Sağlık Kenti Samsun'da Sülükle Tedavi
Yazarlar // 17 Ekim 2018 Çarşamba 22:19

Ragıp GÖKER

Bir iki ay önce yurdun dört bir köşesinde özel hastaneleri olan anlı-şanlı bir firmamızın gazetelere verdiği ilanda ‘’hacamat günleri başlıyor’’ duyurusunu gördüğümde gözlerime inanmamıştım.

İlanda, o firmanın Trabzon hastanesinde, hacamat üzerine uzmanlaşmış bir doktorun bir hafta boyunca hacamat yapacağı duyuruluyordu.

İlanı okuduğumda ‘’ne günlere kaldık Yarabbi’’ diye söylenmiştim.

Dün yazımı hazırlamak için bilgisayarın başına geldiğimde internetten gazete sayfalarına bakarken bir fotoğrafı çok beğendiğimi söylediğimde, bizim görsel servisiteki arkadaşlardan biri ki, ben onlara ‘’HALK’ın çocukları’’ derim, ‘’haber burada asıl’’ diye cevap verdiğinde,  bugün 14. sayfadaki haberi okumaya başlayınca şaşkınlığım bir kat daha arttı.

Haberde, Samsun Sağlık Müdürlüğünün, Salıpazarı Devlet Hastanesinde kurulacak bir klinikte yetiştirilecek sülüklerle bazı hastalıkların tedavi edileceği duyuruluyordu.

‘’Tıbbi Sülük’’ diyorlar buna.

Klinikte yetiştirilen sülükler, alternatif ve tamamlayıcı sağlık hizmeti yapacakmış.

Bunun için bir uzman hekim bile görevlendirilmiş.

İster inanın, ister inanmayın, haber böyle.

‘’Sağlıkta Devrim’’ dedikleri bu olsa gerek.

Çocukluk yıllarımda, sülüklerin insan bedenine yapıştırıldığı ve onların emdiği kan nedeniyle, bir takım hastalıkların iyileştirildiğine inanılırdı.

50 yıl kadar önce böyle bir durumla karşılaşmıştım.

Bahar başladığında dudaklarımda yaralar oluşurdu.

Bu durum 12-13 yaşlarıma kadar sürmüştü.

Bir komşu kadının anneme ‘’sülük yapıştırın’’ dediğini hatırlarım.

İğrençti.

‘’İstemem’’ demiştim.

Ama dudaklarımdaki yaralar da, her baharda tekrar oluşuyordu ve bir ay boyunca da iyileşmediği için hem canım acıyor, hem de beslenemiyordum.

Köyümüz Aşağıçinik’in Berişta Mahallesinde yaşlı bir kadının ‘’çark’’ adını verdiği bir aletle dudaklarımdaki kanı akıtabileceği söylendiğinde, babamın rahmetli halasının aracılığı ile o yaşlı kadına götürülmüştüm.

İptidai bir alet kullanıyordu ama dudaklarımdaki kanı akıtmıştı.

Şifa bulmuştum belki ama ailemin böyle bir yönteme beni zorlamasının yanlışlığını daha o yaşlarımda anlamıştım.

İnsanlar, halk arasında ‘’kocakarı ilacı’’ denilen yöntemle şifa bulacaklarsa, tıp fakültelerine ne gerek var.

Doktor olmak için ne diye onca yıl dirsek çürütüyor insanlar.

Samsun’un bir devlet hastanesinde kurulacak klinikte yetiştirilecek sülüklerle, tıp bilinme alternatif bir yöntem geliştirilecekmiş.

Şaka gibi ama gerçek.

Samsun Sağlık Müdürlüğüne, Samsun Araştırma Hastanesinin üroloji bölümündeki 5 uzman hekimin, kimisi emekliliğini, kimside başka hastanelerde geçici olarak görevlendirilme isteklerinin ‘’bölüm başkanını tarafından mobbing uygulandığına dair iddialar nedeniyle oluşma ihtimali var mı?’’ diye sormaya hazırlanıyordum ki, vazgeçtim.

Doktora mobbing uygulandığına dair iddialar varmış.

Bu da ne ki..

Bizim Sağlık Müdürlüğü, bir hastanemizde sülük yetiştirmek gibi daha ciddi konulara kafa yoruyormuş.

‘’Samsun Sağlık Kenti olacak’’ öyle mi diyorsunuz.

Hadi canım sizde..