gibi firmasını ilk 500 büyük listesine sokmayı başardı.

Son yılarda da hep o liste arasında yer alıyor.

Başarı zaten sürdürülebilir olduğu sürece değerlidir.

Kıymetini bilemeyerek, bu şehri yönetenlerin türlü baskıları sonucu merkezini İstanbul’a taşımak zorunda kalan Yüksel Yıldırım ve kardeşlerinin üstün başarısı ile nasıl gurur duyuyorsak, Türkiye’nin bin büyük firması arasına giren Samsun’daki firmalarımızın diğer yöneticileriyle de gurur duyuyoruz.

İlk 500 büyük firma arasına Ulusoy Un’un yanı sıra, Yeşilyurt Demir Çelik ve Özyılmaz Fındık firması da girme başarısı göstermişti ki, günümüzde Cemal Yeşilyurt’un çocukları tarafından yönetilen Yeşilyurt Demir Çelik AŞ’nin yan kuruluşu olan Yeşilyurt Enerji Elektrik Üretim A.Ş, ikinci 500 firma arasına girmeyi başardı.

Yeri gelmişken İSO tarafından açıklanan ikinci 500 büyük firma arasına girme başarısı gösteren Sampa Otomotiv San. ve Tic. A.Ş, Vezirköprü Orman Ürünleri ve Kağıt San. A.Ş,Karaçuha Tarım Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti, Borsan Kablo Elektrik Aydınlatma İnş. San. ve Tic. A.Ş. ıradan listede yer aldı. Sürsan Su Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Samsun Yurt Savunma San. ve Tic. A.Ş., Adeka İlaç San. ve Tic. A.Ş. 2, Yeşilyurt Enerji Elektrik Üretim A.Ş., AS Çelik Döküm İşleme San. ve Tic. A.Ş. ve Erçal Fındık Otomotiv San. ve Tic. A.Ş’nin sahipleriyle, yöneticilerini ve tüm çalışanlarını kutlamak isterim.

Ve fakat.

Bu firmalarımızı kutlarken, bunu  Samsun’un büyük bir başarısı olarak sunmak isteyenlere ise en azından teessüflerimi iletirim.

Neden böyle diyorum.

Anlatayım.

“Samsun bir zamanlar ülkenin yedinci büyük şehriydi, şimdilerde ise otuzuncu siraların bile gerisine düştü” gibi söylemlerden bıkmış olabilirsiniz ama en azından yapılagelen yanlışlardan dönülmesini sağlamak adına affınıza sığınarak bu serzenişi yinelemek isterim.

Çünkü Samsun ekonomisi alarm vermeye devam ediyor ve ben Samsun’un bu durumu hak etmediğini düşünüyorum.

Türkiye 70’li yılların son çeyreğinde Anadolu şehirlerinde sanayi hamlesi başarırken Samsun, bu proje için seçilen üç pilot il ardasındaydı.

Diğer ili hatırlayamadım ama üç ilden biri Eskişehir’di sanırım.

Eskişehir de bizimle aynı kaderi paylaştı.

Samsun’dan daha iyi durumda olsa  bile Eskişehir de beklenen sanayileşme hamlesini gerçekleştiremedi.

Ama o plan arasında yer almasalar da Kocaeli, Konya, Kayseri ve Gaziantep aradan sıyrıldı.

Çarşamba’da OSB kurma planlarımız var ama hala Kavak, Havza ve Bafra’daki OSB’leri dolduramadık.

Parseller hala boş.

Samsun Merkez OSB tamamlandı ama sadece 52 işletme faaliyet gösteriyor.

Bu arada Bursa’da 10 bin işletme olduğunu söylememe gerek var mı bilmem.

Kendimizi Bursa ile ölçmeyeceğim elbette ama bu sanayileşme konusunda geride kalışımızı anlatan en çarpıcı örnek olması nedeniyle bir anımı da sizinle paylaşmak isterim.

Dünya Gazetesinde çalıştığım yıllarda Bursa  Bölge Temsilcisi iken, gazetenin Reklam Müdürlüğüne atanan arkadaşım Meral Ögat, Samsun ziyareti sırasında kendisini gezdirdiğim bizim OSB için “Burasının tamamı Bursa’daki Demirtaş OSB’nin bir caddesi kadar” demişti.

Ki;

Bursa’da ikisi proje aşamasında olmak üzere toplam 23 OSB var.

Mesela geçen yıl, büyük bölümünü demir çelik ile un, hububat ve fındıktan oluşan ürünleri ihraç ederek toplamda  724 milyon dolarlık ihracat rakamıyla övünüyoruz ya, Gazaintep’in geçen yıl sadece Ocak ayındaki ihracat rakamı 580 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiş.

Ki;

Gaziantepliler, bir yıl önce toplamda 6 milyar doları aşan ihracat rakamını beğenmiyorlar ve bu hedefi 7 milar dolara yükseltmeyi amaçlıyorlar.

Samsun eski Samsun değil.

Yaklaşık 30 yıl önce, kent merkezinin nüfusu 130 bin dolayındaymış.

Şimdilerde ise 700 bini aşmış durumda.

Ekonomimizi dürüm döner satışı ile akıllı telefon satışına ve bir de kafeterya ve lokantalardan elde edilecek gelire bağlamışız.

Nüfusumuzla birlikte işsiz sayımız da hızla artarken, 100-150 dolayındaki sanayi işletmesiyle bu nüfusu besleyemeyiz.

Durum kötü yani.

Bir an önce akılcı bir planla artan nüfusumuzu besleyecek atılımlar yapmalıyız.