S 400 - Kıbrıs Meselesi ve Yaptırımlar
Yazarlar // 17 Temmuz 2019 Çarşamba 19:04

Ragıp GÖKER

ABD’nin ‘’Alamazsınız, yaptırım uygularız’’ tehditlerine aldırmadık.

Hava Savunma sistemimizi sadece Amerikalıların keyfine göre bırakmamak için Rusya’dan S 400 Hava Savunma Sistemi satın aldık.

G20 Zirvesi sırasında Japonya’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşen ABD Başkanı Donald Trump ‘’Türkiye Rusya’dan S 400 almakta haklı, çünkü parasını ödedikleri halde biz F 35’leri teslim etmedik’’ demişti ama ABD’yi sadece Trump yönetmediği için şahinlerin baskısıyla S 400’ler gelmeye başlayınca da, yaptırımdan falan söz etmeye başladı.

Ülkemiz ateş çemberinin tam ortasında.

NATO’ya bağlı olduğumuz için savunma sistemimiz de bu güne kadar büyük ölçüde Amerikan silahlarına ve teknolojisine bağlı olarak geliştiriliyordu.

Bu nedenle F 35 Savunma Sistemi için de ABD’ye 1 milyar 250 milyar dolar peşin ödemede bulunduk.

Pentagon buna rağmen parasını ödediğimiz sistemi göndermedi.

ABD’yi Uluslararası Tahkim Mahkemesine şikayet etmeyi falan dillendirsek de, bunu yapmadık.

Peki ne yaptık.

Rusya’dan S 400 Hava Savunma Sistemi satın aldık.

Doğrusunu yaptık.

Rusya’dan S 400 almak anamızın ak sütü kadar helaldir.

Ülkemiz, garantörü olduğumuz Kıbrıs’ın doğusunda petrol ve doğalgaz araması için Fatih Sondaj Gemisini Doğu Akdeniz’e gönderdi.

Avrupa’nın ‘Şımarık Çocuğu’ Yunanistan ve onun uydusu Kıbrıs Rum Yönetimi dünyayı ayağa kaldırmaya başladı.

Neymiş bunu yapmaya hakkımız yokmuş.

Var efendim.

Var.

Bu bölgeyle en ufak bir ilişkisi olmayan Fransa bile efeleniyorken, soydaşlarımızın yaşadığı Kıbrıs’ın geleceğiyle ilgili her konuda tasarrufta bulunma hakkına sahibiz.

AB, bunun için ülkemize yaptırım uygulayacakmış.

Çok önemli mi?

Hiç önemli değil.

Bizi AB’ye mi almayacaklarmış.

Zaten almıyorlar.

Ya da, AB için üst düzey görüşmeleri mi keseceklermiş.

O görüşmeler uzun süredir zaten askıda.

Akılları sıra bizi korkutacaklarını sanıyorlar.

Tarihten derste almıyor bu şımarıklar.

Yedi düvelle üzerimize geldiniz de ne oldu?

İngiliz’i Fransız’ı, İtalyan’ı ve onların kışkırttığı Yunan’ı ülkemizi işgale kalkışarak, çizmeleriyle kutsal vatan toprağımızı kirletmeye yeltendiler.

Ne oldu sonunda?

Mazlum Milletlere örnek olacak destansı kurtuluş savaşıyla kovduk hepsini topraklarımızdan.

Kıbrıs’ta soydaşlarımız zulme uğrarken, ABD Başkanı Jhonson ‘’Müdahale etmeyin’’ diye mektup gönderdi.

Kıbrıs’taki olaylar bir süreliğine durulsa da, Yunanistan’ın cuntacı albayları, Sampson’la darbe yaparak Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını planlamışlardı.

Yunanistan Kıbrıs’ın, Yunanistan’a bağlanmasını Megola İdea (Büyük Fikir) olarak görüyor.

Yunanistan, Kıbrıs idealinden asla vazgeçmedi.

Geçmeyecek de.

Kıbrıs yavru vatanımız.

Bu nedenle bizde Kıbrıs’tan vazgeçmeyeceğiz.

1974 ‘de vazgeçmediğimizi gösterdik nitekim.

Başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin tamamı ülkemize karşı ambargo uyguladı.

Amerika ‘’Haşhaş ekemezsiniz’’ dedi bir ara.

Zamanın Başbakanı Bülent Ecevit ‘’Topraklarımızda ne ekip, ne biçeceğimize siz karışamazsınız’’ diye cevap verdi.

Ektik.

Ambargoyu yapıştırdı Coni.

Vazgeçtik mi?

Hayır.

Sonra Kıbrıs karıştı.

Müdahale edeceğimizi bütün dünyaya ilan ettik.

‘’Edemezsiniz, Ambargo uygularız’’ dediler.

Ettik.

Anında ambargo kararı geldi.

Kıbrıs üzerinde söz sahibi olduğumuzu biliyoruz.

Bu nedenle ada açıklarında petrol ve doğal gaz arıyoruz.

‘’Yapmayın ambargo uygularız’’ diye tehdit ediyorlar hala.

Korktuk mu?

Hayır.