Sahibinden Satılık Pompalı
Yazarlar // 03 Şubat 2017 Cuma 11:31

Ragıp GÖKER

Yaklaşık 25 yıl önce dinleyicilerinin çoğunluğunu işadamlarının oluşturduğu konferansın konuşmacısı ‘’oturduğunuz yerden bir tuşa basarak dünyanın öbür ucundaki birine mal satacaksınız, Afrikalı bir çobanın da size koyun satmasına şaşırmayacaksınız’’ diyerek internet dünyasındaki gelişmeye dikkati çekmek istemişti.
Çünkü sanal dünyadaki gelişmeler o yıllarda henüz ülkemizde tam olarak bilinmiyordu.
Günümüzde ise buna tanık oluyoruz.
İnternet üzerinden yapılan alış verişlerde iğneden ipliğe her şey alınıp, satılıyor artık.
Bir arkadaşımın, giyim kuşama dair tüm ihtiyaçlarını internet üzerinden giderdiğini biliyorum mesela.
Bunun için güvenli siteleri bulmak önemli ama.
Sipariş ettiğiniz binlerce lira değerindeki telefon yerine, kargoyla gelen kutudan oyuncak çıkmasıyla bir anda şaşkına da dönebilirsiniz çünkü.
Sık araç değiştiren bacanağımın, internetteki araç satış ilanlarını dikkatlice takip ettiğini de yakından bilim.
Fuhuş sektörü bile günümüzde iletişim aracı olarak interneti kullanıyor.
Bir ara bizim gazeteye de manşet olan internet üzerinden pompalı tüfek satışıyla ilgili haberi okuduğumda ‘’yok artık’’’ demiştim ama geçenlerde ‘’sahibinden muhayyer pompalı’’ diye bir satış ilanını görünce şaşkınlığım bir kat daha artmıştı.
Av tüfekleri dışında silah satışı özel izne tabidir, av için bile ruhsat almak gerekirken, ateşli silah ruhsatı almak için ise vali izni gerekir.
Pompalı tüfekler, yivsiz silah tanımına girdiği için mi bilinmez, internetteki sosyal paylaşım sitelerinde bile serbest olarak satılabiliyor.
Denemesi bedava, bir arama motoruna ‘’pompalı tüfek’’ diye yazdığınızda onlarca satış ilanıyla karşılaşacaksınız.
350 ila 400 lira arasında fiyatlarla satılan bu tür silahlar için bazı bloklar üzerinden kullanma talimatlarını bile okumak mümkün.
Pompalı tüfekler, av tüfeği diye satılıyor ama günümüzde cinayetlerin çoğu da bu tür silahlarla işleniyor.
Samsun mesela ateşli silahlarla işlenen cinayetlerde bölgemizde birinci olmuş.
Övünülebilecek bir durum değildir elbette ama İstanbul ve Adana’dan sonra da Türkiye üçüncüsüyüz.
Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerindeki profil resimlerinde, pompalı tüfek ve diğer ateşli silahlarla çekilmiş fotoğraflarını kullanan paylaşımcılar var.
Böyle birinin hastanelerimizin birindeki mevsimlik işçilerin başında şef olarak görevlendirildiğini öğrendiğimde ise şaşkınlığımı gizleyememiştim.
Bir sivilin ateşli silah kullanma ihtiyacını da oldum olası anlamış değilim ama maalesef toplumumuzda bu alışkanlık hızla yaygınlaşıyor.
Toplumumuzun gerek terör olayları ve gerekse siyasi kamplaşmalarla birlikte oldukça gerildiği bir ortamda bu alışkanlığın, istemeyeceğimiz sonuçlar doğurmasından hep korkmuşumdur.
Dün Hürriyet’in internet sitesinde yayınlanan haberde, Düzce’de iki gencin, kent meydanında ellerinde tabancalarla çektirdikleri fotoğraflarını, altına ‘’Hayırcıları bekliyoruz’’ diye yazarak kişisel sayfalarından bunu paylaşmış olmaları ülkemiz için bir alam özelliğindedir aslında.
Bu topraklar üzerinde yaşayan Laz, Çerkes, Kürt, Arnavut, Gürcü ve Türk gibi etnik yapımızı oluşturan halkların oluşturduğu Türk Ulusu, etkin farklılığımızın yanı sıra, siyasi farklılıklarımıza rağmen, bu topraklar üzerinde bin yıllardır kardeşçe yaşamayı başarmışız.
Bu özelliğimiz de övünç kaynağımız olmuş.
Emperyalistler bu hasletimizi hep kıskanmışlar ve bunu bozmak için uğraşmışlardır.
Farklılığımız aslında zenginliğimizdir.
Farklılıklar içinde birlik yaratabilmiş yeryüzündeki iki üç ulustan biriyiz.
Bu zenginliğin kıymetini bilelim ve aman ha oyuna gelmeyelim.