Samsun Cazibe Merkezi Olacaksa
Yazarlar // 17 Şubat 2021 Çarşamba 09:00

Ragıp GÖKER

Samsun Valisi Doç.Dr. Zülküf Dağlı'nın, Samsun'daki sekiz OSB'yi cazibe merkezi yapmak için bir planı uygulamak istediğine dair haberden heyecan duyduğumu peşinen belirtmeliyim ama Samsun'da bu planı gerçekleştirmenin de zorlukları olduğunu söylemek isterim.

Rahmetli Nezih Demirkent tarafından Dünya Gazetesi Bölge Temsilcisi olarak atandığım 1992 Nisan ayından itibaren, Samsun'da sanayileşme çabalarına tanıklık ediyorum.

Kayseri ve Gaziantep'te görev yapmış olmaları nedeniyle Yüksel Çavuşoğlu ve Muammer Güler'in Samsun'a Vali olarak atandıklarında, üzerinden yıllar geçmiş olsa da  ''şimdi olacak galiba'' dediğimizi dün gibi hatırlıyorum.

Bu nedenle Antalya'da İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği gibi önemli bir görevde bulunmuş Vali Zülküf Dağlı'nın bu önemli tecrübesi nedeniyle, Samsun'u cazibe merkezi yapma çabasını da aynı heyecanla karşıladım.

''Geçmiş, geleceğin aynasıdır'' dense de, geçmişte yaşananlardan alınacak dersler nedeniyle aynı hataları bir daha yapmayacağımıza dair umudumu saklı tutmakla birlikte, Samsun'daki insan yapısı nedeniyle endişelerim olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.

Yüksel Çavuşoğlu'nun Valiliği döneminde zamanın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Rahmetli Adnan Sakoğlu ile Ticaret Borsası Başkanı Recep Sipahi'nin anlaşamadıkları biliniyordu.

İki başkan arasındaki gerginliğin, şehrin enerjisini olumsuz etkilediğine inanan Vali Yüksel Çavuşoğlu da bundan dert yanıyordu, bir ziyaretim sırasında ''bu iki başkanı barıştırmak için papa seçiminde yapıldığı gibi bir odaya mı kapatalım, anlaşmazlığın çözüldüğünü anlamak için de bacadan duman çıkmasını mı bekleyelim'' demişti.

Vali Bey, biliyordu ki Samsun'da bu iki önemli meslek örgütünün başında bulunan iki seçilmiş anlaşamadıkça, Samsun'da yapmak istediklerini başaramayacaktı.

Günümüzün Samsun'unda SESOB'un yeni başkanı ile eski başkanı arasındaki durumu saymaz isek, meslek örgütlerini yönetenler arasında bir anlaşmazlık yaşanmıyor.

Hatta çok iyi anlaştıklarını da biliyoruz.

Bundan da memnunuz.

Ve fakat.

Bazı meslek örgütlerinin başındakilerin kendi durumları tartışılıyor.

TSO Başkanı S.Zeki Murzioğlu'nun fabrikası el değiştirdi biliyorsunuz.

Ticaret Borsası Başkanı Sinan Çakır'ın da, işleri KÖYTÜR'ün batması sonucu bozuldu.

Vali Zülküf Dağlı, Çarşamba OSB''yi de cazibe merkezlerinden biri yapmayı düşünüyor ya.

Çarşamba Ticaret Borsası Başkanı Kazım Gürol Yılmaz'ın da işinin bozulduğunu, bu nedenle de bankalarla sorun yaşadığı biliniyor.

Şehirde topyekûn bir kalkınma hamlesi başlatılacaksa kurum ve kuruluşlar arasında da toplu bir uyum gerekmez mi?

Hatta gerek şartlardan biri de bu değil mi?

Samsun'daki uyumsuzluğu içine sindiremediği için görevdeyken istifa eden ilk vali olan Yüksel Çavuşoğlu, şehri ileriye taşımak için oda ve borsa başkanı arasındaki uyumu sağlamak adına ''İki başkanı bir odaya mı kapatsak'' şeklinde bir düşünceyi dillendirdiği şehirde, şimdiki Vali Zülküf Dağlı, Samsun'u yine de cazibe merkezi yapabilir mi?

Yaparsa büyük bir büyük bir başarıya da imza atmış olacaktır.